Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çatalca mitinginin ardından vatandaşların yoğun ilgisi altında Silivri'ye doğru yola çıktı.

İlgi, yol boyu sürdü ve İmamoğlu'nun içinde bulunduğu seçim otobüsünün yolu, Ortaköy ve Kavaklı'da çok sayıda vatandaş tarafından kesildi.

İmamoğlu, kısa konuşmalar yaparak, vatandaşlarla selamlaştı ve fotoğraf çektirdi. İmamoğluü Silivri Atatürk Meydanı'nda da binlerce coşkulu vatandaş tarafından karşılandı. Alana sığmayan bazı vatandaşlar, mitingi, evlerin balkonlarından izledi.

''TATİLDE OLANALRI ARAYIN''

İmamoğlu, konuşmasına, ''Her yerde söylüyorum: Sevgi kazanacak, sevgi. Çocuklar, gençler ve kadınlar için çalışacağız. Bu şehrin insanlarına hizmet etmeye geliyoruz. Hazır mısınız 23'üne.

Esas anket, Pazar günü, sandıkta. Rehavet yok. Çalışacağız, herkes sandığa gelecek, sandıkta görev alacağız, herkes oy kullanacak. Tatilde olanları arayın, gelsinler. Özledim onları'' sözleriyle başladı. ''Silivri'yi de Şile ve Çatalca gibi İstanbul'un göz bebeği yapacağız'' diyen İmamoğlu, ''Tarımı, turizmi destekleyeceğiz. Her yerde olduğu gibi çocukları, gençleri, kadınları destekleyeceğiz.

Bu şehri adaletle yöneteceğiz. Bir avuç insana değil, 16 milyon insana hizmet edeceğiz. Silivri'nin belediye başkanıyla da dört dörtlük çalışacağız. Biz, bu şehre ve insanlarına hizmete geliyoruz'' şeklinde konuştu.

''BIRAKIN BU İŞLERİ''

''31 Mart'ta kazandığımız seçimi, hukuksuzca elimizden aldılar, milletin iradesini gasp ettiler'' saptamasında bulunan İmamoğlu, şunları sözyledi: ''Hatırlayın, 31 Mart seçiminin öncesinde de belediye başkan adaylarımıza iftiralar attılar.

Zannettiler ki iftiralarla seçimi kazanırız. Ankara'ya yaptıklarını hatırlayın. Aynı şeyi, o zaman da yapmışlardı, daha yoğun biçimde bizim için yapıyorlar. 'Pontus', 'Yunan', 'terörist' dediler, olmadı.

En son, 'Sisi' diyorlar. O da olmadı. Birincisi, herkesin etnik kökeni kendi şerefi, namusu. İkincisi, benim kim olduğumu herkes biliyor. Benim bu kente ve ülkeye en iyi hizmeti yapacağımı da herkes biliyor. Ya bırakın bu işleri. Bu işlerin size faydası yok.''

''MİLLET KONUŞACAK, BEN YAPACAĞIM''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Daha ötesini söyleyeyim. Hadi diğerleri söylüyordu. Rakibimiz söylüyordu. Hadi, Ekrem'den sorumlu devlet bakanları söylüyordu… Gülelim bunlara. Gerçekten çok komikler. Bir de mızıkçılık yapıyorlar. 'Gelin, milletin huzurunda konuşalım' dedik. Geldiler. 'Vız gelir, tırıs gider, kim çıkarsa çıksın' dediler.

Her koşulu kendi belirledi. Talimat verir gibi, 'O olsun, şu olsun…' dedi. Ben hiç konuşmadım. İ'ş oldu, bitti, 'Yok efendim otelde gizli görüşme yapmışım Taksim'in göbeğinde'. Allah bunlara akıl versin. Ortak yayında dedim ki, 'Tüm özgün ve özgür irademle size teşekkür ediyorum' dedim.

Birkaç dakika düşündü sonra teşekkür etti. Teşekkür etmek için bile izin almak zorunda, İstanbul'u nasıl yöneteceksin? Telefonun ucunda illa bir kişi konuşacak, onlar yapacak. Ben de diyorum ki, 'Millet konuşacak, ben yapacağım'. Bu kadar basit. Ben, her şeye rağmen centilmenlik yapıyorum.

Gelin ailece fotoğraf çektirelim dedim. Güzel de olmadı mı? Oldu. Hala çay davetini bekliyorum. Kaldı şurada 3 gün. Seçim günü bile çağırabilir. Biz, millete huzur vermeye geldik. Etmez, edemeyecek, ama ben onu 23 Haziran'dan sonra Saraçhane'ye çay içmeye davet edeceğim.''

''BEN DE KARIŞTIRYORUM KİMİNLE YARIŞTIĞIMI!''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son günlerdeki çıkışlarını da gündemine alan İmamoğlu, şu yorumlarda bulundu: Efendim mahkeme olacakmış, İmamoğlu görevi alamayacakmış. Valiye yaptığı hakaretten dolayı bu görevi yapamazmış vs. vs. Önemsiz bunlar. Bunlar ne? Tehdit. Ne zaman yapıyorlar? Seçime 2 gün kala. Daha önce yaptılar mı? Evet, yaptılar. Ne oldu seçimden sonra? 'Kızgın demiri soğutalım' dediler. Seçime kadar bunu yapacaklar.

Bakanlar yaptı, yetmedi. Rakibimiz yaptı, o da yetmedi. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı da buna eklendi. Ben de karıştırıyorum, kiminle yarışıyorum diye. Neticede bir İstanbul seçimi.

İsterim ki, Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız olsun. Kendisi tercih etmedi. Yapacak bir şey yok. Cumhuriyet kurulurken, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir emanet bıraktı. O, hakimiyeti milliye dediğimiz duygu, asla yıkılmaz.

Her yerde söyleyeceğim. Milletin iradesine karşı duracak kişi, henüz anasının karnından doğmadı, doğmayacak. Hiç kimse bizi tehdit etmeye kalkmasın. Gerek de yok. Millet de yutmuyor onu zaten.

Millet, hizmet edene bakıyor. Bu şehrin ve bu ülkenin nimetlerini, bir avuç insana yollayanların yarattığı israf dünyasını yıkacağız. Tasarruf dünyası yaratacağız. Ve biz, paylaşacağız. Eşitlik, özgürlük getireceğiz ve bu şehre hak, hukuk, adalet getireceğiz.''