Abartılı yeme alışkanlığından kurtulmanın ilk yolu

Diyetisyen İdil İmamoğlu ara öğünlerde lifli yiyecekler tüketilmesi gerektiğini belirtti.

Abartılı yeme alışkanlığından kurtulmanın ilk yolu

UZMAN Diyetisyen İdil İmamoğlu, ara öğünlerde anlık mutluluk veren hazır paketli gıdaların yerine tok tutan lifli yiyeceklerin tercih edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Böylece iştahınızı da kontrol edebilirsiniz ve dolayısıyla da aslında abartılı yeme anlayışından da korunmuş olursunuz'' dedi.

Diyetistiyen İdil İmamoğlu, aslında öğün tüketiminin tamamen kişinin kendi yaşam tarzına göre olması gerektiğinin altını çizdi. İmamoğlu, ''Burada tek bir kalıp belirlemek çok doğru değil. '3 öğün olmalı' ya da '6 öğün olmalı' gibi bir kalıp koymamak gerekiyor. Kişinin gününü nasıl yaşadığı ne kadar uzun süre uyanık kaldığı bu noktada daha önemli. Çünkü çok erken güne başlayıp çok geç yatan bir kişinin sadece günde 3 öğün yemesi çok doğru olmayacağı gibi diğerine oranla çok daha kısa gün yaşayıp fazla yemek yemek de doğru olmayacaktır" dedi.

'KİLİT NOKTA PAKETLİ GIDALARA YÖNELMEMEK'

'Ara öğün' denilen şeyin 2 öğünün arasında iştahımızı kontrol etmemizi sağlayacak, iştahımızı baskılamamızı sağlayacak bir besin kaynağı olduğunu ifade eden İmamoğlu, ''Bu besin kaynağının tabi bu anlamda basit şeker içerikli rafine gıdalar olmaması tam tersine daha tok tutan yiyecekler olması daha önemli. Eğer bu nitelikteki gıdaları tüketebiliyorsak ve bu noktada 'ara öğün yapıyorum' maksadıyla aslında çok kısa aralıklarla beslenmiyorsak, belli zamanları takip ederek besleniyorsak o zaman ara öğünlerle ilgili sıkıntı yaşamayız. Bazen sürekli yanımızda yiyecek taşımak pratikte çok mümkün olmayabiliyor. Ancak yanımızda meyve taşıyamıyorsak kuru meyve, tam tahıllı ürünleri tercih etmek çok daha faydalı olacak. Paketli gıdalara çok yönelmemek aslında en önemli kilit nokta diyebiliriz'' diye konuştu.

'BİR ANLIK MUTLULUK SAĞLIYOR'

İnsanların ara öğünlerde hazır paketli gıdalara yönelip ayaküstü bir şeyler yiyince o an kendilerini mutlu ettiklerini vurgulayan İdil İmamoğlu şöyle dedi:

"Çünkü bu tür ürünlerde basit şeker var aslında. Yani glisemik endeksi yüksek olan besin bunlar ve dolayısıyla bir an kan şekerini yükseltip kendimizi kısa bir süre için mutlu etmemizi sağlıyorlar. Ama bireyler bunu koruyamıyorlar. Oysaki ara öğünle bu aldığınız enerjiyi bir sonraki yemek saatine kadar koruyabilmeniz lazım. Koruyabildiğiniz taktirde sonraki ana öğündeki porsiyonlarınızı çok daha iyi bir şekilde kontrol edebilirsiniz. İştahınızı da kontrol edebilirsiniz ve dolayısıyla da aslında abartılı yeme anlayışından da korunmuş olursunuz.''

'3 ANA ÖĞÜN TÜKETMEYENLERDE ŞEKER RİSKİ'

3 ana öğünü mutlaka önerdiklerini ifade eden İmamoğlu şunları söyledi:

"Ana öğünü atlamamak aslında çok çok önemli. Günde 1 ya da 2 ana öğün tüketen insanların 3 ana öğün tüketenlere oranla şeker hastalığı riskinin daha yüksek olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ana öğün mutlaka olmalı. Bu ana öğünlerin arasına kaç tane ara öğün serpiştireceğimiz kişinin kendi yaşam tarzına göre değişmekte. Burada da temel beklentimiz 3 saatlik öğünler arasında eğer bir boşluk varsa bir ara öğün eklenebilir. Ancak kişi diyelim ki 09.00'da kahvaltı yapıyor ve öğlen 12.00'de de öğle yemeği yiyecekse o zaman o arada bir ara öğüne ihtiyaç yoktur.

AKŞAM YEMEĞİ EN SON KAÇTA YENİLMELİ?

Akşama doğru metabolizma hızımız yavaşlıyor ve onun için geç saatlerde özellikle akşam saat 21.30'dan sonra enerjisi yüksek besin tüketmemeye çalışmak çok önemli. Bir de diğer bir önemli konu ise mide sağlığı açısından yatmadan 2 saat öncesinde herhangi bir besinin tüketimine son vermiş olmak gerekiyor. Dolayısıyla gece 23.00 gibi yatıyorsa bir kişi son tüketim saati 21.00 gibi olmalıdır."

Etiketler
Diyetisyen