CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Ordu İl Sağlık Müdürlüğünün bölge hastanelerine gönderdiği yazıda "kalp kapak ameliyatı yapmamaları ve kalp pili takmamalarını" istediğini belirterek, "(Her şeyin başı sağlık) deriz millet olarak. Sağlığımız elimizden alınıyor." dedi.

Arık, Mecliste düzenlediği basın toplantısına, Ankara Gar katliamının yıl dönümünde, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı dileklerini ileterek başladı.

Türkiye'deki ekonomik kriz ve kur artışı nedeniyle hastanelerin yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arık, seçilmeleri halinde her şeyin iyi olacağını vadeden iktidarın, gelinen noktada bu vaadini yerine getiremediğini ve her şeyin kötü gittiğini iddia etti.

"Her şeyin başının sağlık" olduğuna inanan Türk milletinin, sağlığını kaybetmek üzere olduğunu savunan Arık, elindeki belgeyi basın mensuplarına göstererek, Ordu İl Sağlık Müdürlüğünün bölgedeki hastanelere, kalp kapağı değiştirilmesi ve kalp pili takılmasına yönelik ameliyatların yapılmaması yönünde yazı gönderdiğini söyledi. Arık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer hastanın kalp kapağının değişmesi, kalbine pil takılması gerekiyorsa bu hasta acildir. Bu ameliyatın yapılması gerekir. Ama ne diyor genelgede, 'acil değilse ameliyat yapmayın.' diyor. Burada şunu söylüyorum: Bir kalp kapak ameliyatını bugün olmayabilir ama üç gün, beş gün sonra, bilemediniz bir yıl sonra bir pıhtı atacak, komada acil servise gelecek bu hasta. 'Bu hastaya dokunmayın, paramız yok.' diyor. Ben de bir cerrahım. Biz hastaları elektif şartta ameliyat yaparız ki bize acil şartlarda gelmesin. Çünkü acil şartlarda yapılan her ameliyat daha ölümcüldür, ölmese dahi sakat kalabilir. Ama bugün gelinen noktada 'Bu ameliyatları yapmayın, bu hastaya dokunmayın, bırakın sürünsün bu hastalar.' diyor. Öte taraftan bakıyorsunuz, şehir hastanelerini yapan firmalara, müteahhitlere, yandaşlara, bir tane bile hasta gitse yüzde 80 doluluk oranında parası ödeniyor. Ey milletim bu zalim iktidarın peşinden daha ne kadar koşacaksınız, ne kadar gideceksiniz?"

- "Bu şatafata daha ne kadar seyirci kalacaksınız?"

Arık, başka bir belgeyi gösterirken, Karadeniz Teknik Üniversitesinin bölge illerdeki hastanelere, bazı hastalarda hayat kurtarıcı olarak kullanılan "terapötik aferez seti" alınamadığı için hasta sevk edilmemesi yönünde yazı gönderdiğini söyledi.

Bölge illerde bu tedaviye ihtiyaç duyan hastaların ölüm riskiyle karşı karşıya bırakıldığını savunan Çetin Arık, "Bu hastalar ne yapacak? Karadeniz Teknik Üniversitesine gidemeyen, Giresun'daki, Trabzon'daki, Rize'deki plazmaferez tedavisi görmesi gereken hastalar nereye gidecekler, kime dua edecekler? Herhalde saraya edecekler. Öbür taraftan bakıyorsunuz kışlık saray yetmiyor, yazlık saray, uçak saray inşa ediliyor. Sayın Bahçeli'nin de isteğiyle 'Ahlat bölgesinde de bir saray yapalım.' diyor, devletin yetkilileri, Van Gölü manzaralı bilmem kaç rakımlı saray yapmak için yer arayışındalar. Bunu görmüyor musunuz ey milletim? Bu şatafata, bu gösteriye daha ne kadar seyirci kalacaksınız?" ifadelerini kullandı.

Arık, Gazi Üniversitesi Hastanesinin genel cerrahlara gönderdiğini belirttiği belgeyi göstererek, söz konusu hastane yönetiminin acil durumlar dışında ameliyat yapılmamasını istediğini anlattı. Söz konusu kararın, "denetim yapılması halinde devleti zarara uğratmakla suçlanmamak" şeklinde gerekçelendirildiğini aktaran Arık, "İşimizden aşımızdan oluyoruz, o da yetmiyor sağlığımızdan oluyoruz. Artık bu millet, bu damada güvenmiyor. Bu ekonomik krizden çıkışın yolu damadın bir an önce istifa etmesi ve gerçekten ülkeye tam demokrasinin getirilmesi. Yoksa sürüneceğiz." diye konuştu.