Hangi belirti hangi hastalığın habercisi olabilir?

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Güntürk, bazı belirtilerin olası nedenlerini ve ne zaman doktora başvurulması gerektiğini açıkladı.

Hangi belirti hangi hastalığın habercisi olabilir?

Vücudumuz bazen ciddi hastalıklarla ilgili erken uyarı işareti de verebiliyor. Kendinizde fark ettiğiniz ve çoğu zaman size basit görünen bazı sorunların erken teşhis için önemli olduğunu vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Güntürk, Sözcü'den Nazan Doğaner Halıcı'ya yaptığı açıklamada dikkate alınması gereken vücut sinyallerini şöyle sıraladı…

GÖĞÜS AĞRISI

Yaşanan her göğüs ağrısı kalple ilgili olmayabilir. Mide ve yemek borusu rahatsızlıkları ile akciğer enfeksiyonları da göğüs ağrısına yol açabilmektedir. Ancak istirahat ya da normal tempoda yürüyüş sırasında yaşanan göğüs ağrısı ciddi kalp hastalıklarının işareti olabilir.  Ağrıya eşlik eden göğüste baskı hissi, ağrının sırta boyuna ya da kola yayılıyor olması kalp rahatsızlığı ihtimalini artırır.

ANİ KİLO KAYBI

1 ay içerisinde oluşan en az 10 kg tartı kaybı diyabet, kanser, tiroit hastalıkları açısından araştırılmalıdır. Tartı kaybının süresi, iştah durumu, verilen miktar mutlaka sorgulanmalıdır. Hızlı ve istemsiz bir tartı kaybı yine alarm belirtilerdendir.

UZUN SÜREN ÖKSÜRÜK

Uzamış öksürük yine akciğerin kötü huylu hastalıkları ve enfeksiyonlarının belirtisi olabilir. Sürekli, uzamış bir öksürük, reflü ve alerji olasılıklarını akla getirir. Ülkemizde hala görülen tüberküloz da keza akılda tutulmalıdır. Bir an önce tetkik edilip değerlendirilmesi gereken konulardan biridir.

GÖZ ALTINDA YAĞ BEZELERİ

Kan yağı yüksekliğinin belirtisi olabilir. Bu durum damar tıkayıcı olması nedeniyle kişilerde hayati sonuçlara sebep olabilen bir durumdur. Kalp krizi, inme veya başka organların kan sızıntısıyla dolması kolesterol yüksekliği nedeniyle oluşabilir.

GÖZ AKLARINDA SARILIK

Bu durum sarılık adı verilen karaciğer, safra kesesi, safra yollarının iyi veya kötü huylu hastalıkları ve kansızlığı düşündürebilir. En kısa zamanda hekime başvurulmalıdır.

DÜŞMEYEN ATEŞ

Koltuk altından ölçülen ateşin 37,3 derecenin, kulaktan ölçülen ateşin 37,8 derecenin üstü ateş olarak değerlendirilir. 1 haftayı geçen ateş, mutlaka araştırılmalıdır. Bu tip bir ateşin altında kötü huylu hastalıklar, kronik enfeksiyonlar, romatolojik hastalıklar yatabilir. Hızlı tetkik ve tedavi hayat kurtarıcıdır.

BAŞ DÖNMESİ

Tansiyonda düşme veya yükselme, şeker düşüklüğü, enfeksiyon hastalıkları, nörolojik durumlar, vertigo ve göz hastalıkları bu duruma sebep olabilir. Özellikle sıklığı, olduğu durum göz önüne alınmalı. Eğer sık ve durup dururken oluyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır.

BACAKLARDA ÖDEM

Kalp ve böbrek yetmezliklerinde, tiroit bezinin hem az, hem de çok çalışması durumlarında bacaklarda ödem görülebilir. Bacak şişliğinin sürekli olup olmadığı, sıcaklıkla ilişkisi ve şiddeti, ciddiyeti konusunda fikir verir. Damarlardaki bozukluklar nedeniyle de ödem olabilir. Hayati organların bozukluklarının erken teşhisi açısından bu organlara yönelik tetkikler yapılması uygun olur.

HALSİZLİK

Çok genel bir belirti olmakla birlikte birçok hastalıkta en sık görülen işarettir. Başlıca nedenler; çeşitli enfeksiyonlar, vitamin eksiklikleri, kansızlık, kalp-böbrek-karaciğer- tiroit hastalıkları ve kanser olabilir. Halsizliğin süresi, eforla ilişkisi, psikolojik durumlarla olan bağlantısı yine belirtinin ciddiyeti konusunda fikir verebilir. Beraberinde başka belirtilerin varlığına göre ayırıcı tanıda daha belirgin bir yol izlenebilir.

KABIZLIK

Özellikle 50 yaşından sonra 1 aydır süren, yeme alışkanlıkları ve stres değişikliklerinden bağımsız bir kabızlık, mutlaka doktora gitmeyi gerektirir. Bu belirti özellikle kansızlıkla birlikteyse alarm verici belirtilerdendir. Daha genç yaşlarda hassas bağırsak sendromu, alerjik bağırsak hastalıkları gibi durumlar da akla gelir.

CİLTTE SOLUKLUK

Kansızlık belirtisi olabilir ve çeşitli tipleri bulunmaktadır. Özellikle 50 yaşın üstündeki hastalarda, kadınlarda menopozdan sonra, erkeklerde görülen kansızlık yine alarm belirtileridir. Mutlaka gizli kan kaybı araştırılmalıdır. Olası bir mide veya bağırsak tümörü erken teşhis edildiğinde hayat kurtarıcı olur.

AĞIZ KURULUĞU

Bu belirti şeker hastalığı habercisi olabilir. Bununla birlikte çok su içme, çok idrara çıkma, gece idrara çıkma belirtilerinin olup olmadığına da dikkat edilmelidir. Şeker hastalığına hızlı bir şekilde tanı konulmazsa komaya kadar giden ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle beraberinde kilo kaybı da olan kişiler, hekime başvurmalıdır.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Bu belirti en sık demir eksikliği anemisinin yaptığı bir semptomdur. Ancak çinko, B12, D vitamini, biotin gibi vitaminlerin eksikliği de araştırılmalıdır. Mevsim geçişleri, hormonal durumlar, örneğin tiroit hormonu bozuklukları, kadınlarda erkek cinsiyet hormonu fazlalığı da akla getirilmelidir.