Hem uzun hem de sağlıklı yaşamayı kim istemez? Üstelik başkalarının bakımına muhtaç, çocuklarına bağımlı olmadan... Hele bir de sosyalleşebileceğin, kendi akranlarınla hoş vakit geçirebileceğin, sevdiğin bir uğraş ile ilgilenebileceğin bir ortam varsa... Bunu başaran toplumlar var. Örneğin Japonlar. Her 1450 Japondan biri 100 yaşın üzerinde. Bunların yüzde 88.4’ü de kadın. Asırlık insanların en yoğun yaşadığı yer ise Japonya’nın Okinawa adaları. 

Japonya’nın asırlık nüfusu, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 86 bin 510 kişi. Son bir yıl içinde 6 bin kişi artmış. Kayıtların ilk tutulduğu 1963 yılında ise sadece 153 kişi 100 yaşın üzerindeymiş. 

İŞİN SIRRI NE?

Cumhuriyet'ten Özlem Yüzak'ın aktardığına göre Okinawa’nın asırlık insanlarının sırrı üzerine çalışmalar ve araştırmalar uzun yıllardır sürüyor. Dr. Makoto Suzuki ve ekibinin 1975 yılında başlattığı araştırma kapsamında bugüne kadar 100 yaşını aşmış 1000’i aşkın insan incelendi. Bilim insanları, sağlıklı yaşlanmayı sağlayan genetik ve çevresel faktörleri inceledi.

Sonuç: Temiz arterler ve düşük kolesterol, Kuzey Amerikalılara göre yüzde 80 daha az meme ve prostat kanseri, hormona bağlı kanser riskinin düşük olması, kalça kırığı riskini azaltan güçlü kemikler, yalın ve fit vücutlar, olağanüstü zihinsel netlik.

Tüm bunlar, yaşlı nüfusun Okinawa sağlık sistemi üzerindeki yükünün de çok daha düşük olduğunu gösteriyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Sağlıklı Yaşlanma ve Uzun Ömürlü Küresel Gelecek Konseyi’ne göre, daha sağlıklı yaşlanma ekonomik faydalar da sağlayabiliyor. Gelelim asırlık Japonların beş sırrına...

1- ‘HARA HACHİ BU’: SAĞLIK İÇİN YE VE BOL EGZERSİZ YAP 

Bu eski bir Konfüçyüs mantrası. Yüzde 80 doyana kadar ye. Japonlara göre bedenimiz bir tapınak ve onu kirletmememiz gerekiyor. Ölçülü alkol tüketir, sigaraya mesafeli dururlar. Aktif bir yaşam sürerler. Başta soya fasulyesi olmak üzere bitki temelli bir beslenme yürütürler. Ekmek yerine tükettikleri başlıca karbonhidrat, düşük glisemik yüke sahip olan tatlı patates. 

2- POZİTİF OLAN VE ‘İKİGAİ’NİZİ YANİ VARLIK  NEDENİNİZİ BULUN 

Asırlıklar genelde yaşama pozitif bakan insanlar. “İkigai”lerini yani yaşamlarının amacını bulmuşlar. İkigai, her sabah sizi uyandıran ve devam etmenizi sağlayan bir yaşam yöntemi. Bilim insanlarına göre bu insanların bir steroid hormonu olarak bilinen DHEA hormonları hayli yüksek. 

3- ZİHİNSEL OLARAK KENDİNİZİ MEŞGUL EDİN 

Okinawalıların dilinde emeklilik diye bir kelime yok. Her zaman yaptığınız şeyi yapın. Yaptığınız ve yapmaktan keyif aldığınız, size “amaç” duygusu veren bir şeyi bıraktığınızda hızla yokuş aşağı gidersiniz. 

4- BİR ‘MOAİ’YE KATILIN. YANİ SOSYAL BİR GRUBUNUZ OLSUN

Moai yani güvenli sosyal ağlar oluşturma geleneği Okinawa’da çok güçlü. Bu sosyal ağlar üyelerine, ihtiyaç duyduklarında finansal ve duygusal destek sağlar ve her zaman yanlarında birilerinin olduğunu bilmenin güvenini verir. Okinawa’da çocuklar, 5 yaşından itibaren bu sosyal ağlara dahil ediliyor ve bu kültür ile yetişiyor. İnsanlar bir araya geliyor, sohbet ediyor, bir şeyler yiyip içiyor. Sosyalleşme, sağlıklı yaşlılık için en yaşamsal öğelerden biri. Okinawa, bu yüzden Japonya genelinde de en düşük sağlık harcamasına sahip bölge. 

5- STRES SEVİYENİZİ DÜŞÜRÜN VE ZAMANLA OLAN İLİŞKİNİZİ YENİDEN DÜŞÜNÜN

Asırlıklar ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda FOXO3A adı verilen ve insan ömrünün uzun olması ile ilişkili stres direnci geninin Okinawalılarda daha yüksek olduğu bulundu. İnsanlarda olağandışı derecede uzun yaşam miktarlarıyla ilişkilendirilen bir gen, yapılan yeni bir çalışmaya göre beyindeki kök hücreleri stresin zararlı etkilerine karşı koruyor. Bu keşif, Weill Cornell Tıp Bilimleri Enstitüsü’nden Dr. Jihye Paik ve ekibi tarafından yapıldı.