Anatominin öğrenilmesinde yeri henüz doldurulamayan en önemli eğitim materyali olan kadavra, temini konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle yurt dışından fiyatı 14 bin 500-16 bin dolar arasında değişen fiyatlarla ithal ediliyor.

Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinde 100'ün üzerinde tıp fakültesi bulunuyor ve buralarda on binlerce doktor adayı eğitim görüyor. Tıp eğitiminin en önemli ayaklarından biri olan anatomi ise yaşanan kadavra sorunu nedeniyle sekteye uğruyor.

Fakültelerin kadavra ihtiyacı üç şekilde karşılanıyor: Hastanelerde ölen kimsesizler, gönüllü bağışçılar ve ithal etme. Vücudun kadavra olarak bağışlanması konusunda dinen bir sakınca olmamasına rağmen bu konudaki ön yargı ve bilgisizlik nedeniyle tıp eğitimi için yeterli düzeyde kadavra bulunamıyor.

Türkiye'deki hekim adaylarının Avrupa'dakiler kadar şanslı olmadığını rakamlar da ortaya koyuyor. Kadavra-öğrenci oranı Avrupa'da bire on iken, Türkiye'de bir kadavra başına 30-40 öğrenci düşüyor.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Anatomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. İlke Ali Gürses ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Anatomi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Üzel, 24-31 Ekim tarihleri arasında kutlanan "Ulusal Anatomi Haftası" dolayısıyla tıp eğitiminde kadavranın önemi ve yaşanan kadavra sorununu AA'ya değerlendirdi.

''HALA CİDDİ BİR SORUN''

Doç. Dr. İlke Ali Gürses, anatominin öğrenilmesinde en avantajlı eğitim materyalinin insan vücudu olduğunu, bu yüzden eğitimde kadavraların aktif şekilde kullanıldığını söyledi.

Anatomiyi gösteren birçok farklı eğitim malzemesinin bulunduğunu dile getiren Gürses, "Örneğin maketler ya da üç boyutlu yazılımlar var. Her ne kadar bu yazılımlar ve teknoloji belli bir düzeye ulaşmış olsa da maalesef kadavra kadar detaylı ve ayrıntılı, insan vücudunun birebir örneği hala tam olarak sağlanamıyor. Eksiklikleri var hem teknolojik ürünlerin hem de maketlerin." dedi.

Kadavranın en önemli eğitim kaynağı olduğunu vurgulayan Gürses, sözlerine şöyle devam etti:

"Kadavra temin etmek ülkemizde hala ciddi bir sorun. 2012 yılından önce kadavra olarak sadece devlet hastanelerinde ya da çeşitli sağlık kuruluşlarında vefat eden kişilerin, aileleri sahip çıkmadıysa, bedenleri kullanılıyordu. Daha sonraki yıllarda bu temin yolu çok azaldı. Özellikle büyükşehirlerde çok ciddi kadavra temin sıkıntısı yaşamaya başladı fakülteler. 2009 yılından sonra İstanbul'da büyük fakülteler hiç kadavra alamamaya başladılar. Bunun öncesinde senede 10-15 civarında alabiliyorlardı. Türkiye'de sadece birkaç fakülte bu yolla hala temin yapabiliyor yani kimsesiz kadavra kullanılabiliyor.

Bu sıkıntı sürünce Türk Anatomi ve Klinik Anatomi Derneği, 2012 yılında kişilerin hayattayken kendi bedenlerini tıp eğitimine bağışlamalarıyla ilgili bir kampanya başlattı. Kampanya çeşitli faaliyetlerle tanıtılmaya çalışıldı ve ilginç bir şekilde yine büyük illerde başlamak kaydıyla yıllık başvurular önce 10-15'lere, sonra 20-30'lara, en son 2019 yılının sonunda İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin'de 50 başvuruya kadar yaklaştı. Kadavra temini de bunu 2-3 sene geriden takip etti. 2014-2015 yılından sonra bu köklü fakülteler senede 2-3 bağış kadavra temin etmeye başladı. En son 2019 yılının sonunda senede 5 kadavra temin etmeye başladılar. Bu daha önce olmayan bir yol için bir ilerleme oldu. Senede 5 kadavra, 300-350 öğrencisi olan bir fakülte için yeterli mi? Çok düşük bir rakam aslında. Yurt dışında öğrenci-kadavra oranları, 8-10 öğrenciye bir kadavra düşecek şekilde. Türkiye'de yavaş yavaş bu konuda bilinç artmaya başladı ama hala istenilen düzeyde değil."

''YENİ KURULAN FAKÜLTELER, İTHAL KADAVA İLE EĞİTİMLERİNİ YÜRÜTÜYOR''

Tıp fakültelerinin kadavra yetersizliği durumunda başvurdukları bir başka yöntem olan ithal kadavraya ilişkin de bilgi veren Doç. Dr. Gürses, 2014 yılında kadavra bağışıyla ilgili 2238 sayılı kanunda yapılan düzenlemeyle, ulusal kaynaklar yetersizse, yurt dışından kadavra temin edilebileceğine dair iznin çıktığını, bu süreçten sonra birçok vakıf ve devlet üniversitesinin bu yolla kadavra temin ettiğini söyledi.

Gürses, özellikle küçük şehirlerde yeni kurulan fakültelerde kimsesiz cenaze ya da bağış kadavra temininin hala mümkün olmadığını, o yüzden de buraların ithal kadavralarla eğitimini yürüttüğünü belirtti.

2016 yılında yaptıkları çalışmaya göre, 27 fakültenin yurt dışından kadavra temin ettiğini belirten Gürses, şunları anlattı:

"Bu rakam çok daha arttı çünkü 2016'dan sonra 30'un üzerinde yeni fakülte açıldı ve bu fakültelerin hepsi yurt dışından temin etti. Bazı devlet ve vakıf üniversiteleri, ithal kadavrayı 2 senede bir tekrar alıyor. Büyük üniversitelerde ve bazı vakıf üniversitelerinde uzmanlık sonrası eğitim için çeşitli kurslar yapılıyor. Bu kurslar için de Türkiye'den temin edilen kadavra sayısı yetersiz olduğu için yurt dışından temin yapılıyor. Bu işlemleri yapan firmalar var bakanlığın onay verdiği. Herhangi bir fakülte bu firmalar ile görüşse, 14 bin 500-16 bin dolar civarı fiyata bir kadavrayı yurt dışından temin etme şansları var."

(AA)