Ankara’da filyasyon ekiplerine kamuda çalışan teknik ve idari personeller de eklendi.

Ankara’da günlük vaka sayısının 2 bin ile 2 bin 500 arasında olduğunu, filyasyon kapsamında ise günlük 7 bin 500 ile 10 bin arasında kişiyle ilgilenildiğini söyleyen SES Ankara Şube Başkanı Kubilay Yalçınkaya, “Bugün filyasyonda kaportacıyı çalıştırıyor olabilirsiniz ama yarın yoğun bakımlarda kaportacıyı çalıştıramazsınız. Entübeyi kaportacı yapamaz. Kaportacıyı filyasyona göndererek bir şeyleri kurtarıyor görünebilirsiniz ama gelecekte bunu kurtaramazsınız” dedi.

Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre; Türkiye’de Covid-19 vakasının en çok artış gösterdiği illerin başında gelen Ankara’da, karantina altındakilerle ilgilenen ve temaslı takibi yapan filyasyon ekiplerinde işçi, kaportacı ve hizmetli gibi teknik alanlarda çalışan kişiler görevlendirildi.

Ankara’da günlük pozitif vaka sayısının Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı sayılardan fazla olduğunu, filyasyon ekiplerinin günlük 2 bin 500 civarındaki pozitif vakaların temasta bulunduğu 7 bin 500- 10 bin arasında kişiye hizmet verdiğini belirten Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya’ya göre filyasyon süreci de işlemez hale geldi.

‘SON İKİ GÜNDÜR İŞ ÇIĞIRINDAN ÇIKTI’

Ankara’da artan pozitif vaka sayılarının ardından kamu hastanelerinde yatak sorunu yaşanması nedeniyle birçok kişi evlerinde virüsle mücadele ediyor. Ankara’da vaka sayısının artmasının ardından filyasyon ekiplerinin iş yükünün de arttığını belirten SES Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, “15 gün önce Ankara’da hastanelerde vaka sayıları patlamıştı. Şimdi filyasyon süreci kapsamında evde tedavi patlamış durumda” dedi.

Ankara genelinde her gün için 2 bin ile 2 bin 500 aralığında pozitif vaka sayısı olduğunu, her pozitif kişinin 3-4 kişiyle temaslı olduğu düşünüldüğünde 7 bin 500 ile 10 bin arasında kişinin filyasyon kapsamına girdiğini belirten Yalçınkaya, “Ankara’da idari birimler yürüttükleri sağlık hizmetlerini bırakarak filyasyonda görevlendiriliyor. Öyle ki 60 yaşın üzerindeki sağlık personeli bile var görevliler arasında. Son iki gündür iş iyice çığırından çıktı. Sağlık Bakanlığı merkez binadan bin 400’e yakın personeli görevlendirdi. Yine Ankara Sağlık Müdürlüğü’nün idari birimlerinden yüzlerce arkadaş filyasyon kapsamında görevlendirildi. Son iki günde araç sıkıntısı da baş göstermeye başladı” diye konuştu.

‘SAĞLIK BAKANLIĞI 16 SAAT ÇALIŞTIRDIĞI İNSANLARA YEMEK VEREMEYECEK DURUMDA’

Vaka sayılarındaki artışın önüne geçilemediği süreçte filyasyonda çalışan kişilerin 16 ile 18 saat arasında çalıştıklarını söyleyen Yalçınkaya, “Çalışanlar artık o kadar yoruldu ki itirazlar yükselince iki vardiyaya çevirmek zorunda kaldılar. Şu an 08.00- 15.00 ile 15.00-23.00 arasında iki vardiya şeklinde çalışılıyor. Vardiya sonrası da arkadaşlarımızın çalışmaları talep ediliyor” dedi.

Filyasyon ekiplerinde görevlendirmenin bir standardının olmadığını, bir ay ile dört ay sürelerde değişen görevlendirmelerin yapılabildiğini belirten Yalçınkaya, filyasyonda görevli kişilerin çalışma şartlarına dair şunları kaydetti:

“Servis, yemek ücretlerinin ve servis haklarının gasp edildiği bir dönemde bunlara yönelik bir talep dile getirildiğinde, ‘Pandemi acil durum’ vurgusuyla bu talepler de geri çevriliyor. Bu filyasyon ekipleri toplum sağlığı açısından bulaş odağı durumunda. Öyle ki bu arkadaşların servisleri yok ve normal toplu taşıma araçlarıyla belediyenin sağladığı taziye çadırının altında görevlerini bekliyorlar. Önlüklerini değiştirecek ortam olmadığı için önlükleriyle işe gidip geliyorlar. Yemek yeme imkanları olmuyor çünkü o önlüklerle lokantalara gidemiyorlar. Bazı lokal ilçelerde belediyelerin sunduğu kumanyalar var. Ekmek arası kaşar ve salam, meyve suyu veriyorlar. Sağlık Bakanlığı 16 saat çalıştırdığı insanlara yemek veremeyecek durumda. Filyasyon ekiplerinde N95 maske sıkıntısı var. Bu maske verilmiyor. Son dönemde sahaya çıkan teknik personel ve idari personel arkadaşların bu işlemlerle ilgisi yok. Bu arkadaşlar sağlıkçı olmadıkları için sürece de hakim değiller. Maske takmayı, sürüntü nasıl alınırı bilmezler. Bunun eğitimi de verilmedi bu insanlara. Bu arkadaşları buralara görevlendirmek hangi koruyucu ekipmanı verirseniz verin onları riske atmaktır.”

‘ATÖLYECİ, KAPORTACI İNSANLAR RİSKE ATILIYOR’

Hastanede Covid-19 pozitif olduğunu öğrenen hastaların toplu taşıma araçlarıyla evlerine gidip geldiğini bunu engellemek adına adım atılmadığını belirten Yalçınkaya’ya göre sağlık sistemleri mevcut talebi karşıladığı oranda iyi olarak nitelenebilir. “Kaportacı dediğimiz arkadaşın filyasyona gitmesinin nedeni talebin patlaması” diyen Yalçınkaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir günde 7 bin 500 -10 bin arasında kişiye filyasyonun sürdürülebilmesi mümkün değil. Avrupa’nın pandeminin ilk döneminde yaşadığı kaos da bu yüzdendi. Avrupa’daki sağlık hizmetleri, kişi başına düşen yatak kapasitesi bizden çok çok daha iyi. Ama onların talep arz dengesi şaştı. Biz onların pandeminin ilk başında yaşadığı talep arz dengesinin şaşmasını bugün yaşıyoruz. Arkadaşlar 7 bin 500- 10 bin arası günlük takip yapıyor ertesi gün tekrardan aynı sayılarda insanlara ulaşmaya çalışıyor. Bir savaş olduğu söyleniyor ve bir cephesinde sağlık emekçisi var. Karşı taraftaki 7 bin 500 kişi her gün yenileniyor ama sağlık emekçileri yenilenmiyor, hep aynı kalıyor. Atölyeci, kaportacı insanlar riske atılıyor. Sağlık personeli sayısını arttırın neyi bekliyoruz? İdarecilerin tek kaygıları vaka ve ölümleri önlemek değil bunların sayılarını gizlemek.”

‘ENTÜBEYİ KAPORTACI YAPAMAZ’

Bir sağlık çalışanı Covid-19’a yakalandığında birlikte çalıştığı mesai arkadaşlarının filyasyon kapsamına alınmadığını belirten Yalçınkaya, “Bugün bu insan yemek yerken maskesini çıkarmıyor mu, lavobaya gitmiyor mu? Yedinci gününde işe geri çağrılan arkadaşlar var. Bu insani değil” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Whatsapp’ta her gün onlarca arkadaşımızın pozitif çıktığını öğreniyoruz. Kamu hastanelerinin çalışan sağlık personeline tanı testi yapmaktan kaçınırken ücretle tanı testi yapması bizim canımızı acıtıyor. İdareciler rüşvetle tanı testi yaptırıyor, açık beyan ifade ediyor ama sağlık emekçisinin tanı testi talebi geri çevriliyor. Uyarıyoruz kamu sağlık emekçilerine yaygın test yapın. “Bugün filyasyonda kaportacıyı çalıştırıyor olabilirsiniz ama yarın yoğun bakımlarda kaportacıyı çalıştıramazsınız. Entübeyi kaportacı yapamaz. Kaportacıyı filyasyona göndererek bir şeyleri kurtarıyor görünebilirsiniz ama gelecekte bunu kurtaramazsınız” dedi.

Şantiye, atölye, kamu kurumları gibi toplu çalışma alanlarında temaslı takibinin doğru bir şekilde yapılmadığını belirten Yalçınkaya, “Şantiyede aynı yatakhanede kalan işçi arkadaşlar pozitif olduğu için işten atılıyor. Bu arkadaşlar diğer illerden gelen arkadaşlar. Bunlar hastane koridorlarında, otogarlarda bekliyor. Yetkililer otogarlarda bekleyen insanları eleştiriyor. Peki siz bu arkadaşlarla ilgili önlem aldınız mı? Bu insanlar neden koridorlarda yatıyor? Bu arkadaşları sokağa attınız ve yapacakları tek şey memleketlerine gidebilmek” dedi.

Bazı işyerlerinin üretim kaybı olacağı düşüncesiyle temaslı takibi bildirimi yapmadığını belirten Yalçınkaya, “Örneğin bir atölyede pozitif birisi var. O arkadaş işyerindekilerle temaslı olduğunu söylemiyor. İşverenden korkuyor. Cumhurbaşkanının dönüşümlü çalışmayla ilgili genelgesi var. İlimizde olan 16 bakanlık inisiyatif kullanıp karar verip dönüşümlü çalışmaya geçmiyor. İşyerleri ciddi bulaş riski taşıyor” ifadelerini kullandı.