Koronavirüsün erkekler üzeridne daha öldürücü etki yarattığı yönünde bulgular elde edildi. Ancak salgının psikolojik yükünü kadınblar daha çok hissetti.

Hürriyet Başyazarı Prof. Dr. Osman Müftüoülu, bunun nedenlerini yazdı.

İşte Müftüoğlu'nun o yazısı:

Özellikle izolasyonun yoğun olduğu, sokağa çıkma kısıtlamalarının sık sık tekrarlandığı, endişe ve kaygıların tavan yaptığı ilk bir ayda COVID-19 salgını hepimizi çok ama çok etkiledi.

Zaten böyle olduğu için de neredeyse son 3 ayın istisnasız bir numaralı gündem maddesi oldu. Ama emin olun ki pandemi en çok da kadınlarımızı yordu. Onların ruh ve bedenlerini vurdu. Erkekler ile kadınlar arasındaki farkın birden çok nedeni var. Detaylar için buyurun...

FARK 1: KADINLAR NEDEN DAHA ÇOK YORULUYOR

EVDE kalma süreci her gün mutlaka yapılması zorunlu işler, yanında alınması gereken ek hijyen önlemleri ve artan ev işleri ile birleşti. Çocukların ve eşlerin okul ve işyeri yerine evde kalmaları onların bakım, temizlik ve beslenme süreçlerini de kadınların omuzlamaları, işyüklerini bedensel anlamda en az yüzde 20-25 arttırdı.

Ayrıca çoğu kadın salgın sürecinde hastalık bulaşma korkusu nedeniyle düzenli çalıştırdığı yardımcılarını da evine almadı, alamadı. Dolayısıyla işlerin tamamı neredeyse kadınların üzerine kaldı. Bitmedi! Birçok kadın da ek olarak işlerine gitmedi ama “evden çalışmak” zorunda kaldı. Bu da önemli bir faktör oldu.

FARK 2: RUHSAL YÜKLERİ TAVAN YAPTI

PANDEMİDE kadınların ruh ve akıl sağlıkları erkeklere oranla daha fazla zorlandı. Endişe, panik, korku, güvensizlik gibi konularda erkeklere oranla zaten daha hassas olan kadın ruhu otomatik olarak daha çok yara aldı. Depresyona giren, uyku düzeni altüst olan, fibromiyalji ağrıları sıklaşan, migren krizleri dayanılmaz hal alan, çarpıntı ve kramplardan yakınan kadınlar sayıca çoğaldı. Kısacası ruh ve akıl sağlığı yönünden de salgının esas mağdurları kadınlar oldu.