Koronavirüse karşı diyabet hastalarına 3 kritik uyarı

Ülkemizde koronavirüs pandemisinde vakaların düşüşe geçmesiyle birlikte yeni normal sürecine start verilirken uzmanlar her fırsatta “Sosyal izolasyon ve diğer korunma yöntemlerine aynı titizlikle devam edin” uyarısında bulunuyor.

Koronavirüse karşı diyabet hastalarına 3 kritik uyarı

Koronavirüse karşı Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği korunma yöntemlerini kronik hastalıkları olanların çok daha titizlikle uygulamaları gerekiyor, çünkü Covid-19 bu hastalarda daha ağır seyredebiliyor. Öyle ki koronavirüsten ölüm riski, tip 2 diyabet hastalarında 7 kat daha fazla.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik, ülkemizde her 14 kişiden birinde tip 2 diyabet hastalığının görüldüğüne dikkat çekiyor.

Diyabet hastalarında kan şekeri ne kadar iyi kontrol altında olursa, riskin de o kadar azaldığına belirten Doç. Dr. Özlem Çelik “Sağlıklı yaşam alışkanlıklarına düzenli olarak uyulduğu takdirde diyabet hastaları da Covid-19’dan genel popülasyona benzer şekilde etkilenirler. Bu hastalıkta iyi kan şekeri kontrolü ise enfeksiyon riski ve şiddetini azaltmada kilit role sahip” diyor. Kan şekerinin kontrol altına alınmasında ise bu 3 kural büyük önem taşıyor; sağlıklı beslenmek, ilaç tedavisine devam etmek ve düzenli egzersiz yapmak!

BESLENME KURALLARI: AZ KARBONHİDRAT, BOL SU

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik diyabet hastalarının pandemi döneminde sağlıklı beslenme kurallarına mutlaka uymaları gerektiğine vurgu yaparak, “Böylece kan glukoz düzeyleri, vücut kiloları, tansiyon ve kolesterol değerleri hedef değerlerde kalmaya devam edecektir” diyor.

Vücudunuza karbonhidrat yüklemeyin

Fazla karbonhidrat yükünden, örneğin tatlı ve unlu gıdalardan uzak durun. Öğünlerde karbonhidratlar olarak tam buğday, çavdar ekmeği, yulaf ve bulgur gibi tam taneli tahıllar, meyveler, sebzeler ve düşük yağlı süt gibi besinleri tercih edin.

Bu diyetlerden kaçının

Çok düşük karbonhidratlı ve ağır ketonojik diyetler vitamin, mineral, posa ve enerji kaynağı olan çok fazla sayıda besinin tüketimini sınırlandırdığı için önerilmiyor. Bu nedenle çok düşük karbonhidratlı ve ağır ketojenik diyetlerden kaçının.

Trans yağlardan uzak durun

Kötü huylu kolesterol (LDL) düzeyini artıran ve iyi huylu kolesterol (HDL) düzeyini azaltan etkisi nedeniyle trans yağ alımını çok azaltın. Bunun için daha çok ev yemekleri tüketin, dışarıdan kızartılmış ve soslu pizza ile hamburger gibi fast-food ürünler sipariş etmeyin.

Haftada 2 kez balık çok önemli

LDL (kötü huylu) kolesterol ve HDL (koruyucu) kolesterol ile kardiyovasküler riskler üzerine olumlu etkileri olan omega-3 gibi çoklu doymamış yağ asitleri sağladıkları için haftada 2 veya daha fazla porsiyon balık tüketin.

En az 8 bardak su içmeye devam

Dengeli, düzenli ve diyabetik ürünlerin kullanıldığı beslenme tarzına ilave olarak cilt sağlığından metabolizma ve kilo kontrolüne kadar pek çok alanda olumlu etkisi nedeniyle 8 bardak su içmeye özen gösterin.

Alkol tüketmeyin

Kan şekeri kontrolünü bozmasının yanı sıra hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü), pankreas iltihabı ve karaciğer yağlanması gibi sağlık sorunlarına yol açabileceği için alkol tüketiminden kaçının.

EGZERSİZ: HER GÜN 5-7 BİN ADIM ATMAK ŞART

Diyabet hastalığında hareketsiz kalmak kanda şeker yükselmesi, halsizlik, kas ağrıları, egzersiz kapasitesinde azalma, kas kayıpları ve ileri yaş gibi riskli hasta grubunda damar tıkanıklarına yol açabiliyor. “Dolayısıyla ev içinde veya 1-2 metrelik sosyal mesafeyi koruyarak, bahçe gibi güvenli yerlerde 5-7 bin adım atmayı ihmal etmeyin” diyen Doç. Dr. Özlem Çelik şu önerilerde bulunuyor: “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla müzik eşliğinde yürüyüş, aerobik egzersiz yaptıran birçok site var. Bu kanallarla keyifli spor yapmak mümkün. Ayrıca yoga ve nefes egzersizleri yapmak, kitap okumak, resim veya örgü gibi hobiler edinmek de stres yönetimine fayda sağlayacaktır”

İLAÇLAR: İLAÇ TEDAVİSİNİ KESMEYİN

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Özlem Çelik tüm diyabetli hastaların ilaçlarını ve insülinlerini düzenli kullanmaya devam etmeleri gerektiğini hatırlatarak, “Covid-19 enfeksiyonuyla ilgili yayınlarda ibuprufen içerikli ateş düşürücü hariç, hiçbir ilacın hastalığı kötüleştirdiğine dair net bilgi mevcut değil. Dolayısıyla kullanmakta olduğunuz ilaçları hekim önerisi olmadan asla kesmeyin” diyor. Koronavirus enfeksiyonundan korunmak için herhangi bir destek ilaç tedavisinin ve C, E gibi vitamin komplekslerinin sürekli kullanımının önerilmediğini belirten Doç. Dr. Özlem Çelik, “Üstelik beraberinde böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, karaciğer yağlanması olan diyabetik hastalarda ek takviyelerin alınması kötü sonuçlara yol açabiliyor” diyor.

“Enfeksiyon ve stres nedeniyle diyabetli hastalar şekerini daha sık ölçmelidir” uyarısında da bulunan Doç. Dr. Özlem Çelik sözlerine şöyle devam ediyor: “Eğer şeker yüksekliği belirtileri hissediyorsanız, şekeriniz 300-400 mg/dL gibi yüksek seyrediyorsa, bilinç durumunda bozulma, göğüs ağrısı, ağızda keton kokusu gibi acil bulgular varsa hastaneye gitmekten çekinmeyin. Çünkü her hastanede koronavirüs enfeksiyonu dışında acil durumlar için hekimler ve tedavi yerleri mevcut”

Etiketler
Koronavirüs Türkiye