Bugünlerde korona şakalarına olan talep, tuvalet kâğıdına olandan daha fazla Belçika’da. Korona kriziyle ilgili şakalar virüsün kendisinden çok daha hızlı yayıldı.

Hayatın tıkanmış damarlarına yaptığımız “bypass”tır mizah. Tıkanmış damarları açar, yaşamı güzelleştirir. Zor karantina günlerinin yükünü hafifletir. Korku, kaygı, yalnızlık, bilinmezlik, ekonomik kriz ve stresle başa çıkma mekanizmasıdır kahkaha.

Erdinç Utku'nun Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan yazısına göre; Belçikalı Psikiyatr Dirk de Wachter, bizzat devlet televizyonundan uyardı: “Koronavirüsün tavan yapmasından sonra, psikolojik sorunlar tavan yapacak”. Mizahın gücünün farkında olan De Wachter, herkesten “sorumlu bir şekilde saçmalamalarını” istedi: “Mizaha odaklanmaya devam. Gerilimi boşaltmak için bir vanadır mizah. Eğlence, çılgınlık... Bunda biz Belçikalılar iyiyiz. Sürrealistlerin, Dadaistlerin ve çizgi romanların halkıyız biz.” Özetle, vidaları gevşetin, diyor işin uzmanı.

‘UYGUN’ ESPRİ...

Gülmenin yaşam salgılarını canlandırdığı ve hastalıklara karşı vücut direncini artırdığı düşüncesi yeni değil. Eski Yunan tedavilerinin bir parçasını “komedyenler evi”ni ziyaretin oluşturması; Amerikan Ojibwa yerlilerinde kabile başhekiminin hastaları iyileştirmek için maskaralıklar yapması hep bunun örnekleridir. Kaygılı ya da korona hastası bir dostunuzu uygun bir espri ile gülümsetmenin keyfine diyecek yoktur.

“Uygun” sözcüğüne dikkat. Herkesin kendine göre bir “uygun”u var. Daha Belçika’ya koronavirüs bulaşmadan başlamıştı korona esprileri ile uygunluk tartışması. Lectrr mahlasıyla De Standaard gazetesine karikatürler çizen Steven Degryse, şubat başında Çin bayrağını andıran korona karikatürü çizince şimşekleri üzerine çekti. “Belçika ve Lüksemburg Çinli İşadamları Birliği” gazeteye bir mektup yazıp “bayrağa saygısızlık yapılarak Çin’in küçük düşürüldüğünü ve bunun ülke halkını üzdüğünü” dile getirip karikatüre ayar çekmeyi denedi. Degryse tınmadı bile. İfade özgürlüğünün önemini vurguladı.

Brüksel’de bir süpermarket “2 Corona birası alana, 1 Mort Subite (ani ölüm) birası bedava” sloganıyla esprili bir kampanya yaptı. Bir anda sosyal medyada paylaşım rekoru kıran görsele marketler zincirinin yönetiminden tepki geldi. Görsel anında raflardan kaldırıldı. Zincirin sözcüsü “koronavirüsü ciddiye aldıklarını ve marketlerine gelen 5 milyon müşteriye karşı kendilerini sorumlu hissettiklerini” söyledi.

Sevimli kampanya “uygunsuz” bulunmuştu. Peki, diğer mizah insanlarının “uygun”luk sınırı ne?... “Kriz cesur bir şaka ile daha da kötüleşmez. Aksi geçerli” diyen beğendiğim Fas kökenli komedyen Khamal Kharmach “Flamanların yüzünü kapatacağını daha önce hiç düşünmemiştim” diyerek maske örneği üzerinden başörtüsü karşıtlığına gönderme yaptı.

NÜANS VE İNCELİK

Karikatürist Kim Duchateau, koronavirüsten ölenler üzerinden espri yapmayı onaylamıyor. Ancak virüsün tüm yan etkileri espri konusu olabilir. Mesela karantina sürecinde nasıl davranmalısın? Her zaman mizah yapmanın zor olduğu konular vardı. Başka birinin virüsü taşıdığını ima eden espriler yapmamak gerek. Bu gibi büyük krizler karikatüristler için esin kaynağı oluyor. “Bu bir sefalet/ dram ve bu her zaman bizlere esin kaynağı oluyor” diyor Duchateau.

Komedyen Bert Kruismans’a göre, “mizah her zaman bir rahatlama vanası. Zor zamanlarda da öyle. Ancak bu konularda espriyi nasıl yaptığına çok dikkat etmelisin. Hastalar ve ölenleri espriye konu etmemek gerekiyor. Korona ile ilgili yeterince başka konu var. Örneğin korona zamanlarında seks, ikili ilişkiler...” Komedyenler Bert Gabriëls, Rob Vanoudenhoven en Urbanus da korona ile ilgili espri yaparken dikkat etmek gerektiğini düşünüyor.

Urbanus, “Özellikle de ailelerde insanlar ağır hastayken ya da ölürken” daha da dikkat diye vurguluyor. Rob Vanoudenhoven, mizahı bir sindirme aracı olarak görüyor. “Eğer yeterince nüans ve incelikle yapılırsa her şeyin esprisi yapılabilir” diye düşünüyor. “Bunu İkinci Dünya Savaşı gibi diğer korkunç olaylarla ilgili olarak da yapıyoruz. Mizahta her şeye gülebilmeli, esprisini yapabilmelisiniz” diyor.

SPORA DA MİZAH BULAŞTI
Belçika’da hayatın her anına mizah bulaştırılıyor. Evine kapanan ve bolca yiyen insanlara televizyon dünyasının popüler yüzlerinden Saartje Vandendriessche VRT Een kanalında öğle haberlerinden önce her gün “evde hareket et” programında kendi oturma odasından spor yaptırıyor. Mizahla spor da daha sevimli hale geliyor.

Fonda ise Belçika müziği hareketlere eşlik ediyor. 6 Nisan’da ilk programda tuvalet kâğıdı ile çeşitli hareketler yaptık. İkinci gün, el sabunu ve temizlik malzemeleri kullandık. Başka bir gün dar alanda süpürge ile paslaştık. Her gün evde kolayca kullanılan bir malzeme seçiyor, esprili bir şekilde egzersiz yapıyoruz Saartje ile. Bazen kızı ve köpeği de katılıyor bize. Tencere kapağı, konserve kutusu, pirinç torbası, havlu, şarap şişesi, kitap, elma, portakal vb. ile hareket yaptığımı gören kafayı yediğimi düşünür. 3 Mayıs’ta 28. programı yaptık. Şimdi tekrara girdi. Saartje’nın deyimiyle “9’dan 99’a herkese erişen” bir program.