IGF-1, bir tür büyüme hormonu. Gelişme çağında kanda direkt artan IGF-1 seviyeleri, yetişkinlik çağında sabitleşmeye, yaşlılık döneminde ise düşmeye başlıyor.


Olağanüstü bir kontrol ya da takip sistemine sahibiz ve bu müthiş organizasyon istisnalar dışında doğumdan ölüme tıkır tıkır işliyor!

Örnek mi?


Bedenlerimiz hücreler ve onların oluşturduğu doku, organ ve sistemlerin bütünü. Doğarken sahip olduğumuz 4-5 trilyon civarındaki hücre sayımız biraz büyüdükçe artıyor. Ergenlik döneminin sonunda yaklaşık 40 trilyon gibi bir rakama ulaşabiliyor.
Sonrasında duran bu büyüme süreci, 50’li yaşlardan itibaren yıkılma yani kayıp sürecine dönüşüyor.

Hürriyet'ten Osman Müftüoğlu'nun yazısı şöyle:


Ergenlikten sonrasında durum farklı. Orta yaşlarda vücudumuzdaki her hücrenin ne zaman, ne şekilde, ne sıklıkta bölünüp çoğalacağına kontrol sistemleri karar veriyor. Bu sistemlerin işlemesi, genetik kurgunun içine gizlenen emirlerle hücrelere gönderilen kimyasal sinyallerle gerçekleşiyor.


O kilit sinyallerden biri de IGF-1 adı verilen bir tür büyüme hormonu.
Gelişme çağında kanda direkt artan IGF-1 seviyeleri, yetişkinlik çağında sabitleşmeye, yaşlılık döneminde ise düşmeye başlıyor.
“Bu muazzam düzen bozulunca ne oluyor?” diyorsanız, aşağıdaki kutuyu daha bir dikkatle okumalısınız.

IGF-1 çok artınca ne oluyor?


Eğer IGF-1 seviyeleriniz olması gerekenden yüksek seviyelere ulaşmışsa, bu hücreleriniz için büyüme, bölünme ve çoğalma yönünde bir mesaj olarak algılanıyor. IGF-1 yüksekliğinden özellikle ve öncelikle de meme ve prostat dokusunun etkilendiğini gösteren kanıtlar var. IGF-1 yükseldikçe prostat ve meme kanseri riski artıyor. İnsülin direnci problemi bulunanlarda bu önemli bir ayrıntı. İnsülin direnci ile birlikte artan sadece insülin değil. IGF-1 de artıyor. IGF-1 seviyeleri yüksekse meme kanseri olasılığı beklenenden oldukça fazla bulunuyor.

Yüksek IGF-1 nasıl düşer?

Yapılacak ilk iş insülin direncini kırmak olmalı. Fazla kilolar verilmeli, nişastalı ve şeker içerikli besinlerden uzak durulmalı. Bel çevresi inceltilmeli.
Karaciğerdeki yağlanmaya, kaslardaki tembelliğe acilen “Dur!” denilmeli. Daha aktif bir hayata odaklanılmalı, özellikle de günlük düzenli yürüyüşler asla unutulmamalı.
Hayvansal protein tüketiminin azaltılması (et, süt ürünleri, yumurta) IGF-1 değerlerini düşürmede anahtar faktörlerden biri. Bitkisel temelli bir beslenme modeli devreye sokulmalı.

Egzersiz için yol haritası

∆ Amacınız yağları yakmak ise:
Germe: 5 dakika
Aerobik: 30 dakika
Direnç: 15 dakika
∆ Amacınız gücünüzü artırmak ise:
Germe: 5 dakika
Aerobik: 15 dakika
Direnç: 30 dakika
∆ Amacınız dengeli forma girmekse:
Germe: 10 dakika
Aerobik: 20 dakika
Direnç: 20 dakika

50’den sonra iyi hayat önerileri

BUNLARI ÇOĞALTIN

◊ Doğal ve dengeli beslenmeyi
◊ İçtiğiniz suyu (8 bardak)
◊ Günlük attığınız adımı (en az 5000 adım)
◊ Kendinize vakit ayırmayı
◊ Çevrenizdeki neşeli, kendiyle barışık insan sayısını
◊ Sevdiğiniz insanlarla geçirdiğiniz zamanları
◊ Açık havada dolaşmayı
◊ Müzik dinlemeyi, konserlere gitmeyi
◊ Hobilerinize ayırdığınız zamanları
◊ Seyahatlere çıkmayı
◊ Kişisel bakımınıza gösterdiğiniz özeni
◊ Sağlığınıza gösterdiğiniz dikkati
◊ Kendinizi şımartmayı

BUNLARI AZALTIN

◊ Yediğiniz her şeyi (yarıya indir)
◊ TV karşısında ve kanepede geçirdiğiniz zamanı
◊ Buğday esaslı her türlü gıdayı
◊ Rafine şekeri ve ondan mamul her şeyi
◊ Kendi ihtiyaçlarınızdan sürekli fedakarlık edip durmayı
◊ Çevrenizdeki şikâyetçi ve benmerkezci insanların sayısını
◊ İşlevi ve anlamı olmayan fazla eşyaları
◊ Ertelemeci ve ihmalci tutumları
◊ Başkalarının dertleriyle fazla ilgili olmayı
◊ Her şeyi dert edip sorun yapmayı