• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C

Roboski’nin acısı sürüyor

Salman Altundal

 

 

Uludere-Roboski katliamının üzerinden 6 yıl geçti.

28 Aralık 2011 günü devletin savaş uçakları ‘kaçağa’ giden yoksul 

Kürt gençlerinin üzerine savaş uçakları bomba yağdırdı.

Oysa onların dedeleri, babalarıda doksan yıldır karınlarını doyurmak için ‘devletin bilgisi’ dahilinde ‘kaçak’ denilen bu sınır ticaretini yapıyorlardı.

Yani 28 Aralık günü bilerek, isteyerek hangi “vatan” görevi olduğunu bilmediğimiz bir nedenle 34 Kürt gencini parçalanarak yaşam

haklarına son verdi.

Vahşetten sonra 30 Aralık günü dönemin Başbakanı Erdoğan,

Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesine, bu konudaki

hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum" diyerek tavrını ilk günden belirledi. 'Yatıyorsunuz kalkıyorsunuz Uludere diyorsunuz, her kürtaj bir Uludere' dir diyerek garip biçimde hedef

şaşırtma taktikleri izleyerek fikrini beyan etmişti.

 

SORUMLULARI ORTA YERDE DURUYOR

 

Katliamın üzerinden geçen yıllar içinde yalnızca mağdurlar ve onlarla dayanışma içinde olanların üzerindeki şiddete varan baskı artırıldı.

Şimdilerde mezarlıkta anmaya bile zorluk çıkarılıyor.

Geçen zaman içinde bırakın  sorumlular yargı önüne çıkarılmasını BDP ve CHP’nin TBMM’de konuyla ilgili verdiği tüm önergeler AKP ve MHP çoğunluk gücüyle jet hızıyla ret edildi. Bunun yanında çeşitli atraksiyonlarla, demogojik yaklaşımlarla ve tazminat vererek vahşeti geçiştirmeye çalıştılar.

Tarihimizde sıra sıra duran  katliamlar listesinin artık önemli bir halkası Roboski. Ama katliamlar zinciri Roboskiyle durmadı. Ankara’da iki kez, Suruç, Diyarbakır, Sultanahmet, Gaziantep ve diğer yerlerde  kanlı süreç devam ettirildi. Bu kanlı sürecin, şiddet ikliminin nerede  duracağıda belli değil.

Roboski’de 34 gencin kanı hala bu topraklara damlıyor, vicdanları sızlatıyor.

Katliam köyünde ise 6 yıldır matem, dram koşuları sürüyor, annelerin hepsinin yüreği hala ilk günkü gibi yanıyor. “Çocuklarımızı neden öldürüdünüz” sorusunu haykırmaya devam ediyorlar.

 

 

AKP iktidarı hayatın her alanından ilk günden hep demokrasiyi dışladı. Mevcut görece, güdük demokrasi ve sistemle yetinilmedi.

Oyun içinde oyun, darbe içinde darbe süreçleri ile şiddet iklimini tırmandırdı. Adım adım mevcut anayasayı ihlal edildi, evrensel hukuk, adalet, yargı bağımsızlığı ortadan kaldırıldı, basın ve ifade özgürlüğü yok edildi.

TBMM fiilen devre dışı. Tek adama dayalı rejim ülkeyi KYK’larla yönetiyor. Muhalif politikacılar, gazeteciler tutuklanıyor.

Özeti, yeni tür bir faşizm hızla kurumsallaştırılıyor.

AKP rejimi Kürtlere yönelik yürütuğu kurnaz oyalama taktiklerini de çoktan terk etti. “Kürt sorununun” barış, uzlaşma ve demokrasi içinde çözümünü düşünmüyor. Yeniden ve eskisinden daha sert biçimde güvenlikçi, inkarcı, ötekileştirici, imhacı politikalara hızlı bir dönüş yaptı.

Savaş dili yeniden popülar hale getirildi.

“Barıştan” söz etmek hainlik sayılıyor.

Otuzbeş yıldır devam eden Türk-Kürt gençlerini birbirine kırdıran

adı konmamış iç savaşı sürdürmek çıkmaz yoldur.

Demokrasi, insan hakları düşmanları, savaşseverler, ölümler

üzernden skor hesabı yapanlar onların destekçisi ırkçılar bu kanlı

macerada ısrar ediyor. Oysa kazananı olmayan geride sadece ölüm, acı,

gözyaşı ve ekonomik yıkım bırakan bu savaşın kazananı olmayacağını

bilmek için kahin olmaya gerek yok.

 

AKP rejimi yalnız Kürtleri değil barış , demokrasi, insan hakları diyen,

doğayı, çevreyi, yeşili savunan, hırsızlığa, yolsuzluğa karşı çıkan

herkesi ‘terör örgütü uzantısı’ olmakla suçluyor. Rejiminin yukardan aşağıya tüm üst düzey adamları gırtlaklarına kadar yolsuzluğa bulaştığını artık tüm dünya biliyor. Somut deliler, suç üstü belgeleri, resmi kanıtlar orta yerde duruyor. “Yalan, iftira, sahte” demekle gerçek değişmez.

Normal bir demokraside derhal tutuklanması gereken adamlar ortalıkta nobran ve küstah bir tavırla dolaşıyor, hergün arsızca car car konuşuyorlar. Ele geçirdiği devlet gücünü, yarğıyı, polisi ve diğer kurumları tepe tepe kullanılıyor. İşlenen tüm suçlar, yolsuzlukları eski ortakları, zihindaşları cemaatin üstüne atarak” sorumluluktan kaçıp yeni bir mağduriyet’ edebiyatına sarılarak kurtulacaklarını sanıyorlar.

"Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" demoğojisinin arkasına sığınarak tüm muhalifleri “vatan haini ilan” etmeleri de temel argümanları oldu.

 

TÜM FAAİLER HESAP VERMELİ

 

Kürtler arasında da önemli bir kesim  “kendi cellatlarına aşık olma’

ruh hali içinde AKP Rejimine destek veriyor. ‘RTE’yi daha fazla örselememeliyiz’ diyerek Roboski’nin faaileri orta yerde iken yargılanmalarını bile isteyemiyorlar. Türk “Ulusalcıları, milliyetçileri” öne çıkararak komplo teorilerine’ sarılıyor, RTE’nin arkasında saf tutuyorlar. Gezi direnişi ve yolsuzluklara karşı mücadele sürecinde bunu somut biçimde gördük. Katliamların hesabının sorulması, demokrasinin, insan haklarının egemen olması, Oysa Kürt sorununun barışçı yollarla çözümü için Kürtler’in ve Türkler’in zorbalara karşı ortak mücadelesi olmazsa olmazdır.

 

Türkiyenin bir an önce çağdaş, çoğulcu demokraik bir iklime kavuşması gerekiyor. Liberaller, İlericiler, demokratlar, sosyalistler, sosyaldemokratlar, çevreciler, Türkler, Kürtler ve bu coğrafyanın tüm halkları, Müslumanlar, Aleviler, Atatürkçüler bu olumsuz gidişi tersine çevirmek zorundadır.

Çağdaş hukuk normlarının egemen olması, evrensel hukuk, yargı bağımsızlığı, düşünce ve ifade özgürlüğü, çoğulcu, çok kimlikli, çok kültürlü çağdaş bir anayasanın hayata geçirilmesi boylu boyunca gündemde duruyor.

Bir an önce bu zorba, yeteneksiz, gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşmış içerde  demokrasi karşıtı, dışarda maceracı ola AKP rejimden kurtulmak zorundadır.Türkiye’nin normalleşmeye, barışa, adalete ihtiyacı var…

 

Bu yazı toplam 5179 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.