• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

Nuriye’ler ve Semih’ler ölmesin

Salman Altundal

AKP rejimi “Matruşka Darbesini” ya da çok kullanılan  ifadeyle

“Konturolü Darbeyi” bahan ederek gerçek ve  tarihimizin tanıdığı

en ağır darbeyi hayata geçiriyor.

KHK’ler, OHAL yani adı konmamış fiili sıkıyönetim

uyğulamalarıyla, mevcut yasaları da ihlal  ederek suç işliyor.

Mezhebi, meşrebi, niyeti aynı eski ortağı Fethullah’ı bahane

ederek büyük bir tasfiye hareketi sürdürülüyor.

Şimdiye kadar devletin kurumlarından 5 Temmuz darbe girişimi

bahane edilerek 130 binden fazla kamu görevlisi hiçbir idari

soruşturma olmaksızın işten atıldı.

KHK ile en büyük tasfiye eğtim sektöründe yapıldı.                       

İşinden atılan öğretmen ve öğretim üye sayısı 50 bini buldu.

AKP rejimi hızla kurduğu parti devletini kendi kadrolarıyla

doldurmak için yasa dışı biçimde yer açıyor.

Vicdanı, teamülleri, adaleti, yasaları bir kenara bırakarak

aileleriyle birlikte milyonlarca insanı açlığa mahkum ediyor.

İşinden atılanların yüzde 70’nin FETÖ yle, terörle darbeyle bir ilgisi yok. Özellikle mühallifler bu torbaya konularak cezalandırılıyor.

TÜRKİYE BU TRAJEDİYE SES VERMELİDİR

Bu vahşi girişimin en somut örneği Nuriye Gülman;

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında kadrosu

Konya Selçuk Üniversitesi’nde bulunan Nuriye Gülmen,

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde görevlendirilmişti.

Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde araştırma görevlisi olarak

çalışan Gülmen, Gezi Parkı eylemlerine katıldığı gerekçesiyle

kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldı.

Sözleşmesinin yenilenmemesi dolayısıyla açtığı davayı kazanarak,

Selçuk Üniversitesi’nde göreve başladı.

Göreve başlamasından bir gün sonra, 15 Temmuz Darbe Girişimi

sonrası ilan edilen OHAL kapsamında çıkartılan ve 6 Ocak 2017’de yayımlanan 679 sayılı KHK ile görevinden ihraç edildi.

Semih Özakça ise Mardin Mazıdağı Cumhuriyet İlkokulu’nda

üç yıldır yaptığı sınıf öğretmenliği görevinden 29 Ekim 2016’da

yayımlanan 675 sayılı KHK ile ihraç edildi.

Gülmen 9 Kasım 2016’dan, Özakça 23 Kasım 2016’dan

beri oturma eylemi yapıyordu. Eylemlerinin 183. günü oldu.

Şimdi de başkentin göbeğinde 65 gündür birlikte açlık grevindeler.

Ankara Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde hem kendileri

hem tüm mağdurlar için bedenlerini ölüme yatırdılar.

Onlar uğradıkları bu büyük haksızlığı, adaletsizliği protesto etmek,

görünür kılmak için başka çare kalmadığını düşünüyorlar.

SAĞLIKLARI TEHLİKEDE

Doktorların tespitine göre “Algılama, duygu durum bozuklukları,  zihinsel ve motor faaliyetlerde bozulmalar dikkat çekici.   B1 vitamini desteği almalarına karşın bu belirtiler, Wernicke-Korsakoff Sendromu’nun öncü belirtileri. Bu hastaların yüzde 10-15’i yaşamını kaybetmekte ve yüzde 77’si   ileriki dönemlerde enfeksiyonlarla kaybedilmektedir. Yüzde 25 kadarı uzun süreli hastane ve özel bakım gerektiren bedensel ve ruhsal sağlık sorunlarından etkilenmektedir.”    Gülmen, açlık grevinde 59’dan 50 kiloya, Özakça ise 86’dan 69 kiloya düştü. Tabibler Odasının tüm girişimlerine ragmen Tıbbi müdahale istemediler. Kendi ölümlerinin ve etkilenmelerinin KHK nedeniyle haksız ve hukuksuz bir şekilde işlerinden, işelarından edilen diğer on binlerce vatandaş için bir umut olabileceğini” düşünüyorlar.  AKP rejiminin neden olduğu Bir Türkiye trajedisine doğru giden bu açlık grevine dayanışma her geçen gün büyüyor.  Akademisyenler, CHP’li HDP’li vekilerin aktif girişimleri, sendikaların, yurtaşların destekleri giderek etkili olmaya başladı.  Ama bu işin sorumlusu AKP hükümeti durumu henüz görmezlikten geliyor.

KHK İLE İNSANLARI AÇLIĞA MAHKUM EDİYORLAR

KHK ile işten atılmak öyle herkesin bildiği ğibi bir işten atılma değil.

Eğitmli, meslek sahibi, yaptığı işle önemli bir toplumsal ihtiyaca

cevap veren öğretmen, öğretim üyesi, asker, yargıç, savcı,

mühendis, memur vs. gibi kamu görevlisi insanların hayatlarının,

geleceklerinin karatılması anlamı taşıyor.

 “Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işten atıldığınızda

ne oluyor hatırlayalım: Sağlık güvenceniz olmuyor, herhangi bir

kamu ya da yarı-kamu kuruluşunda doğrudan ya da dolaylı olarak çalışamıyorsunuz, yurtdışında iş bulmak gibi bir ihtimaliniz yok çünkü

mevcut pasaportunuz geçersiz ve turist pasaportu vermiyorlar;

son olarak da dokuz ay boyunca alabileceğiniz dokuz yüz liralık

işsizlik parasını bile almanızı kaydınıza yazdıkları bir kodla engelliyorlar. Kısacası çok kesin bir biçimde açlığa mahkum ediyorlar.”

 

KHK’lerle, OHAL’le, “torba yasalarla”, zorbalıkla, keyfi biçimde

hapse atarak, yasaklarla, toplumun üstüne bir karabas gibi çullanıyorlar.

Saldırının sivri ucu muhaliflere, çağdaş, seküler bir yaşam

tarzından yana olanlara, demokratlara, öteki diye dışlanan kürtlere,

alevilere, sosyalistlere yöneltiyorlar. İşte bu zulmün en görünür olanı

KHK ile işten atılan, açlığa mahkum edilen öğretim üyeleridir.

Bulunduğunuz her yerde ki, kim, hangi düşüncede ait olursak

olalım sadece insani duyğularla son care olarak bedenlerini

ölüme yatıran öretim üyeleriyle dayanışma içinde olmak

vazgeçilmez bir görevdir.

Bu yazı toplam 4595 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.