Sözcü gazetesi, attığı manşetler ve yazıları nedeniyle 2 yıldır FETÖ’cü olmakla suçlanıp yargılanıyor. Sözcü gazetesi çalışan ve yazarlarının yargılandığı duruşma dün İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde  görüldü. Dava karar için 4 Eylül 2019'a ertelendi. 

Emin Çölaşan dün yaşananları bugünkü köşesine taşıdı. Çölaşan'ın "Bir duruşmanın ardından" başlığını taşıyan yazısı şöyle; 

Sevgili okurlarım, dün yine Ağır Ceza Mahkemesinde, sanık sandalyesinde yerimi almıştım.
Arkadaşlarım İstanbul'da, ben Ankara'da…
Sanık sandalyesinde otururken hep düşünüyordum…
İstenen ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapis.
Terör suçu… FETÖ'ye, başka bir deyişle terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek, destek vermek!
Yani işin şakası yok.

★★★

Peki böyle bir şey olmuş mu?
Asla…
FETÖ ve terör bizlerin ne gazetecilik yaşamına sığar, ne de beyinlerine.
Bize karşı atılmış büyük bir iftiradır, üzerimize sürülmek istenen kapkara bir lekedir.

★★★

Peki bu soruşturma durup dururken neden ve nasıl başlatılmıştı?
Bunun bir amacı olması gerekirdi…
Ve amaç belliydi:
En büyük ve en etkili muhalefet gazetesi olan SÖZCÜ'yü korkutmak, sindirmek ve gazetecilik yapamaz duruma getirmek.
Eğer her şey umdukları gibi giderse, en uç nokta olarak SÖZCÜ'ye el koyup piyasaya yeni bir yandaş gazete sürmek!
Hem ilk savcılık iddianamesini, hem de sonraki savcılık mütalaasını defalarca okudum ki, savunma yapabileyim.
İçinde bir tek tanık yoktu, tutarlı veya tutarsız bir tek delil, belge vesaire yoktu.
İkisinin de içi boştu ve bize bu şekilde dava açılmıştı!
Yazdığım binlerce yazı taranmış, içlerinden birkaç cümle cımbızla çekilmişti. 

★★★

 
Beş sayfadan oluşan yazılı savunmamı avukatım Serhan Özdemir daha önce mahkemeye sunmuştu.
Başkan son savunmamı almak için sözü önce bana verdi.
Kimsenin zamanını almamak için sadece bir dakika konuştum, her şeyi yazılı savunmamda anlatmış olduğumu söyledim, iddiaları reddettim ve beraatımı istedim.
Sonra bizim diğer “FETÖ'cü (!)” sanık arkadaşlar savunma yaptılar.
Avukatlarımız uzun sürecek savunmaları için süre isteyince duruşma 4 Eylül gününe ertelendi.

★★★

Bu davayı kimler açtı ve açtırdı ise, bilsinler ki lekeyi bize değil Türk adaletine sürdüler.
Türkiye Cumhuriyeti'ni, Türk demokrasisini dış dünyada bir kez daha küçük düşürdüler.
Alnımız açık.
Şimdi 4 Eylül gününü bekliyor olacağız!
O da geçer!