Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Şişli'de düzenlediği basın toplantısı ile 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla hazırladığı raporu açıkladı.

Açıklamada, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde 142 meslektaşımız özgürlüklerinden mahrum şekilde Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde tutulmaktadır. Gazeteciler arasında işsizlik oranı yüzde 25 civarındadır. Yani 4 gazeteciden birisi işsizdir” denildi. Türkiye Gazeteciler Sendikası adına açıklamayı Avukat Ülkü Şahin okudu.

'ADLİYE KORİDORLARINDA GAZETECİLER BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNUYOR'

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde, gazetecilerin tutuklu, işsiz ve güvencesiz olduğunu vurgulayan Şahin, “26 yıldır Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak anılan 3 Mayıs’ı Türkiye maalesef bir kez daha sorunlar ile karşılıyor. Son yıllarda gazeteciler üzerinde artan baskılar, medyanın iktidar kontrolüne geçmesi, 142 gazetecinin tutuklu olması ülkede basın özgürlüğünü bitirdi. Hemen her gün adliye koridorlarında gazeteciler basın özgürlüklerini savunmak zorunda bırakılıyor. Basın kartı iptal edilen gazeteciler daralan sektör nedeniyle işsizlikle yüz yüzeler” dedi.

'142 MESLEKTAŞIMIZ ÖZGÜRLÜKLERİNDEN MAHRUM'

"Geçtiğimiz son bir yılda, 74 gazeteci çeşitli suçlardan dolayı toplamda yaklaşık 256 yıl hapis cezasına çarptırıldı" diyen Şahin, "3 gazeteci hakkında müebbet hapis cezasına hükmedildi. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde 142 meslektaşımız özgürlüklerinden mahrum şekilde Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde tutulmaktadır. Son bir yıl içerisinde gazetecilere yaptıkları haberlerden dolayı toplamda yaklaşık 170 milyon TL adli para cezası verildi veya tazminata mahkûm edildiler. 18 gazeteci yargılandıkları davalardan beraat etti. Bu rakam, davası sonuçlanan gazetecilerin yaklaşık yüzde 19’una tekabül ediyor. Yani davası sonuçlanan her 5 gazeteciden 1’i beraat ederken, 4’ü ceza aldı” dedi

Gazetecilerin geçen yıl çok sayıda sözlü saldırıya ve tehdide maruz kaldıklarını altını çizen Şahin, “Kamu görevlileri tarafından hedef gösterildiler ve fiziksel saldırıya maruz kaldılar. Buna karşın gazetecilerin mağdur taraf olduğu dosyalar takipsizlik ve cezasızlıkla sonuçlandı” ifadelerini kullandı.

'BASIN KARTI BAŞVURUSU YAPAN YÜZLERCE GAZETECİ MAĞDUR'

Basın Enformasyon Genel Müdürlüğünün kapatılarak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı kurulmasının ardından Basın Kartı Yönetmeliği değiştirilerek gazetecilerin basın kartı almasını zorlaştıran düzenlemeler yapıldığını ifade eden Şahin, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, son üç yılda bin 954 gazetecinin basın kartının iptal edildiğini açıkladı. Basın Kartları Komisyonu yaklaşık bir yıldır toplanmayarak yeni kart başvurusu ve sürekli basın kartı başvurusu yapan yüzlerce gazeteciyi mağdur etti” dedi.

'4 GAZETECİDEN BİRİ İŞSİZ'

2018’in ikinci yarısında başlayan döviz kurlarındaki artışın özellikle basılı medyayı derinden etkilediğine dikkat çeken Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demirören Medya Grubuna bağlı Vatan gazetesi ve Aydın’da yayın yapan Özgür Ses gazetesi kapandı ve Aydınlık Gazetesi 3 gün yayınına ara verdi, İzmir’de 7 yerel gazete haftada bir gün çıkmama kararı aldı. 2018 Ocak ayında Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının verilerine göre sektörde çalışan sayısı 92 bin 159 iken bu rakam 2019 Ocak ayında 86 bin 366’ya düştü. Sektörde bir yıl içerisindeki daralma oranı yüzde 6,28’dir. Gazetecilik mezunu olup iş bulmakta zorlananlar 2017 yılında yüzde 19,1’ken, 2018 yılında yüzde 23,8’e yükseldi. Gazeteciler arasında işsizlik oranı yüzde 25 civarındadır. Yani 4 gazeteciden birisi işsizdir. Sektördeki sendikalaşma oranı ise Türkiye ortalamasının çok altında sadece yüzde 7,79’dur.”

Şahin son olarak şunları söyledi:

“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününde bu tablonun değişmesi için şu çağrıyı yapıyoruz; sendikalaşarak hem iş güvencesini hem de editöryal bağımsızlığı kazanabiliriz. Basın özgürlüğünün olduğu bir ülkeyi birlikte, dayanışma ile yaratabiliriz.”

'DEMOKRASİNİN GÜVENCESİ GAZETECİLERDİR'

Basın açıklamasının ardından TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş söz aldı. Durmuş konuşmasında kısaca şunlara değindi:

“Gazetecilerin 4 başlıkta ezildiğini görüyoruz. Tutuklanma, haklarında açılan davalar, işsizlik ve gözaltı baskıları diye tarif edebiliriz. Türkiye'deki basın özgürlüğündeki karanlık tabloyu sizlerle paylaştık. Bu tabloyu değiştirmek için mücadele etmemiz gerekiyor. Buradan bir kez daha gazetecileri mesleklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Biz onurlu bir meslek yapıyoruz, kamu hizmeti yapıyoruz. Halkın haber alma hakkının güvencesi gazetecilerdir. Bir ülkede demokrasinin güvencesi gazetecilerdir. Bir ülkede hukukun bağımsızlığının güvencesi gazetecilerdir. Bu tablo son yıllarda uygulanan politikalar nedeniyle ağır yaralar aldı. Bu tablonun değişmesi için mücadele etmekten baka çaremiz yok.”