Birgün'den Selin Asker'in haberine göre Sözcü gazetesi yazarları ve çalışanlarının yargılandığı davada savcının açıkladığı mütalaada gazetecilik faaliyetinin suç kapsamına alındığı örnekler yer aldı.

Geçen gün yapılan duruşmada savcılığın itirazlara rağmen mütalaasını sunması ve yargılanan isimlere “FETÖ” iddiasıyla 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemesine avukatlar tepki gösterdi. Sözcü davası avukatlarından Celal Ülgen, davanın seyrine ilişkin BirGün’e açıklamalarda bulundu. Ülgen, “Bütün özgür yayın yapan gazeteleri ve yayın organlarını susturmak amacı ile açılmış bir davadır. Tehdit amaçlıdır. Susmazsan senin de sonun bu olur denmek istenmektedir” diye konuştu.

Savcılığın ceza istemesine gerekçe olarak herhangi bir delil sunamadığını ifade eden avukat Ülgen, “Böyle davalarda kanıt filan yoktur. Kanıta da gerek bulunmamaktadır. Yargıyı arka bahçe gibi kullananlar FETÖ yargısında olduğu gibi uydurma olayları kanıt kabul edip hükme varırlar” dedi.

YANDAŞLAR BİLİRKİŞİ OLDU

Soruşturma sürecinde yandaş gazetecilerin bilirkişi yapıldığını hatırlatan Ülgen, taleplerine rağmen yetkili bir bilirkişi atanmadığını ifade etti. “Soruşturma savcısının yaptırdığı güdümlü rapor yeterli bulundu” diyen Ülgen, yargının artık silah olarak kullanılmasından vazgeçilmesi gerektiğini söyledi.

Sözcü gazetesinin Ergenekon davaları sürecindeki tutumunu dile getiren Ülgen, “Bugün yargılanan gazeteciler ve köşe yazarları demokrasi sınavı vermiş ve özgürlüklerden yana çıkmış yazarlardır” diyerek “FETÖ” suçlaması yöneltilmesine tepki gösterdi.

Avukat Ülgen, şöyle devam etti:

“Suç atarak, haksız isnatlar yaparak Sözcü’yü susturma çabasının da bir gün siyasi yaptırımı sandıkta gerçekleşir. Kötülük kalıcı değildir. İktidarlar kalıcı değildir, bunun hesabı da mahşere kalmaz ve seçim sandıklarından çıkabilir. Bu yargı sistemi ile siyasi iktidar onur kaybeder, itibar kaybeder. Biz asla pes etmeyeceğiz. Hukuk savaşımını sürdüreceğiz. Zafer doğrunun ve haklı kalanın olacaktır.”