Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, Türkiye'nin gri listeye alınmasına ilişkin olarak, "Türkiye yaşadığı bu sıkıntılı süreçten çıkacaktır. Kendi içimizde mali sorunlarımız var. Hayat pahalılığı var. Kabul. Bu konuda bahane yok. Ama uluslararası operasyonları da görmezden gelmeyelim..." görüşünü savundu. 

Küçük yazısında, "Türkiye şimdi neden durup dururken gri listeye alındı? Malum döviz yükseldi. İş gücü fiyatları Türkiye’de düştü. Avrupa’da bir işçiye ortalama 2.500 avro verecekse bu rakam Türkiye’de 500 avro oldu. Polonya’dan bazı tekstil firmaları, Hugo Boss gibi dev firmalar yatırım için Türkiye’ye geliyor. İşte gri liste "uluslararası yatırımcı Türkiye’ye gelmesin" demek! O yüzden tam da büyükelçilerin deport edileceği zamana denk getirildi." düşüncesini dile getirdi. 

Küçük şu ifadeleri kullandı: 

"Deva Partisi lideri Ali Babacan gri listeye alınmayı eleştirmiş. "Bu nasıl olur?" gibi şeyler söylemiş. Hâlbuki Türkiye gri listeye 2011’de de girdi. 2014’te çıktı. Zaten gri liste, “sana zaman veriyorum, bu sorunu gider” anlamında bir şey. Ali Babacan, zamanında da haksızdı, şimdi de haksız.

Gri liste zaten uluslararası medyada çok haber olmadı. Birkaç yerde konu edindi. Çok önemli ya da haklı nedenleri olsa New York Times, Washington Post, Der Spiegel gibi gazetelerde haber olurdu...

Türkiye yaşadığı bu sıkıntılı süreçten çıkacaktır. Kendi içimizde mali sorunlarımız var. Hayat pahalılığı var. Kabul. Bu konuda bahane yok. Ama uluslararası operasyonları da görmezden gelmeyelim..."