Medyaradar'da geçtiğimiz günlerde yer alan bir yazıda, "SBK haber kanalı projesi için şu anda büyük bir medya kuruluşunun başındaki bir isimle ortak hareket etmiş. SBK’nın bu medya yöneticisiyle iş ilişkisi varmış. (Zaten SBK'yı, -sağa sola saçtığı kirli paranın kokusunu alıp- medya işine de sokmak isteyen bu yöneticiymiş) Bu medya grubundaki bazı köşe yazarları, ekran yüzleri doğrudan bu projeyi biliyormuş ve parçası olacak isimlere de aracılık etmişler. Bu isimlerden biri SBK skandalında adı sık sık geçen ve malvarlığıyla gündem olan bir köşe yazarı" ifadelerine yer verilmişti.

OdaTV, Medyaradar’ın bu haberini kaynak göstererek “OdaTV soruyor” demiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

Sezgin Baran Korkmaz ve medya ilişkileri gündemdeki yerini korurken, Odatv şu soruyu soruyor:

"Korkmaz'ın bu bağlantılarını dile getirenlerin vermediği iki isim; Habertürk yazarı Sevilay Yılman ve Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Kenan Tekdağ mı?"

SEVİLAY YILMAN’DAN ÇOK SERT SÖZLER

Habertürk gazetesi yazarı Sevilay Yılman da OdaTV’nin söz konusu iddiaları haberleştirmesini köşesine taşıyarak çok ağır ifadeler kullandı. Yılman, Medyaradar’ın aba altından sopa göstererek gazetecileri, iş insanlarını ve siyasileri “kuklaya çevirdiklerini” ve bazı imkanlar elde ettiklerini iddia etti.

Yılman "Ben daha önceleri isim vermeden bu müptezellerin şahsıma karşı neler yaptığını anlatmaya çalışmıştım.

Birçok meslektaşıma, işadamına, siyasiye de aynı şekilde saldırılar düzenleyen bu sitenin bugüne değin adını anmamış olmamın sebebi ise bu iftira merkezinin isminin daha çok yayılmasına, bilinmesine hizmet etmeme gayretinden dolayıydı." dedi.

Yılman’ın bugünkü yazısına ulaşmak için tıklayın

KENAN TEKDAĞ AÇIKLAMASINDA NE DEMİŞTİ?

Ciner Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, söz konusu haberle ilgili bir açıklama yaparak şunları söylemişti:

"Odatv'de Medyaradar isimli müfteri sitenin deli saçması bir yazısından hareketle ismimin SBK ile bir arada geçirildiği bir haber yayınlanmış...

Tamamen deli saçması bu haberin aslı esası olmadığını ve olamayacağını aklı başında ve iyi niyetli kimselere uzun uzadıya anlatmaya gerek yok. Kötü niyetlilere ve müfterilere anlatmaya da esasen hiç gerek yok. Onlarla da yargı önünde hesaplaşırız.

Ben Ciner Medya Grubu'nun başlangıcından beri Yönetim Kurulu Başkanlığını yapma onurunu taşıyorum. Onursuz ve haysiyetsiz insanların anlayamayacağı şey dünyadaki maddi hiçbir şeyle hiçbir insan haysiyetimize ve onurumuza karşı bir teklife ya da girişime cesaret dahi edemez.

Özetle: Bu hayal mahsulü deli saçması senaryoyu yalanlıyorum. Sezgin Baran Korkmaz'la haberde iddia ve ima edildiği gibi ya da başka bir surette en ufak bir iş ya da benzeri bir görüşmem, konuşmam, ilişkim olmamıştır."

MEDYARADAR'DAN YANIT GELDİ

Sevilay Yılman'ın iddialarına Medyaradar'dan yanıt geldi.

Medyaradar, sürmanşetten yayımladığı cevap metninde, "Sitemizde yayınlanan bir haberden yola çıkarak, hem basın özgürlüğüne hem de kişilik haklarımıza karşı yapılan saldırılara karşı zorunlu bir açıklama yapmak durumunda kaldığımızı kamuoyuna duyurmak isteriz." cümlelerini kullandı.

MEDYARADAR'IN AÇIKLAMASI

Medyaradar, yaptığı açıklamanın sonunda "tehdit" edildiğini iddia ederek şu ifadeleri kullandı:

"Sitemizde yayınlanan bir haberden yola çıkarak, hem basın özgürlüğüne hem de kişilik haklarımıza karşı yapılan saldırılara karşı zorunlu bir açıklama yapmak durumunda kaldığımızı kamuoyuna duyurmak isteriz.

Haberde isimleri GEÇMEMESİNE rağmen, bir başka web sitesinin de - hüküm içermeyen- sorduğu bir soru üzerinden, Habertürk’ten gelen ve sitemizi hedef gösteren açıklamaları şaşkınlıkla izliyoruz.

Bunu yapanın da, basın özgürlüğü konusunda asıl hassasiyet göstermesi gereken bir yayın kuruluşu olması oldukça şaşırtıcıdır.

Habertürk yazarı Sevilay Yılman’ın, adı dahi geçmemesine rağmen- adeta yazıdaki benim dercesine- sitemize haberturk.com’daki köşesi üzerinden kullandığı üslup bir gazeteciye yakışmamaktadır.

Sitemizin sahiplerinin kişilik haklarını ağır şekilde ihlal eden bu yazı konusunda yasal haklarımız saklıdır.

Habertürk yönetiminin yaptığı açıklama da aynı şekilde hukukla bağdaşmamaktadır.

İsimlerinin geçtiği web sitesine asıl tepkiyi göstermemeleri bir diğer anlaşılmaz noktadır.

Habertürk’ün adının geçmediği bir yazıya verilen kurumsal açıklama da, yine kurumun yazıda yazılanları tamamen üzerine alınması anlamına gelmektedir.

Ciddi bir dille başladığımız bu yazıya, Sevilay Yılman’ın üslubuyla son verecek olursak: ’Yarası olan gocunur’ dememiz gerek.

Habertürk yönetimi ve yazarındaki bu paniğin nedenini anlamamakla birlikte, kurumsal olarak web sitemize yönelik tehditlerini de kınıyoruz.

Bir yayın kurululuşunun, bir web sitesini nasıl tehdit ettiğini gazetecilerin dikkatine sunmak için hem Habertürk’ün kurumsal açıklamasını, hem de Yılman’ın gazetecilik üslubuyla bağdaşmayan yazısını İBRET OLSUN DİYE buraya koyuyoruz."