Anayasa Mahkemesi, Basın İlan Kurumu’nun Korkusuz gazetesine verdiği "resmi ilan ve reklamların kesilmesi” cezayı “İfade ve basın özgürlüğünü ihlali” olarak değerlendirdi.

“CEZA SON ÇARE”

Kararda şunlar vurgulandı:

“Basın özgürlüğünün tesisinin koşullarından biri de kuşkusuz ekonomik imkânların bulunmasıdır. Zira basın özgürlüğü haberin içeriğinin yanında haberin veriliş biçimini de kapsar. Bilhassa süreli yayınlar açısından haberin verilmesi için ekonomik imkânlar büyük ölçüde resmî ilan ve reklamların yayımlanmasıyla sağlanmaktadır.

Bu nedenle eldeki başvuruya benzer başvurularda BİK'in resmî ilan ve reklamların kesilmesi şeklindeki müdahale yetkisinin basının etik yönden niteliklerini artırmaya yönelik bir düzenleme olduğu, bir yaptırım aracı olarak öngörülmediği göz önüne alınmalıdır. Dolayısıyla BİK'in önüne gelen şikâyetlerle ilgili olarak yukarıda sayılan dengeleme kriterlerini çok sıkı bir şekilde uygulaması ve anılan müdahale biçimini başvurulabilecek son çare olarak görmesi basın özgürlüğü açısından hayati önem taşımaktadır.”

“BASIN FAALİYETİNİ YAPMAKTAN İMTİNA ETME RİSKİ BULUNMAKTADIR”

“Bu şekilde maddi bir yaptırıma maruz kalma endişesinin kişiler üzerinde kesintiye uğratıcı bir etkisi vardır ve sonunda kişinin bu etki altında ileride düşünce açıklamalarından veya basın faaliyetlerini yapmaktan imtina etme riski bulunmaktadır.

Sonuç olarak başvurucunun yayımlanan haber nedeniyle resmî ilan ve reklamların kesilmesi şeklinde bir kararla cezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konulamamıştır.

Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

Bu kararı, internet hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Twitter’dan şöyle duyurdu:

"Anayasa Mahkemesi, Açık Mert Korkusuz gazetesine Basın İlan Kurumu tarafından verilen 'resmi ilan ve reklamların kesilmesi' cezasını ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirdi."