HaberTürk gazetesi yazarı Fatih Altaylı, “Tüm çağrılara rağmen herkes sokakta yine. Mecburiyetten olsa anlarım ama keyif için gezmeye çıkmışlar. Bu kadar eşekle corona karşısında işimiz zor” ifadelerini kullandığı için eşeklerden özür diledi. 

Fatih Altaylı'nın yazısının ilgili bölümü şöyle oldu:

Dün bir yazı yazdım ve dedim ki, “Tüm çağrılara rağmen herkes sokakta yine. Mecburiyetten olsa anlarım ama keyif için gezmeye çıkmışlar. Bu kadar eşekle corona karşısında işimiz zor” diye.
Bazı okuyanlar tepki gösterdi.
“Hakaret edemezsin, çok ayıp ediyorsun” diye.

Önce çok önemsemedim ve açık söylemek gerekirse tepkilere de hak vermedim.
Ancak gün ilerledikçe haberler gelmeye başladı.
Yine Boğaz kıyısı tıklım tıklımdı.
Yine millet kendini sokaklara atmıştı.
Kadıköy sahili doluydu.
İzmir’de Antalya’da durum hiç de farklı değildi.
O zaman tepki gösteren okurlara hak verdim.
Ayıp etmiştim.
Büyük ayıp.
Eşekler bu kadarını yapmazdı.
Bir çayırda otlayan eşeğe o çayırda sürekli elektrik versen mesela tehlikeyi anlar bir daha o çayıra gelmez.
Bunlara ise hiçbir şey fark etmiyor.
“Kardeşim yüzde 3’ünüz de olsa bu hastalığa yakalanınca can çekişerek ölüyorsunuz” diyorsunuz.
Gülüyor kendini lokantaya atıyor.
“Kardeşim ölüm döşeğinde en yakınınızı göremiyor sevdiklerinizle vedalaşamıyorsunuz” diyorsunuz.
Bön bön yüzünüze bakıp, sokağa zıplıyor.
“Ulan manyak mısın cenazeni yıkamadan torba ile çukura atıyorlar” diye anlatıyorsun bankın üzerindeki eliyle burnunu karıştırıyor.
O yüzden gerçekten özür diliyorum.
Tüm eşeklerden özür diliyorum.
Beni bağışlasınlar.

*

Elektrik meselesi

Yoğun bakımın öneminden bahsettik.
Kimsenin adını anmadığı hatta büyük çoğunluğun adını bilmediği ECMO cihazından bahsettik.
Ama bir şeyi unutmuşuz.
Elektrik.
Dün İstanbul’un bir bölümünde elektrik kesikti.
Gece yarısına doğru telefonum çaldı.
Bir tanıdık, “Sende Ekrem İmamoğlu’nun telefonu vardır” diye arıyor.
“Hayırdır” dedim.
“2 saattir elektrik kesik. Böyle bir dönemde bu nasıl bir sorumsuzluktur. Belediye’den hiç bir yetkiliye ulaşamıyoruz. Doğrudan başkanı arayacağız.”
“Ekrem Bey’in numarası bende yok ama olsa da bir işe yaramaz çünkü elektrik ile belediyenin bir alakası yok” diye anlatmaya çalıştım.
Dağıtımın özel bir şirkette olduğunu, ondan önce de belediye ile alakası olmadığını, özelleştirildiğini falan anlattım.
Yanlış anlamayın bunları anlattığım kişi kendi mesleğinde çok önemli işler yapan okumuş yazmış bir kişi.
Neyse konumuz bu değil aslında.
Mesele şu: Bugünlerde elektrik kesintilerine çok dikkat etmek lazım ve hastaneleri elektriksiz bırakmamak lazım.
Çünkü hastanelerdeki pek çok cihaz ama özellikle yoğun bakım cihazları elektrik konusunda çok hassas.
Bu cihazlar genelde kesintisiz güç kaynakları ile birlikte kullanılıyor ama uzmanlardan aldığım bilgiye göre kesintisiz güç kaynakları bu dalgalanmalara karşı yüzde yüz bir koruma sağlamıyor.
Bu yüzden de bu aralar hastaneleri elektriksiz bırakmamak şart.
Sanayi tüketiminin zaten düştüğü dönemde bunu yapmak zor olmasa gerek.