Hürriyet'te 50'ye yakın sendikalı çalışanın, evlerine gönderilen tebligatlarla işten çıkarılmalarının ardından, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar, görevinden istifa etmişti. Munyar, 38 yıl sonra Dünya Gazetesi'ne döndü.

38 yıllık bir aranın ardından Dünya Gazetesi'ne dönen Vahap Munyar, MedyaTava'nın sorularını yanıtladı.

Dünya Gazetesi’nin yeni künyesi dün yayınlandı ve 38 yıl aradan sonra sizi tekrar yuvada gördük.

- Evet, çok mutluyum, genel koordinatör olarak yuvamda tekrar hizmet vereceğim. Künyede okumuşsunuzdur, Hakan Güldağ yönetim kurulu başkanımız, genel yayın yönetmenimiz Ömer Türkdönmez devam ediyor, genel yayın koordinatörümüz ise daha öncede Dünya’da çalışmış olan Talip Aktaş. Ben biraz işin mutfağından uzak duracağım, yukarıdan destek vereceğim, haftanın beş günü yazı yazacağım, yayın kurulunda olacağım elbet ama bu işlerde son kertede birisinin karar vermesi gerekiyor, o kişi de yönetim kurulu başkanımız Hakan Güldağ olacak.

Dünya gazetesi bir takım sıkıntılar yaşadı, binası satıldı, bu 38 yıllık süreçte ne değişim gördünüz? Yaşanan sıkıntılar için bir kırılma noktası denebilir mi?

- Dünya Gazetesi’nin yaşadığı sıkıntılar yeni değil, sürekli sıkıntılar yaşadı ve çözdü ama hep çözdü. Bu gazeteyi Hürriyet’in başındayken ekonomi gazetesine dönüştüren Nezih Demirkent’tir. Sonra Nezih Bey Hürriyet’ten ayrılınca Dünya Gazetesi’nin başına geçti ve gazeteyi Anadolu’ya KOBİ’lere açtı, KOBİ’leri kucaklayan stratejinin yaratıcısı Nezih Bey’dir.

Gazetemizin üzerinde de her zaman kurucumuzdur diye ismi kalacak. İşletme ayrı bir şey gazeteci babanın kızı olmak ayrı bir şeydir. İşletme daha çok finans anlamayı gerektiriyor. Zaman zaman gazetenin bir önceki sahibi Didem Demirkent; “gazeteyi kapatalım, sadece dijital olsun” aşamasına geldi, diğer şirketlerinden dolayı sıkıntılar yaşadı. Bunun üzerine içeriden hem başyazarımız Osman Arolat hem de başdanışmanımız Rüştü Bozkurt hem GYY’miz Hakan Günday o sırada itiraz ettiler, bizde dışarıdan eski ‘Dünya’lılar olarak “aman kapanmasın” diyorduk.

Geçen Ocak ayında Hakan Güldağ Dünya Gazetesi’nden ayrıldı, sonra gazete üzerine çalışmalar, bazı denemeler yaptılar. Didem Demirkent, Hakan Güldağ ile görüşerek Dünya Gazetesi’ni devretmeyi kabul etti. Sonunda bulunan çözüm, Dünya’nın bürolar dahil 140 çalışanının tazminatlarını üstlenerek ve markayı da üç yıllığına ayda belli bir kira bedeli ödenerek çalışanlara devri yönünde oldu. Üç yıl sonunda satın alma opsiyonu var.

Hakan Güldağ tek tek çalışanlar ile konuştu; “arkadaşlar tazminatları şimdi isterseniz biz de ödeyemeyiz ama gelin tazminat karşılığının tamamı ya da bir kısmı karşılığında bu gazetenin hissedarı olun, hep beraber patronculuk oynamadan gazeteyi ayakta tutalım” diye teklif etti. Arkadaşların önemli bir kısmı da bunu kabul etti ve sistem kendini çevirecek bir noktaya doğru ilerliyor. Son üç aydır yeni yerinde çıkmaya başladı, sanki yürütebileceğimiz yönünde ipuçları almaya başladık. Dünden itibaren de çok destek gelmeye başladı, hale yola koyacağız gibi görünüyor.

Dünya Gazetesi yoluna girdi ama ekonomik krizin ortasında bu yeni döneme başlamak biraz şanssızlık oldu, kriz en çok sizi vuruyordur?

- Kesinlikle! Kolay bir dönem değil ama şöyle bir şansımız var, malum gazetelerin reklam bedelleri çok yüksek, markalar açısından birine reklam verince diğerine vermemek olmuyor, tartışma çıkıyor. Hatırlarsınız Habertürk’ün basılı gazetesi kapandığı zaman Fatih Altaylı şöyle bir şey söylemişti: “Bir gazeteye ilan veren şirkete diğer 30 gazete de ‘bize de ilan ver’ diye yükleniyor.” Dünya Gazetesi bu tarz ilişkilerden uzak bir gazete. Bizim gazete iş dünyasının sesi olduğu için bu dünya bize biraz daha pozitif ayrımcılık yapabilir. Reklam fiyatlarımızda pahalı değil, dolayısıyla böyle çevirebiliriz diye düşünüyoruz, aldığımız mesajlar bu yönde.

Maaş ödemeleri nasıl olacak?

- Henüz oranlar netleşmedi. Son yıllarda çalışanların maaşları kimi zaman üç ay kimi zaman beş ay geriden geliyordu, çalışanlar ev bütçelerini yönetemez hale gelmişlerdi. Tazminat bedelleri üzerinden oranlar belli olunca bu sıkıntılarda ortadan kalkacak. Şurası bir gerçek ki orada bir kişinin daha çok öne çıkması önemli, her kafadan bir ses çıkarsa yönetmek zor olur. Bu isimde yönetim kurulu başkanımız Hakan Güldağ’dır.