Eski Cumhuriyet gazetesi yazar ve çalışanlarının mahkûmiyet kararlarının Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından bozulmasının ardından davanın yeniden görülmesine İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün başlandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bozma kararı vermesinin ardından 27. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülen davada savcı gazetecilerin cezalandırılmasını talep etti.

Davayı çok sayıda gazeteci ve avukatın yanı sıra İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, TGC Başkanı Turgay Olcayto, CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu takip ediyor. RSF, Article 19, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, P24, DİSK Basın-İş, HRW, TGC Başkanı Turgay Olcayto ile çok sayıda gazetecilik ve hak örgütü temsilcisi, Cumhuriyet Davası'nın Yargıtay bozma kararı sonrası İstanbul 27. ACM'de 13 gazeteci başlayan yeniden yargılamayı dayanışma için izliyor.

Duruşmada yaşananlar şöyle:

Savcı ilk kararda direnilmesini istedi

13. 45 Duruşma Yargıtay'ın bozma ilamının okunmasıyla başladı. Ardından savcı mütalaasını açıkladı. Savcı yerel mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına karşı direnmesini talep etti.

14.05 Sanıkların mütalaaya karşı beyanları alınıyor. Kadri Gürsel mütalaayı kabul etmediğini, beraatini istediğini söyledi. Avukat Köksal Bayraktar "Yargıtay ve AYM’nin Türkiye hukuk tarihinde son derece önemli olan kararına mahkemenin uymasını arz ederim.İddia makamının mütalaası her yönden yanlış ve hatalı" dedi.

Avukat İlkan Koyuncu da "Bozmaya uyulmasını talep ediyoruz. Direnme kararı verirseniz diye söylüyorum, bitmiş bir yargılamadan bahsediyoruz. Yurtdışı çıkış yasağı da kaldırılmalı" dedi.

Çizerlere "yasak"

Bu sırada mahkeme başkanı çizerlerin çizim yapmasını "yasak" diyerek engelledi.

Mahkeme Başkanı'ndan Akın Atalay'a: "Kaptan kim?"

14.10 Mahkeme Başkanı, yargılananlardan avukat Akın Atalay'ı "Evet kaptan, kaptan kim” diye çağırdı. Mahkemenin eski başkanı Abdurrahman Orkun Dağ da karar duruşmasından önceki celsede Atalay hakkında verdiği son "tutukluluğa devam kararında" "Gemiyi en son kaptanlar terk eder" demişti.

Salonda tepkilerin yükselmesi üzerine “espiri yaptım” dedi. Atalay mütalaayı kabul etmediğini söyledi. Atalay "Mütalaada Yargıtay kararının hangi yönden hukuka aykırı olduğuna değinilmedi" dedi. 

Belen: Savcı mütalaasıyla Cumhurbaşkanını ve Bakanları da suçlamış oluyor

Avukat Bahri Belen "Yargıtay'ın  bozma kararında Ahmet Şık yönünden çelişki var. Bunu gördük" dedi ve şöyle devam etti:

"Savcının mütalaasından şu anlaşılıyor: Cumhurbaşkanı ve Bakanlar bu örgütü (FETÖ) biliyordu. Savcı aslında onları da suçlamış oluyor. Direnme istemeninin hukuki bir dayanağı olmalı. Bir hasım mütalaası olmamalıdır. Savcılık, sanıkların lehine olan delilleri de toplaması gereken bir makamdır. Bu görüşü yok sayıyorum abesle iştigal olduğunu düşünüyorum."

Şık: Savcı komploya ortak olmaya devam edeceğini belli etti, sizi göreceğiz

14.19 Ahmet Şık: "Cumhuriyet komplosu, hukuki saiklerle açıklama yapılacak bir dava değildir. Mafyalaşmış bir siyasi iktidar, ona tetikçilik yapma rol ve görevini üstlenmiş bir yargı ve işbirlikçisi medya ortaklığıyla kurulmuş bir komplodur. Ama tüm yargılamalar boyunca söylenen tek doğru suç işlendiğidir. O suçu işleyenler burada sanık sıfatıyla bulunanlar değil komplonun ortakları olanlardır. Savcı bey mütalaasıyla komploya ve suça ortak olmaya devam edeceğini beyan etmiştir. Sizin vereceğiniz karar bu suça ortak olup olmayacağınıza dair tercihinizi belirleyecektir. Söyleyeceklerim şimdilik bundan ibarettir."

Şık'ın avukatı Can Atalay "Anayasa’nın 83. Maddesi gereği durma kararı vermeniz gerekir. İstinaf mahkemesi ve Yargıtay’ın kararından bağımsız bir mahkemesiniz. Bu nedenle durma kararı vermeniz gerekir" dedi.

Engin: Savcı galiba hukuk dersinde pencereden dışarı bakmış

14.25 Aydın Engin konuşuyor. Mahkeme Başkanı bu sefer de "En yaşlı siz misiniz" dedi, salondakiler "kıdemlimiz" olarak cevap verdi. 

Engin şöyle konuştu: Mütalaayı dinlemeseydim konuşmayacaktım. Savcının hazırladığı iddianameyi bundan önceki mahkeme kabul etmişti. Bu bir hukuk ayıbıydı. Galiba kendisi hukuk derslerinde pencereden dışarıya bakmış."

Utku: Dava bir intikam operasyonu

14:31 Bülent Utku: Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan operasyon en başından beri siyasi amaçlı bir intikam operasyonudur. Yargılamanın hiçbir aşamasında bu değişmedi. Savcının mütalaasına karşı diyeceklerim budur.

Cinmen: Bu tarihe çakılan bir davadır

Utku'nun avukatı da Ergin Cinmen de "Ne yazık ki şimdi yine görüyorum ki hukukun amir ilkeleri yok sayılıyor. Bu davada suç teşkil eden fiilin ne olduğu belli değil. Ben böyle bir mütalaa beklemiyordum. Bu dava tarihe çakılan bir davadır. Lütfen artık Türkiye'yi kurtarın" dedi.

14.38 Davada yargılanan çizer Musa Kart "Yargıtayın bozma kararına katılmanızı talep ediyorum" dedi. Hikmet Çetinkaya da "Beraatimi istiyorum" dedi. Güray Öz de "Savcının mütalaasını dikkatle dinledim. Yargıtay’ın kararına uyulmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Hakan Kara da Yargıtay'ın bozma kararına uyulmasını talep etti.

Sabuncu: Gazeteciliğin üç yıldır yargılanması bitmemiş

14.42 Murat Sabuncu konuşuyor: Savcının mütalaasından anlıyorum ki gazeteciliğin üç yıldır yargılanma süreci bitmemiş. Yargıtayın kararına uyulmasını talep ediyorum. 

Mustafa Güngör de "Yargıtayın bozma kararının uyulması talep ediyorum. Mütalaayı kabul etmiyorum" dedi. Güngör "35 yıllık hukukçu olarak bu mütalaaya ne denir bilemiyorum" ifadesini kullandı. Orhan Erinç de bozma kararına uyulmasını talep etti.

Önder Çelik de mütalaayı kabul etmediğini, Yargıtay'ın bozma kararına uyulmasını talep ettiğini söyledi.

Mahkeme Başkanı: Türkiye yargılama zor, usül çok

14.46 Beyanların ardından son sözlere geçildi. Mahkeme Başkanı'nın "Türkiye'de yargılama yapmak zor tabii usül çok" sözleri üzerine salonda gülüşmeler oldu.

Belen'den "usül" hatırlatması

Avukat Belen "Önce mahkeme karar vermeli, bozmaya uyulursa son söz verilmeli. " diyerek usülü hatırlattı:

"Bozmaya uyulduğu takdirde adeta yeni bir yargılama başlar. Bu süreçte iddia makamının yeni görüşü, sanık avukatlarının varsa kovuşturmanın genişletilmesine ilişkin talepleri, yoksa esas hakkındaki görüşe göre son savunmalarını yapmalarına geçilir. Son söz sanıklara sorularak yargılama süreci sona erdirilir ve bundan sonra yeni bir hüküm kurulur. Bu hakımdan mahkemenin uyma ya da direnme konusunda karar vermeden sanıkların son sözlerini istenmesi usule uygun değildir."

Avukat Cinmen de "Son sözlerin sorulması mantığa aykırıdır. Şu aşamada yeniden söz verilmesinin anlamı yoktur. Mahkeme önce karar vermelidir ve yargılamaya devam etmelidir. 40 yıllık avukatım bunu ilk defa gördüm" dedi.

14.58 Duruşmaya 5 dakika ara verildi.

15.09 Duruşmaya devam edildi. Mahkeme Başkanı: Sanık avukatlarının bu talepleriyle ilgili bozmanın mahiyeti içeriği dikkate alınarak yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasında ara bozmaya direnme noktasından sonra son sözün sorulamayacağı ve bu nedenle CMK'daki 216/3 aykırılık teşkil edebileceği kanaatiyle uyma ve direnme hususunun son sözlerinin alınmasından itibaren hükümle birlikte degerlendirilmesine karar verildi.

Utku'nun avukatı Cinmen, mahkemenin kararının ihsas-ı rey (oyunu belli etme) olduğunu söyledi: "Direnme kararı verecekseniz uygulama tam da bu şekilde olur çünkü. Mahkemenin ihsas-ı rey yaptığını düşünüyor ve heyeti reddediyoruz."

Cinmen'in talebi "Duruşmayı uzatma amacıyla yapıldığı” gerekçesiyle heyetin reddi isteği mahkeme tarafından reddedildi.

Son sözlere geçildi. 

15.20 Hangi sona geldik, madem zorlanıyorum, sonunda ne olacağını bilmediğim için, ama ben her iki karara da uyacak bir son söz söyleyeceğim. Yargıtay kararına uymanızı bir kez daha talep ediyorum.