Meclis komisyonu çalışmalarını izleyen gazeteciler Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl dün akşam saatlerinde gözaltına alındı.

Haber yapmak için Giresun’da bulunan gazetecilerin kaldığı öğretmen evi ve araçlarının polis tarafından aranması, telefon, bilgisayar ve kamera dahil tüm cihazlarına el konulması tepkilere neden oldu.

Serbest gazeteci olarak çalışan Canan Coşkun emniyet ifadesinde, dosyayı iyi bilmesi nedeniyle komisyonda yer alan CHP’li milletvekili Jale Nur Süllü’ye danışmanlık yaptığını söyledi. Coşkun, danışmanlık yaparken aynı zamanda haber amaçlı olarak, dosyada ifadesini değiştiren tanık Mürsel Küçükal ile görüşmek için evine gittiğini aktardı.

Coşkun, olay gününü sorduğunda, yere yatarak Rabia Naz’ı nasıl bulduğunu anlatan Mürsel Küçükal’ın eşinin eve gelmesi üzerine birden dışarı çıkıp, ‘gelin size orada göstereyim’ dediğini aktardı.

Eşinin ‘beni bekleyin’ demesine rağmen Küçükal’ın beklemediğini, bunun üzerine evden çıktığını belirten Coşkun, Küçükal çok hızlı yürüdüğü için peşinden koştuğunu ifade etti. Küçükal’ın aynı evdeki gibi yerde sürünerek olayı aktardığını belirten Coşkun, buradan Rabia Naz’ın ilk sesini duyduğu çeşmenin oraya gittiklerini, dönüş yolunda Küçükal’ın eşinin de yanlarına geldiğini söyledi.


Kazım KIZIL

Bu sırada çekim yapan Kazım Kızıl’la birlikte Şaban Vatan’la karşılaştıklarını, Vatan’ın Küçükal’a “Sen ifadeni neden değiştirdin?” diye sorduğunu ve ikilinin konuşmaya başladığını ifade eden Coşkun, bu andan itibaren taraflara herhangi bir soru sormadığını vurguladı. Coşkun bu süre boyunca ses kaydı almaya devam ettiğini, kayıt dinlendiğinde konunun daha iyi anlaşılacağını belirtti.

Canan Coşkun’un ifadesinin alınması gece geç saatlerde tamamlandı. Coşkun’un ardından Kazım Kızıl’ın ifadesinin alınmasına başlandı. Bu sırada iki gazetecinin kaldığı Öğretmen Evi’nde ve araçlarında da arama yapıldı. Baba Şaban Vatan da sabah saatlerinde polisler tarafından ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.

GÖZALTILARA TEPKİ

Öte yandan DİSK Basın İş Başkanı Faruk Eren, avukatı aracılığıyla gazetecilerin durumu hakkında bilgi aldı. Eren, “Canan Coşkun üyemizdir, kendisi araştırmacı bir gazetecidir. Komisyon üyeleri de kendisinden danışmanlık talebinde bulunmuş. Aynı zamanda haber amaçlı görüşmeler yapıyormuş. Gazeteler ve gazeteciler cinayetlerin üzerini örtmek için değil, gerçekleri araştırmak için vardır. Biliyorsunuz bu olayla ilgilenen bir gazeteci de ölüm tehditleri aldığını söylemişti. Polis, gazetecileri gözaltına almak yerine Rabia Naz’ın ölümünü kamu vicdanını rahatlatacak şekilde aydınlatmalıdır. Her iki gazeteci bir an önce serbest bırakılmalıdır” dedi.