Brand Week Istanbul, ikinci günün ilk yarısında oyun kuran ve oyun bozanları ve marka yöneticilerinin galaksi rehberini şekillendiren isimleri ağırladı.

Öykü Dialogue International Ajans Başkanı Necati Özkan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyası sürecini ve stratejik altyapısını anlattı. Özkan kampanyanın stratejik temeline, hikâyelerin gücünü yerleştirdiklerini söyledi. Amaçlarının gerçekleri hikâyeleştirmek olduğunu söyleyen Özkan, bu gerçeğin de İmamoğlu’nun kişiliğinden yola çıktığını belirtti.

Dört temel bileşenden bahsetti Özkan:

* Hikâyeye sadakat
* Dinleyiciye sadakat
* Değerlere sadakat
* Hedeflere sadakat
Verinin kreatif kullanımı konusunda da kampanyada ciddi adımlar attıklarını ekleyen Necati Özkan’ın şu sözleri kaldı akıllarda: “Daha sert muhalefet yaparak değil, daha iyi hikâye anlatarak kazanabilirsiniz.”

Kurallara kafa tut!

Be More Pirate kitabının yazarı Sam Coniff, kurallara karşı çıkan bir isyancının aynı zamanda nasıl profesyonel olabileceğini ve bunu yaparken kendi hikâyesindeki yolculukları anlatmak üzere sahneye çıktı. Geleceği tasarlamak için kuralları değiştirmek, kuralları değiştirmek içinse korsanları örnek almamız gerektiğine inanan Coniff, her şeyin kırılıp dökülmeden ve isyankar bir tavırla da yeniden inşa edilebileceğinden bahsetti.

Coniff, kendi kitabının tanıtımında aldığı risklerden adına açılan davalara, korsanlığın detaylarından onları profesyonel ve sevimli kılan özelliklere kadar bugün itaatkârlığın değil isyanın ilham kaynağı olabileceğini belirtti.

Görünmez olanı görmek

“Dün, Bugün ve Yarın: Köklü Bir Marka Mirasından Yenilikçi Deneyimler Yaratmak” başlıklı oturumda, Coca-Cola Endüstriyel Tasarım & Kullanıcı Deneyimi Kıdemli Direktörü Damian Mycroft katılımcılarla buluştu. Doğumundan bugüne Coca-Cola’nın hikâyesini anlatan Mycroft, bugün her gün yalnızca Küba ve Kuzey Kore dışında dünyanın her bir köşesinde günlük 1,9 milyar adet tüketilen Coca-Cola’nın ilk kez 5 sent karşılığında 1886 senesinde satıldığını belirtti.

Gelişen teknolojilerle markanın ürünlerinde ve araçlarında inovatif tasarımlara imza atan Mycroft, tasarım dilinde “contemporary nostalgia” ismini verdikleri, Coca-Cola’nın 80’li yıllardan bugüne gelen nostaljik havasını bozmadan yeni teknolojilere adapte edebilmek için çalıştıklarını ve bugün “freestyle” ismini verdikleri bir stratejiyle ürünlerini tüketicileriyle buluşturan yeni araçlar geliştirdiklerini anlattı.

Markanın faydalar, kararlar ve gezegen üçlemesinin kesişiminde, wellness, sıvı alma, içerik, kişiselleştirme, dağıtım ve paketleme kalemlerine çok önem verdiğini ve bu üçlemeyi en iyi şekilde sağlayarak tüketicilerine ulaşmak konusunda çok büyük efor sarf ettiğini de Mycroft’un ağzından Brand Week sahnesinde dinledik.

Markalar nasıl iyi insan olur?

Markalar Nasıl İyi İnsan Olur başlıklı konuşmasıyla sahnedeki yerini alan Serdar Erener, yüzde 51 oranla gelecekle ilgili kötümser olduğunu açıklayarak sözlerine başlarken gelecekle ilgili tedirginlik duyan kitleye karşı mesleğimizin bize neler kattığını da tartışmaya açtı.

YouTuber ekonomisinin kaliteli içerik üretmediğine ve çoğu kişinin de böyle düşündüğüne inandığını belirten Erener, kaliteli içerik üretmenin önemine dikkat çekerek markaların bu süreçte nasıl bir yol izlemesi gerektiğine değindi: “Drucker, şirket kurmanın amacının müşteri kazanmak olduğunu söylemiş, torunu da kültüre yaratmak olduğuna inanıyor ve soruyor: Peki şirketler, ürettikleri ürün dışında neye inanıyorlar? Günümüzde brand purpose kavramı sıklıkla kulağımıza çalınıyor. Markalar müşteri kazanmakta zorlanmaya başladı. İnsanların yüzde 34’ü kullandıkları markalara güveniyor. Durum şirketler açısından hiç iyi değil.”

İnsanların 74’ünün reklamları atlamanın bir yolunu bulduğu bilgisini paylaşan Erener, katılımcılara ‘hem şirketlere güvenilmiyor hem de reklamlarına bakılmıyor peki ne olacak?” sorusunu yöneltti. “Reklamcı duygu taciridir. İnsanlar faydaya koşmaz, akıllarını kullanamazlar, duygularıyla tetiklenirler. Reklamcı fayda satmaz, faydayı seyri zevkli bir şeyin sosuna banarak satar.”

Marka destekli kısa filmler evreninin büyüyeceğini öngören Erener, bunun önümüzdeki dönemin formatlarından biri olacağını paylaşarak bu doğrultuda MediaCat ShortCase yarışmasının hayata geçirildiği bilgisini paylaştı.