TELE1 TV ekranlarında yayınlanan Sedef Kabaş’ın ‘Halk için, halk adına’ programına Altan Öymen, Uğur Dündar ve Hüsnü Mahalli konuk oldu.

Sedef Kabaş'ın ‘Geçmişte darbeler yaşandı. Türkiye medyasında böylesine baskıcı bir dönem yaşanmadı' ifadeleriyle basınının üzerindeki baskıyı anlatması üzerine Altan Öymen, basın tarihinden örnekler vererek yaşananların boyutunu anlattı. 

Gazeteci ve CHP eski Genel Başkanı Altan Öymen'in ifadeleri şöyle oldu:

Yaşanmadı. Niye yaşanmadı? Çok tutuklamalar oldu. Hapse giren gazeteciler oldu. Basına baskıları dönem dönem yaşadık hepimiz. Fakat şöyle bir şey var: 1950'de başladı bu işler. Türkiye'de ilk iktidar değişimi 1950'dedir.

1946 seçiminden itibaren çok partili demokrasi başlamıştır. İlk 1950'de de iktidar değişmiştir. Başlangıçta demokrasinin ilkeleri üzerine bir anlaşma vardı 1946 ile 50 arasında. Sonra çok ileri bir seçim kanunu ile (o dönemin şartları ile) seçime girildi. Demokrat Parti kazandı. İktidar değişti. Başlangıçta diğer demokratik ülkelerde nasıl ise demokrasi orada da öyle oldu.

Ben 1950'de gazeteciliğe başladım. Ve ilk dönemde her şeyin yazılabileceği her karikatürün çizilebileceği günler, yıllar yaşadık. Ulus'un yazarı vardı Burak. Rahmetli Menderes için çok itici karikatürler bile yapardı. Ona tahammülsüzlük de fazla gösterilmedi. Fakat 54'ten sonra yavaş yavaş tahammül azaldı iktidarda. Basın kanunu değişikliği yapılmıştı.

Basın kanunu büyük ölçüde liberalleştirilmişti. Uygulamalar da öyle olmuştu. Bir iki ufak tevkif olduktan sonra artık gazeteci denilen insan tevkif edilmiyordu. Ne zamana kadar? Hakkında karar verilecek mahkemelerde ve o tasdik edilecek. Eski deyimle kaziye-i muhkeme haline gelecek. Kesin hüküm gelecek. Ondan sonra cezaevine koyarlardı.