Atv ana haber yayınında Kaz Dağları'ndaki ağaç katliamını protesto eden CHP'li, HDP'li vekilleri, ağaç katliamını haber yapan Fox TV, Cumhuriyet ve Sözcü'yü hedef gösterdi. Yüksel Caddesi'ndeki "İşimizi geri istiyoruz" eylemlerini ise katliama karşı yapılan protestoya bağlamaya çalıştı.

Kaz Dağları’nda maden çıkarmak üzere binlerce ağaç kesilmesi üzerine yaşam savunucuları geçtiğimiz günlerde Kaz Dağları’nda eylemdeydi.

Sendika.org'un haberine göre eylem, yandaş Atv’de akşam haberlerindeydi. “Gerçekten doğa mı katlediliyor yoksa mesele başka mı” sorusuyla işlenen haber AKP’nin Gezi Direnişi’ni bir kez daha ortaya çıkardı. Haberde Fox TV, Cumhuriyet Sözcü; CHP’li işinsanları, milletvekilleri, CHP Çanakkale Belediye Meclis üyesi Egemen Ergun, Yüksel Direnişçileri ve HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy hedef alındı.

Fox, Sözcü ve Cumhuriyet “radikal sol bülten” ilan edildi

“Kaz Dağları’nda doğa katlediliyor diye başlatılmak isteniyor diye başlatılmak istenen bir büyük provokasyon günlerdir gündemin ilk sırasına taşınmak isteniyor” diyen sunucu “Bunu yapanlar başta CHP ve HDP, hem de CHP’ye hem de HDP’ye yandaş olan medya, yani Fox başta olmak üzere Sözcü, Cumhuriyet başta olmak üzere bazı radikal sol bültenler” ifadelerini kullandı.

“Gezi günlerinde olduğu gibi…”

Söz konusu maden alanının Kaz Dağları’nda 40 kilometre uzaklıkta olduğunu söyleyen sunucu, protesto eylemine ilişkin ise “Binlerce kişi Kirazlı mevkiinde CHP’nin, HDP’nin ve sol örgütlerin çağrısıyla buluşmuş, hakaretler, küfürler havada uçuşmuştu. Öyle ki 2013 Mayıs’ında da yani Gezi günlerinde de olduğu gibi büyük kalkışma çağrıları bile yapıldı” ifadelerini kullandı.

Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılmak istenmemiş!

Çanakkale Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Ali Uzun, diğer ise Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, ekrana getirilen görüntülerde söz konusu maden alanının Kaz Dağları’na 40 kilometre uzaklıkta olduğunu, Kaz Dağları’nın talanının söz konusu olmadığını, içme suyunda bir kirlilik oluşmayacağını ileri sürdü.

Sunucu ise bunun üzerine, “Bu noktada diyebilirsiniz ki katliamın nerede olduğu fark eder mi? Tabii ki fark etmez. Fakat ortada denildiği gibi bir katliam varsa. Hatırlayın Gezi Parkı’nda 3-4 ağacın yeri değiştirildiği için yani bulundukları yerden başka yerlere dikildiği kıyamet koparılmak istenmişti. Aslında buradaki durum da pek farklı değil” dedi.

Oysa Gezi Direnişi, ağaçların yerinin değiştirilmesinden değil tam aksine ağaçların kesilerek parkın yerine yapılmak istenen Topçu Kışlası nezdinde yağma ve talan politikalarına karşı başlamıştı.

“İşletmeleri var ama maden üzerinden provokasyona kalkışıyorlar”

Sunucu, daha sonrasında maden ruhsatının 12 Mart 2001’de yani AKP kurulmadan önce verildiğini kaydetti ve bu sefer de hedefine CHP’yi aldı. İlk önce “CHP’li işadamları”nın Çanakkale sınırları içerisinde 8 maden arama tesisi, 11 kömür işletmesi ve 40 da mermer ocağı olduğunu belirten sunucu, “Yanlış anlaşılmasın biz CHP’li işadamlarının işletmesi olmasın demiyoruz, elbette olsun ama kendileri maden işleten CHP’lilerin tam 18 yıl önce ruhsatlandırılan bir başka maden üzerinden provokasyona kalkışmalarını da anlamıyoruz” dedi.

Sunucu, Kaz Dağları’nın sit tescilinin kaldırıldığı 28 Eylül 2000 tarihinde 6342 sayılı kararda, bir yıl sonra CHP Kayseri Milletvekili adayı olacak olan Şeniz Atik’in imzasının bulunduğu söyleyerek Kaz Dağları’na ilişkin manipülasyon çabalarını sürdürdü.

“Gezi’de birçok şeyi başardık” sözü “itiraf” sayıldı

Atv’nin bir sonraki hedefi ise Çanakkale Belediye Meclis Üyesi CHP’li Egemen Ergun’du. Ergun, ekranlara getirilen bir görüntüde “Yaptığımız direniş örnek oluyor diye düşünüyorum. Biz Gezi’de birçok şeyi başardık, ODTÜ’de birçok şeyi başardık, burada da sonuna kadar direneceğimizi ve birçok şeyi başaracağımızı, altıncı emperyalistleri bu bölgeden kovacağımızı düşünüyorum” dedi. Bu görüntü sırasında ekranın altında ise “Kendi ağzıyla itiraf etti” ibaresi yer aldı.

“İşimizi geri istiyoruz” eylemi de Kaz Dağları “provokasyonu”na dahil…

Kaz Dağları’na ilişkin “provokasyon”ları sıralayan sunucu dün akşam Ankara’da düzenlenen “bir eylem”den de bahsetti. Sunucu eylemlerle ilgili şu ifadeleri kullandı:

 Tesadüf deyin ya da demeyin. Gündüz Kaz Dağları adı altında o eylem sahnelendikten birkaç saat sonra hava karardığında bu kez Ankara Kızılay’da bir grup birden bire ortaya çıktı. Yasadışı gösteri yapmak istediler ama Ankara polisi oradaydı. Eylemcilere dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu. Yapılan çağrı karşılık bulmayınca da çevik kuvvet gruba müdahale etti. 25 eylemci gözaltına alındı. Dedik ya belki tesadüf ama lütfen bu eylemi az önce o sesle birlikte değerlendirin ve yorumunuzu öyle yapın.

Oysa Ankara’da OHAL döneminde ve sonrasında valilik tarafından keyfi biçimde pek çok eylem yasaklanmış, bu eylemlerde çok sayıda kişi darp edilerek gözaltına alınmış ve yaralanmıştı. Sunucunun bahsettiği eylem ise OHAL KHK’leri ile kamudaki görevlerinden ihraç edilen ve “İşimizi geri istiyoruz” diyen Yüksel Direnişçilerinin eylemiydi ve 1000’inci günündeydi. Ayrıca olay yerine polis sevk edilmedi, çünkü neredeyse 2 yıldır Yüksel Caddesi ve Konur Sokak kesişiminde polislerin sürekli beklediği bir karakol bulunuyordu.

“Doğa katliamlarına son verin” diyen Tarkan es geçilmedi

Kaz Dağları’ndaki ağaç katliamına ilişkin pek çok yurttaş gibi sanatçılar da tepki gösterdi. Bu sanatçılardan bir tanesi Tarkan’dı. Tarkan Twitter hesabından yaptığı paylaşımla “Yeter artık, kendinize gelin. Halkınıza ihanet etmeyin, vicdanınıza kulak verin. Doğa katliamlarına son verin” demişti. Bu ifadeleri nedeniyle Atv’nin bir sonraki hedefi de Tarkan oldu.

Gazetelerde Tarkan’ın 2011’de Kaz Dağları’nda 10 villalık bir iste için yatırım yapma kararı aldığını söyleyen sunucu 2015 yılında ise İstanbul Beykoz’da binlerce ağacın kesildiği bir alan inşa edilen bir siteden 2 milyon dolara villa aldığı yönünde haberler olduğunu söyledi. Sunucu, “yatırım kararı”nın hayata geçip geçmediğine ilişkin ise herhangi bir bilgi vermedi.

“Bu topraklar bizim” diyen Ersoy da hedef alındı

Sunucunun son hedefi ise HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy’du. Dersim ve Datça’daki orman yangınlarını PKK’nin üstlendiğini, CHP, HDP ve İyi Parti’nin bu konuya ilişkin hiçbir söz söylemediğini ileri süren sunucu “Ersoy ilginç bir tanım yaptı. Kendisi ve arkadaşlarından ‘dağ savunucuları’ diye bahsetti” dedi. Ersoy’un şu sözleri ekrana getirildi:

11 gündür burada Çanakkale’de halkı başta olmak üzere bütün dağın savunucuları nöbetteler. Üç beş ağaç mevzu değil. Eğer burada bu madende siyanürle altın çıkarma başladığı andan itibaren bu ülkede bu memlekette bu Kaz Dağları’nda tamamen yaşam bitecek. Ben buradan özellikle Balıkesirli olarak, 40 yıldır Altınoluk’ta yaşayan bir arkadaşınız olarak bütün hemşerilerime seslenmek istiyorum: Bu topraklar bizim, bu doğa bizim, doğa için, topraklarımız için, su için hepinizi mücadeleye çağrıyorum. Bu ülke bizim bu memleket bizim.

Ersoy’un bu sözleri “PKK sabotajlarına sus pus ama…” yazısıyla ekrana getirildi.