Dünyanın en gördüğü en büyük nükleer felaketten yalnızca birkaç saat sonra mühendis Oleksiy Breus, Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 numaralı reaktörünün kontrol odasındaydı.

1982 yılında bu yana santralde görevli olan genç mühendis, 26 Nisan 1986 sabahında yaşanan felaketin hemen sonrasına tanıklık ediyordu.

HBO/Sky televizyonlarının ortak yapımı olan beş bölümlük Çernobil dizisi, dizi ve filmleri değerlendiren IMDB sitesinde, en çok puan alan seri konumuna yerleşti.

Rus ve Ukraynalılar diziyi internet üzerinden takip etti ve Rusça yayın yapan film eleştiri sitesi Kinopoisk de seriye yüksek puan verdi.

Peki dizide yer alan karakterler ve olaylar, gerçekte yaşananlarla birebir aynı mıydı?

Örneğin, dizide felaketin sorumlularından biri olan gösterilen Anatoly Dyatlov ile ilgili farklı gerçekler dile getiriliyor.

BBC Türkçe'nin haberine göre; dizide yer alan birçok ana karakterle birebir çalışmış olan Oleksiy Breus, diziyle ilgili kendi kanısını paylaşıyor.

Uyarı: Bu yazı, diziyle ilgili bazı ayrıntıları da barındırıyor. (Spoiler)

Ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu?

Oleksiy Breus, felaketin yaşandığı sabah santral alanına getirilmiş olmalarını, "Reaktör öylesine hasar görmüştü ki, bizim için orada yapılacak hiçbir şey yok gibiydi" cümlesiyle anlatıyor.

O sabah tanık oldukları ile dizinin anlatımı arasında parallelikler bulunduğunu ama Çernobil dizisinin kurgu olaylara yer verdiğini de söylüyor:

"Çernobil felaketi, çok sayıda insanı içine alan küresel bir felaket olarak, çok güçlü bir şekilde tasvir ediliyor. Ayrıca, o zamanki duygu ve ruh hali hem personel hem de yetkililer çerçevesinde, son derece kesin bir şekilde yansıtılıyor.

"Ancak teknolojik bağlamda bazı tutarsızlıklar var. Bunlar yalan olmayabilir, ama kesinlikle kurgular."

Viktor Bryukhanov (solda), yanında Anatoli Dyatlov (turuncu gömlekli) ve onun da yanında şef mühendis Nikolay Fomin, mahkemedeler.

Ana karakterler gerçekle ne kadar paralel?

Felaketin anlatıldığı dizide sorumlu konumda gösterilen üç kişi var: Santralin yöneticisi Viktor Bryukhanov, şef mühendis Nikolay Fomin ve şef mühendisin yardımcısı Anatoli Dyatlov.

Oleksiy Breus'a göre, bu üç karakterin dizideki tasviri, kurgunun ötesinde "bariz bir yalan":

"Karakterleri değiştirilmiş ve çok yanlış anlatılmış. Cani gibi gösterilmişler ki bunun gerçekle ilgisi yok.

"Özellikle Anatoli Dyatlov, baş kötü olarak tasvir ediliyor. Bunun nedeni, santral çalışanları ve yardımcıları tarafından başlarda, yanlış anlaşıldığından olabilir. Tanıyanların onun hakkındaki fikirleri sonrasında değişmişti."

Bu üç isim, felaket sonrasındaki hukuki süreç sonunda, 10 yıl çalışma kampında tutsaklığa mahkum edildi.

Serinin yaratıcısı olan Craig Mazin, özelllikle Dyatlov'un "tam bir zorba" olduğunu savunmaya devam ediyor.

Breus, Anatoli Dyatlov'dan çalışanların korktuğunu kabul ediyor ama ekliyor, "O kontrol odasındayken, herkes gerilirdi. Ancak ne kadar katı olursa olsun o üst seviye bir profesyoneldi"

Radyasyon ile ilgili anlatım gerçekçi mi?

Mühendis Oleksiy Breus'e göre, dizinin yaratıcıları, radyasyonun insan vücudu üzerindeki etkilerini iyi tasvir etti.

Breus, dizide yer alan karakterlerden, Oleksandır Akimov ve Leonid Toptunov ile patlamadan sonra konuştuğunu ikisinin de "en hafif tabirle iyi görünmediğini" anlatıyor.

Olaydan iki hafta sonra, radyasyon zehirlenmesine bağlı sendromlar nedeniyle Akimov ve Toptunov, Moskova'da hayatını kaybetti.

"Radyasyon maruziyeti, kırmızıya çalan deri, yanıklar ve su toplamaları hakkında herkes konuşurdu ama hiçbir zaman böyle gösterilmediler. Ben o gün mesaimi bitirdiğimde, ciddi bir güneş yanığı olmuşum gibi derim kahverengiydi."

Felaketin üzerinden geçen birkaç hafta içinde 29 santral çalışanı ve itfaiyeci hayatını kaybetti.

Sovyet Rusya'nın tasviri ne kadar doğruydu?

Oleksiy Breus, kazanın Sovyet nükleer sistemindeki temel sorunları ortaya koyduğunu anlatıyor.

Ancak dizinin birçokları tarafından övülen detaycılığında, Sovyet Rusya'sının anlatımında basmakalıplıklar olduğunu savunuyor.

"Bu tipik bir Batılı gözünden Sovyet Rusya tasviri; Büyük bir bardak, votka, her yerde dolaşan KGB ajanları"

Breus, dizinin felaketin boyutlarını ortaya koymasından dolayı ise önemli olduğunu söylüyor.