37 kişisel sergisi bulunan ressam Ayfer Demircioğlu'nun Bursa'da açtığı sergisi 'müstehcenlik' üzerine yapılan şikayet gerekçe gösterilerek kapatıldı.

Altı ay önce ressam-akademisyen Avni Yamaner’le ortak bir sergi açmak üzere başvuruda bulunan Ayfer Demircioğlu, Bursa Büyükşehir Belediyesi Tayyare Kültür Merkezi ile iletişime geçti. Serginin açılması için gerekli belgeleri topladı ve talep edilen ücreti yatırdı.

"NEDEN ÇARŞAFLI KADINLAR YOK"

Neohaber’den Nilay Kamu’nun haberine göre; 15 Nisan Pazartesi günü akşam saatlerinde serginin açılışı yoğun katılımla gerçekleşti. Bursalılar tarafından beğenilen sergiyi açılıştan bir gün sonra ziyaret eden ve ismi öğrenilemeyen bir vatandaş, sergide bulunan bazı eserleri sert sözlerle eleştirdi. Şahıs, resimleri müstehcen bulduğunu, eserlerin çıplaklık barındırdığını söyleyip ressam Demircioğlu’yla münakaşaya girdi.

Demircioğlu'nun sakinleştirme çabalarına karşın erkek şahıs, "Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde yaklaşık iki ay önce kaldırılan iki heykeli ben kaldırttım. Bu resmi de kaldırtacağım. Çıplak kadınların sergilenmesine 'sanat' diyorsunuz peki çarşaflı kadınlar neden yok? Sizi şikâyet edeceğim" diye bağırdı.

Bu sırada ressam Ayfer Demircioğlu, "Beyefendi bizim resimlerimizi sanatsal çerçevede eleştirebilirsiniz. Sizin çıplaklık barındırdığını iddia ettiğiniz resimlerde çıplaklık yok. Bunlar figüratif eserler ve çıplaklık içermiyor. Siz de, çarşaflı kadınlardan oluşan bir resim sergisi yapma özgürlüğüne sahipsiniz. Bu sergiyi açınız biz de gelip sizin eserlerinizi değerlendirelim, sanatsal içerikli yorumlarımızı ortaya koyalım, eleştirelim" diye karşılık verdi.

Öfkeli tavırlarıyla dikkat çeken şahıs Demircioğlu sözlerini tamamlamadan "Bu resmi kaldırtacağım" deyip sergiden ayrıldı.

Tartışma yaratan söz konusu resim

“ŞİKÂYETİ İNCELEME GEREĞİ BİLE DUYMADILAR”

Bir gün sonra sergisi kapatılınca ressam Ayfer Demircioğlu tam anlamıyla şoke oldu. Uluslararası başarıları olan Demircioğlu, süreci şu ifadelerle anlattı:

"Normalde şikâyet içerikli taleplerin incelenmesi 10 gün sürer. Bize yönelik şikâyet 18 saatte işleme kondu. Şikâyeti inceleme gereği bile duymadılar. Bir gün sonra Tayyare Kültür Merkezi'nden arandım. 'Yukarıdan gelen direktif' doğrultusunda sergideki nü resimlerin müstehcen bulunduğu ve ilgili resimlerin toplatılması gerektiği söylendi. Ancak sanata sansürü asla kabul etmeyeceğini kesin bir dille ifade ettim. ‘Ne derseniz deyin bu sergi toplanacak’ cevabıyla karşılaştım."

BURSA'DA DAHA ÖNCE DE HEYKELLER KIRILMIŞTI

Ressam Ayfer Demircioğlu'ndan önce aynı alanda Hayati Çetin'in sergisi sanatseverlerin beğenisine sunulmuştu ve Çetin’in sergisi 'nü' tablolardan oluşuyordu. Çetin’in eserlerinin sansüre uğramadığını söyleyen Demircioğlu, “Kendisiyle iletişime geçtim. Bu gelişmeyi de itiraz dosyama ekleyeceğim”dedi.

AKP'nin kalesi sayılan illerden Bursa’da sık sık sanat karşıtı eylemler yapılıyor. Bursa’da geçen yaz iki kez kısa aralıklarla Konak Kültür Evi’ndeki heykeller çıplaklık gerekçesiyle kırılıp parçalanmıştı.

Ancak Demircioğlu bu saldırının her yıl uluslararası çapta düzenlediği “Cumhuriyet Sergisi”nden kaynaklanabileceğini düşünüyor. Ünlü ressam, “Şikâyetler bu kadar kısa sürede işleme koyulmuyor ve şikâyetçi olan kişi daha önce de Devlet Güzel Sanatlar Galeri'sinde kadın ve erkek heykeli olmak üzere iki heykeli şikâyet ederek kaldırttığını gururla anlatıyor” dedi. Demircioğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sergimin toplatılacağı söylendi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Tayyare Kültür Merkezi’nde çalışan emekçi arkadaşları zor durumda bırakmamak adına bütün resimlerimi toplayıp kendi sergimden ayrıldım. Kendilerinden yazılı bir bilgilendirme istedim. Bana salon tahsis koşullarından '11. Madde’ye uymadığımı. Sergimin bu gerekçeyle kaldırıldığını illetiler."

Yaşanan olaydan sonra Ayfer Demircioğlu, sonraki sergilerini kültür sanat etkinliklerine önem veren Nilüfer'deki sanat evlerinde açacağını belirtti. Sanat hayatı boyunca dokuz sergide eserleri bulunan Demircioğlu, toplamda 37 kişisel sergi açtı. Söz konusu sergiyi ise sanatçı ve akademisyen Avni Yamaner ile beraber açmıştı, olay sonrası ise serginin kapatılması iki sanatçıyı da olumsuz etkiledi. Demircioğlu, eserlerinin belediyede yaptırım gücü olduğu düşünülen ve ismi tespit edilemeyen şahsın talebi doğrultusunda müstehcenlik gerekçesiyle kaldırılmasının akıl almaz bir gelişme olduğunu, sanat karşıtı sansürcü anlayışa karşı eylem çağrısında bulunduğunu ama kimsenin desteğini alamadığını belirtti.