Sosyolog Güven Dağıstan’ın kaleme aldığı “Yeni Dönemde Yerel Yönetimlerde Kurumsal İletişim” Scala Yayıncılık’tan çıktı. CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş, kitaba önsöz yazdı.

Güven Dağıstan kitapta, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri izleyerek, Endüstri 4.0 kavramları ile halkla ilişkileri birleştirdi. Dağıstan’ın, belediyelere halkı tanıyan ve halkın ihtiyaçlarına cevap veren iletişim planları oluşturmak için bu kitabı hazırladığı belirtildi.

Kitabın önsözünü ise CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş kaleme aldı. Alper Taş kitabın önsözünde, yerel yönetim anlayışları kentin sorunlarını çözme konusunda iflas etmiş durumda olduğuna değindi. Alper Taş, Endüstri 4.0 çağında teknolojinin öneminden bahsedip teknoloji kullanımının hem çevre duyarlılıkları açısından hem de kaliteli hizmet üretimi açısından önemli olduğunu belirtti.

CHP’nin Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Taş, Modernizmin, post-modernizmin, sosyalizmin ya da neo-liberal politikaların kent tasarımlarında farklılık gösterdiğini de anlattı.

İşte Alper Taş’ın kaleme aldığı “Yeni Dönemde Yerel Yönetimlerde Kurumsal İletişim” kitabındaki önsöz:

“Yerel yönetim, insanların gündelik hayatına birçok noktasından değdiği için son derece önemli bir konu. İnsanların kent yaşamını tercih etmesinden bugüne daha da karmaşıklaşan sorun alanlarına ilişkin çözüm arayışları gündemi belirliyor. Giderek merkezileşen hatta her düzlemde tek insana kadar daraltılan yerel yönetim anlayışları kentin sorunlarını çözme konusunda iflas etmiş durumda. O nedenle yerinden yönetim, katılım, halkın söz karar ve yetki sahibi olması gibi anlayışlar önem kazanıyor.

Dünya planında temsili demokrasinin derin bir kriz içinde olması; yerelde geliştirilecek doğrudan demokrasi örneklerini daha da kıymetli hale getiriyor. Bu noktada hem sorunların tespit edilmesi hem de çözüm süreçlerine katılımın sağlanması açısından teknolojiden yararlanmak çok önemli hale geliyor. Özellikle bilgi iletişim teknolojilerinin devreye sokulması çok daha kolay ve hızlı bir bilgilenme süreci yaratıyor. Ancak sorun teknolojinin sadece bilgilendirme ve katılım düzeyinde kullanılmasıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda üretilen hizmetlerde teknoloji kullanımı hem çevre duyarlılıkları açısından hem de kaliteli hizmet üretimi açısından son derece önemlidir. Aydınlatma, ulaşım, sağlık hizmetleri, gıda denetimleri vb. konularda teknoloji kullanımı demokratik bir kent planlaması açısından son derece önemlidir.

Kuşkusuz teknoloji tarafsız bir kavram değildir. Elini her değdiği alanı mükemmel hale getiren sihirli bir değnekten söz etmiyoruz. Teknolojinin ne olduğu kadar ne için ve kimin için kullanıldığı da son derece önemlidir. Kent içinde farklı çıkarlara sahip sınıfların, farklı etnik ve dinsel inançlara sahip toplulukların, cinsiyet ve yaş gruplarının yaşadığı yeniden yeniden kendini üreten bir mekansal bütünlüktür. O nedenle kentin her şeyden önce bir sınıflar mücadelesi alanı olduğu unutulmamalıdır. Her siyasal ve tarihsel düşünce ve ideoloji son tahlilde kendi suretinde bir kent yaratır.

Modernizmin, post-modernizmin, sosyalizmin ya da neo-liberal politikaların kent tasarımları son derece farklılıklar gösterir. Kent konusunda yapılacak bu ana tercih teknolojinin nasıl kullanılacağını da belirleyecektir. Örneğin sosyalistler için katılımın kolaylaştırıcısı olan teknoloji, otoriter rejimler için halkın kontrol edilmesinin parçası olabilir. Bu nedenle belediyecilikte teknoloji kullanımı üzerine çoklu disiplinli bir tartışmanın yürütülmesi, bu konuda araştırmaların yapılması kitaplar yayınlanması son derece önemlidir. Elinizde tuttuğunuz bu kitap da öncü çalışmalardan biri olmasıyla önem taşıyor. Bu tür çalışmalar sonuç olarak demokratik bir yerel yönetim anlayışına katkı sağladıkça ete kemiğe bürünecektir. Elbette geleceğin dünyası sibernetikle, robot kullanımıyla, yapay zekâyla vb. çok farklı bir dünya olacak. Ancak unutmamak gerekir ki gezegenimiz bütün bu gelişmelere karşın bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır belki de o nedenle insanlar kendi kaderlerini kendi ellerine alma göreviyle bugün çok daha fazla ilgilenmek zorundadırlar. Teknolojiye evet ama insan iradesine çok daha fazla evet.”