Avrupa bağımsız film sektöründe sürprizlere yol açması beklenen satın alma, 14 Ocak Cuma günü duyuruldu. Daha çok arthouse (bağımsız sanat filmleri) akış platformu olarak tanınan Mubi, saygın Avrupa prodüksiyon şirketi The Match Factory’i satın aldı.

Mali ayrıntılar açıklanmadı ancak anlaşma Mubi’yi biraz daha güçlendirdi.

Sözcü'nün aktardığına göre; gösteri dünyasından haberler paylaşan Hollywood Reporter, haberi verirken tüm bir şirketin tamamını satın almayı, film haklarını almaktan daha büyük bir adım olarak tanımladı. Ve Mubi’nin anlaşmadan çok daha önce Pablo Larrain’in Ema’sı ve Gianfranco Rosi’nin Notturno’su da dahil olmak üzere, Match Factory filmlerini yıllardır aldığına dikkat çekti. Şirketin şu anki hit filmi, Drive My Car, Japonya’nın Oscar’a girişi ve ABD eleştirmen grubu tarafından en iyi film seçilen ilk yabancı filmi.

BAĞIMSIZ VE ÖZEL FİLMLERLE ÖNE ÇIKIYOR

2006 yılında kurulan Match Factory, Cannes Palme d’Or ödüllü Uncle Boonmee Who Can Recall of His Past Lives, Oscar’a aday gösterilen Waltz With Bashir ve Toni Erdmann gibi farklı bağımsız ve özel filmleriyle ün kazandı.

2013 yılında Michael Weber ve Viola Fügen tarafından kurulan Match Factory Productions; Prayers for the Stolen, Memoria, Evolution, Never Gonna Snow Again, Martin Eden ve The Traitor gibi arthouse filmlerinin yapımcılığını ve ortak yapımcılığını üstlendi. En yeni projeleri arasında Amat Escalante ve Joshua Oppenheimer’ın filmleri yer alıyor.

Mubi’nin kurucusu ve CEO’su Efe Çakarel satın almayla ilgili şunları söyledi: “Match Factory’nin uzun süredir ortakları olarak Michael ve ekibine karşı büyük bir hayranlık ve saygı besliyorduk. Açık bir şekilde paylaştığımız hedefe ulaşmak için bize katılmaları için daha heyecanlı olamazdık: Güzel sinemayı dünyanın dört bir yanındaki film severlere ulaştırmak. Mubi ve Match Factory birbirini tamamlayan oluşumlar.”

KÜRSEL ÇAPTA ÖNEMLİ BİR ADIM

Match Factory’nin mevcut yönetim ekibi, operasyonlarını yönetmeye devam edecek ve Andreas Dresen, Lukas Dhont, Christian Petzold, Fatih Akın, Emin Alper ve Marco’nun yeni filmlerini içeren mevcut liste, anlaşma ve geliştirme projelerine odaklanmaya devam edecek. Mubi’nin Londra’daki genel merkezi, New York ve Los Angeles’taki ofisleri aracılığıyla Match Factory’nin varlığını genişletmesi beklense de şirket Berlin ve Köln’deki ofislerini sürdürecek.

Mubi’nin stratejisi sadece satın alma yönünde de ilerlemiyor. Akış platformunda deneyimli yöneticilerden oluşan ekipler oluşturulmuş durumda. Eski Amazon film şefi Jason Ropell, baş içerik sorumlusu olarak dikkat çeken isimlerden sadece biri. Ropell; tüm lisanslama, programlama, satın alma ve dağıtımı denetlemenin yanı sıra, artık Mia Hansen-Love’un One Fine Morning, Ekwa Msangi’nin Farewell Amor ve Rachel gibi şirket içi içerik üretmeye yönelik baskıya da öncülük ediyor.

Mubi bu stratejisi ve hamleleriyle küresel çapta hareket rahatlığı kazanıyor.