• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C

Konut satışları yerinde sayıyor

Konut satışları yerinde sayıyor
Erdoğan ‘Sandıktan istikrar çıktı’ diyor, rakamlar tersini söylüyor. Döviz alımı sürerken, ev satışları hiç kıpırdamadı.

Taraf / Seçim sonuçlarıyla ekonomiye istikrar gelecek beklentisi kısa sürdü. Ekonomideki dolarizasyon devam ediyor. 30 Mart - 4 Nisan haftası 430 milyon dolar satan yurtiçi yatırımcı 4 - 11 Nisan haftası sattığının 4 katından fazla yani 1 milyar 733 milyon dolarlık döviz alarak bankalardaki hesaplarına yatırdı.

Merkez Bankası verilerine göre bankalardaki döviz tevdiat hesaplarının tutarı 169 milyar 207 milyon dolarla yeni bir rekor kırdı. Gezi Parkı olaylarının ardından son 11 ayda Türkiyeli şirket ve yatırımcılar tarafından satın alınıp bankalara konulan döviz tutarı 35.4 milyar doları buldu. Bu alımın 14.8 milyar dolarlık bölümü, Hükümet üyeleri hakkında yolsuzluk ve rüşvet skandalının patlak verip, yargı skandallarının etkisiyle siyasi istikrarsızlığın arttığı 17 Aralık’tan sonra gerçekleşti. 

Son verilerle birlikte, döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduatlara oranını gösteren ‘dolarizasyon’ oranı yüzde 39.5 seviyesine çıktı. Bankalardaki her 10 TL’lik mevduatın 40 TL’sinin dövizde olduğunu gösteren bu oran 2005 yılından bu yana en yüksek seviyeyi ifade ediyor. Söz konusu veri aynı zamanda TL’ye güvenin son bir yıl içinde hızla azaldığının da önemli bir kanıtı olarak göze çarpıyor.

ERDOĞAN ‘İSTİKRAR GELDİ’ DEDİ AMA...

Başbakan Erdoğan seçimden hemen sonra, sonuçların Türkiye ekonomisi ve piyasalardaki istikrarsızlığı bitirdiğini döviz ve faizde düşüş, borsada artış başladığını belirtti. Hatta, “Merkez Bankası’ndan acil faiz indirimi” beklediğini söyledi. Buna karşın son veriler bu açıklamanın biraz erken olduğunu ispatlıyor. Seçim sonrası bir miktar döviz satan yatırımcı, bir sonraki hafta çok daha fazlasını aldı. Dövize karşı bu yönelişte kurların seviyesi de etkili oldu. Seçimin hemen öncesinde 2.1941 TL olan dolar kuru, 8 Nisan’da 2.0961’e kadar indi. Kurların 2.10 ve altına gerilediği söz konusu hafta boyunca iç piyasadan dövize yoğun talep geldiği görülürken, Merkez Bankası verilerine göre toplam alışını 1.7 milyar doları geçtiği görüldü. Bu da yatırımcıların 2.10 TL ve altında dolar kurunu ucuz bulduğu ve altına düşmeyeceği beklentisiyle alıma geçtiğinin ispatı oldu.

DOLARİZASYONDA AKP REKORU KIRILDI

Öte yandan Gezi olaylarından bu ana Türkiye’de yeniden gündeme gelen ve 17 Aralık sonrasında daha da ağır bir hâl alan siyasi istikrarsızlığın ekonomiye faturası da giderek artıyor. Son bir yılda 35.4 milyar dolarla Türkiye tarihinin en büyük döviz alımını gerçekleştiren yerli yatırımcı, bankacılık sektöründeki mevduat dengesini de bozdu. Döviz tevdiat hesaplarının bankalardaki toplam tasarrufa oranı, uzun yıllar sonra yeniden hızlı bir artış trendine girdi. Ekonomideki dolarizasyon düzeyinin tanımlarından biri olan döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduata oranı, 2002’de yüzde 40’lar seviyesindeyken tek partili AKP Hükümetleri döneminde hızla gerilemeye başlamış, 2009 sonunda yüzde 29’la tarihin en düşük seviyesine inmişti. Söz konusu oran Gezi olaylarının başlaması ve ABD Merkez Bankası FED’in ucuz paraya nokta koyacağını açıklamasından bir hafta önce, yani 17 Mayıs 2013’te yüzde 31.6 düzeyinde bulunurken, 11 Nisan 2014’te yüzde 39.5’e çıktı. Bu son 10 yılın en yüksek seviyesini ifade ediyor.

Konutta reklam çok ama satış yok

Başbakan Erdoğan’ın söylemlerinin aksine seçim sonrası ekonomiye istenen istikrarın gelmediğine yönelik bir başka veri de konut satışları oldu. Yılın ilk çeyreğinde Türkiye’deki toplam konut satışları yüzde 5.8, İstanbul’da yüzde 11 oranında gerilerken, 30 Mart sonrası da tablo pek parlak değil. Bunu gösteren en iyi veriler de yine Merkez Bankası’ndan. Bankanın açıkladığı konut kredisi kullanım rakamları, 30 Mart sonrası 3 haftada toplam 140 milyon lira konut kredisi kullanıldığını ortaya koyuyor.

Tüketici başına ortalama 70 bin TL’lik konut kredisi çekildiği düşünüldüğünde, yerel seçim sonrası banka kredisiyle finanse edilen toplam konut sayısı 2 bin düzeyinde kalıyor. Bu da bankacılık sektörünün hafta başına finanse ettiği konut sayısının 700 seviyelerinde oluğunu gösteriyor. Ekonominin iyi olduğu ve siyasi istikrarın yaşandığı dönemlerde, bankalar haftada ortalama 500 milyon lira düzeyinde konut kredisi açarken, bu tutarla her hafta 7 bin konut alımı finanse ediliyordu. Yani konut şirketlerinin art arda yaptığı proje reklamlarına rağmen işler pek iç açıcı değil. Bankaların finanse ettiği konut alımları yüzde 90 azalmış durumda.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.