• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

'Konu Atatürk ise iftira 'görüş' oluyor'

'Konu Atatürk ise iftira 'görüş' oluyor'
Demirkan ve Öztunç Atatürk’e yönelik iftira ve hakaretlere kayıtsız kalmayacaklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini belirttiler.

ANKARA(ANKA) – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyeleri Süleyman Demirkan ve Ali Öztunç Atatürk ile ilgili iddiaların DP döneminde çıkan “koruma kanunu” nedeniyle araştırılmadığı yönündeki iddiaların bazı bakanlar hakkındaki yolsuzluk komisyonu haberlerine yasak konulduğu bir güne denk gelmesinin anlamlı olduğunu bildirdi. Demirkan ve Öztunç Atatürk’e yönelik iftira ve hakaretlere kayıtsız kalmayacaklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini belirttiler.

“KONU ATATÜRK İSE İFTİRA ‘GÖRÜŞ’ OLUYOR...”

Demirkan ve Öztunç, Kanal A’da 20 Ekim 2014 tarihinde yapılan yayın hakkında kamuoyuna açıklamada bulundular. Demirkan ve Öztunç, Kanal A televizyonunda kanalında yapılan Atatürk’e yönelik iftira hakaretlere RTÜK’ün iktidar kontenjanından seçilen beş üyesinin blok oyuyla ceza verilmediğini belirterek, “Konu eğer Atatürk ve arkadaşları ise, her açıklama ‘ifade özgürlüğü’, her hakaret ‘düşünce açıklama hakkı’, her iftira ‘iddia’ tanımıyla ele alınmakta, ‘zaten daha önce de ceza yemiş yazık hoş görelim’ mantığı öne çıkarılmaktadır. Bu hakkaniyetsiz yaklaşım da, Üst Kurul’un saygınlığını yok etmektedir” dediler. RTÜK’ün iktidar kontenjanından seçilen üyelerinin Anayasa ve hukuka aykırı davranarak hakarete göz yumduğunu öne süren Üyeler, “Zaten Kanal A’ya daha önce ceza verilmişti” görüşünü yanlış bulduklarını bildirdiler.

“RTÜK ÜYELERİ ANAYASA VE HUKUĞA UYGUN TAVIR ALMADI”

“Resmi Tarihten Gerçek Tarihe” isimli programda ele alınan Atatürk hakkındaki iddialarla ilgili olarak Üst Kurul’un toplantısında aldığı, “ihlal olmadığı” yönündeki kararın, RTÜK’ün kendini inkar niteliğinde olduğunu kaydeden Demirkan ve Öztunç, gelişmeleri şöyle özetledi:

“-Uzman raporu 6112/8-birinci fıkra (ç) bendi ihlali olduğunu belirtirken, Daire Başkanı imzalı, ayrıca Üst Kurul Başkanı Davut Dursun’un da ‘Olur’ verdiği rapor üst yazısında ihlal olmadığı görüşü savunulmaktadır. Bu görüşe dayanak teşkil ettiği ileri sürülen savlar, bizce ‘komik’tir. Üst yazıda konuğun ifadelerinde eleştiri sınırının aşıldığı kabul edilirken; aynı programın daha önceki bir yayınında, benzer ifadelerin kullanılması nedeniyle yaptırım uygulandığının dikkate alınması gerektiği, kuruluşun da bahse konu programı sonraki tarihlerde yayından kaldırdığı, her konuda farklı fikirlerin açıklanmasının doğal olduğundan dem vurularak, yayında ihlal olmadığı yönünde karar alınması öneriliyor.

-Yayın yapmak ciddiyet ve sorumluluk ister. Bir yayın yapılmış ve ekranda yer almışsa, bunun geriye dönüşü olmaz. Yayın kuruluşlarının bunu iyi bilmesi gerekir. Bunun çok sayıda somut örneğini Üst Kurul üyeleri de çok iyi biliyorlar.

-Peki burada, hem de Üst Kurul Başkanı imzasıyla bu tür bir önerinin getirilmesinin kaynağı, amacı ne olabilir? Sebebi konunun içeriğinde, programda ele alınan Atatürk aleyhine iddialarında aramak gerekir düşüncesindeyiz. Konu eğer Atatürk ve arkadaşları ise, her açıklama ‘ifade özgürlüğü’, her hakaret ‘düşünce açıklama’ hakkı, her iftira ‘iddia’ tanımıyla ele alınmakta, ‘zaten daha önce de ceza yemiş yazık hoş görelim’ mantığı öne çıkarılmaktadır. Bu hakkaniyetsiz yaklaşım da, Üst Kurul’un saygınlığını yok etmektedir.

-Atatürk ile ilgili, karalama nitelikli görüşlerin, çarpıtılarak yansıtılmasından ibaret olduğu açıktır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’nin devlet eliyle kan gölüne dönüştürüldüğü, rejimin faşizm olduğu, ülkenin yönetici partisinin Nazi Partisinden bile daha kriminalize olduğu, hayalidir.

-Daha vahimi, program konuğunun, ‘Atatürk’ün şahsına kadar uzanan rüşvet’, ‘şahsi servetinde gaspa varan uygulamalar’, ‘yolsuzlukların, İş Bankası yönetimine yerleştirilenlerle mümkün olduğu’ iddialarına sunucu tarafından itiraz edilmemesi, ‘CHP’nin ırz ve namus açısından sorunlu olduğu’ yönünde katkıda bulunmasıdır.

-1951 yılında, Demokrat Parti tarafından çıkarılan 5186 sayılı Kanun için de söylenen ‘Araştırma imkânlarını Kanun çıkararak engelliyorsanız, o insanın marifetlerinin-suç anlamında- akıl almaz boyutlarda olduğuna dair en büyük karineyi siz zaten kendi elinizle veriyorsunuz?’ sözleriyle bu yasa sanki Atatürk ve CHP’yi araştırmayı engelleyen bir yasaymış gibi sunulmaktadır. Meclis Soruşturma Komisyonu çalışmaları ile ilgili yayın yasağının çıkarıldığı gün bu programın gündeme gelmesinin de gülümseyerek kayda geçirilmesi gerektiği görüşündeyiz.

-Sonuçta; 6112 Sayılı yasamızın, ‘(...) kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ hükmünün ihlali oylaması yapıldı. İktidar kontenjanından beş üyenin blok davranmaları sonucunda, ‘ihlal olmadığı’ kararı Oy Çokluğu ile benimsendi. Burada, sorunun, RTÜK’ün üyelerinin, Anayasa ve hukuka uygun tutum alamamasıdır.”

"KÜFÜR VE HAKARETE KAYITSIZ KALMAYACAĞIMIZ BİLİNSİN"

Süleyman Demirkan ve Ali Öztunç açıklamalarını, “Şunu herkes iyi bilsin ki; Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, ‘eleştiri ve ifade özgürlüğü’ çarpıtması altında, küfür ve hakaret edilmesine hiçbir şekilde kayıtsız kalmayacağız” satırlarıyla bitirdi

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.