• BIST 106.149
  • Altın 161,474
  • Dolar 3,8876
  • Euro 4,5859
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Kılıçdaroğlu: Şerefin varsa ispatla...

Kılıçdaroğlu: Şerefin varsa ispatla...Haberin galerisi için tıklayın!Haberin videosu için tıklayın!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Korkmayan bir savcı arıyoruz, cesur bir savcı arıyoruz. İktidarın baskısına rağmen o fezlekeler Meclis’e gelecek."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasından Başbakan'ı eleştirerek, "Merak ediyorum bu şantaj kasetlerini nereden biliyorsun? Ben bildiğini adım gibi biliyorum. O şantaj kasetlerini gözlüğünü takarak nasıl izlediğini de biliyorum" dedi. Kılıçdaroğlu Erdoğan'a ''Şerefin varsa, çıkar cemaatle işbirliği yaptığımıza dair belgeyi ortaya koyarsın.. Şerefin varsa ama...'' diye de seslendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni MİT Kanununu Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini ifade ederek, “MİT yasasını onayladılar, anayasayı çiğnediler. Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Milli istihbarat, gerçekten milli olmak istiyorsa siyasetin arka bahçesi olmaktan vazgeçmeli” dedi.

Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, çocuk ve taşeron işçiler konusuna değindi. Türkiye’de çok sayıda çocuk işçi ölümü gerçekleştiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, taşeron işçilere ilişkin sorunları ise şöyle aktardı:

“Türkiye'de çalışma hayatının en büyük sorunlarından birinin de taşeron işçilik konusudur. Ülkenin gündemine taşeron işçiliği taşıyan parti CHP’dir. Taşeron işçilik, çağdaş köleliktir. En büyük taşeron ise devletin kendisidir. Şu anda resmi rakamlara göre taşeron işçi sayısı 660 bini aşmış durumda, sadece kamuda. Hayatını kaybedenlerin çoğu da maalesef taşeron işçilerdir. İster taşeron işçi olsun, ister çocuk işçi, ister kadın işçi, ister sendikalı, grevli, toplu sözleşmeli işçi olsun herkes vergi veriyor. Ve demokrasilerin çıkış noktası ödediğimiz vergilerin hesabını sormaktan başlıyor.

İhale yapıyorsunuz, mevzuatını değiştiriyorsunuz, adamınıza ihale veriyorsunuz, kuralları buna göre koyuyorsunuz, yasaları değiştiriyorsunuz, yönetmelikleri değiştiriyorsunuz. Kuralları, yönetmelikleri değiştirdikten sonra adamınıza ihaleyi veriyorsunuz. Ama karşılığında iki temel şey istiyorsunuz, bir 'sana ihale verdim, git benim oğlumun kurduğu vakfa para ödeyeceksin'. Adı nüfuz ticareti, açıkça rüşvettir. Götürüp, parayı oraya yatırıyor. İki, yetmiyor bu, başka şeyler de istiyorlar, 'Havuza para koyacaksın. Kendi medyamı oluşturacağım'. Bunlar bizim bildiğimiz ve kanıtladığımız olaylar, olgular. Şimdi yeni bir şey çıkardılar. Büyük ihaleler karşılığında devlet onların borçlarını üstlenecek. Bir anlamda garanti edecek. Neden? Mali disiplin kalmadı. 2001 kriz öncesi bile böyle bir uygulama yoktu. Büyük ihale veriyorsunuz, kredi bulamıyorlar. Çünkü bankalar bakıyorlar, 'bu bitmez, kredi vermiyoruz' diyorlar. O zaman araya AKP giriyor. 'Onun bütün borçlarını ben üstleniyorum, siz ona kredi verin' diyor. Kimin parasını kime veriyorsun. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını garanti olarak onlara gösteriyorsun."

-“ERDOĞAN İLE İLGİLİ DE BİR FEZLEKE BEKLİYORUZ”-

Önümüzdeki hafta parlamentoya fezlekelerin geleceğini ifade ederek, "5 aydır sürüyor. Görüşülecek ama günü Pazartesi günü olarak seçmişler. Pazartesi günü Meclis TV yayın yapmıyor. Madem 4 bakanla ilgili yolsuzluk iddiaları var millet seyretsin. Japonya yolsuzluk soruşturmasını canlı olarak izletti. Ne diyordu danışmanı 'biz Meclis TV'yi kapattık siz alt yazı geçiyorsunuz’ demişti. Erdoğan ile ilgili de bir fezleke bekliyoruz” diyerek, şöyle devam etti:
"Dört bakan nasıl rüşvet aldılar, kimler tarafından satın alındılar, kaç lira rüşvet aldılar, rüşveti nasıl aldılar, bunlar nasıl belgelendi, önümüzdeki süreçte bunların tamamını göreceğiz ve öğreneceğiz. Bir şey daha bekliyoruz, Erdoğan ile ilgili de bir fezleke bekliyoruz. Paraları sıfırlama için oğluna talimat veriyor, arta kalan 30 milyon Avro ile villa aldırıyor, bunları da bekliyoruz. Yürekli bir savcı, namuslu bir savcı, ülkesine karşı sorumluluk hisseden bir savcı, hukuk fakültesinin hakkını veren bir savcı arıyoruz. Dürüst, namuslu, yürekli, yiğit bir savcı arıyoruz. Korkmayan bir savcı arıyoruz. böyle bir savcı çıkacaktır. Çıkmaması mümkün değil. Yoksa bütün hukuk fakültelerini kapatmak zorundayız. Eğer bir yerde rüşvet, yolsuzluk varsa iktidarın baskısına rağmen o fezlekeler parlamentoya gelecek. Adana ve İzmir, onların fezlekeleri de gelecek, bekliyoruz. Ülkesini sevenlerin cesur olması lazım. Hukuk adamıyım diyenin sözünün arkasında durması, herkesin hakkını koruması gerekir. Siyaseti kirlilikten arındırmak cumhuriyet savcılarının görevidir. Ve biz bunu bekliyoruz. Cesur, yiğit, namuslu insanlar bekliyoruz.

AB'den Sorumlu Bakan Mevlüt Çavuşoğlu. 'Öyle bir süreç yaşıyoruz ki kimse kendini güvende hissetmiyor, Sayın Başbakanımız da kendini güvende hissetmiyor' 12 yıldır bu ülkeyi yönetenler kendini güvende hissetmiyorsa soksktaki sadec vatandaş nasıl kendini güvende hissedecek. Bir ülkenin başbakanı kendini güvende hissetmiyor, dönüp bunu halkına şikayet ediyor. Usta değil, çırak bile olamazsın.”

CHP’nin defalarca değişik uyarılar yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye'nin iyiye gitmediğini, demokrasinin yara aldığını defalarca dile getirdik. En son telefon dinlemeleriyle ilgili bir milletvekili arkadaşımız 'telefonlarımız dinleniyor' diye kaygısını dile getiriyor. 'Yasal olmayan işiniz yoksa dinlenmekten korkmayın' demişti bundan sorumlu olan bakan” dedi.
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

-MİT KANUNU, AYM’YE GÖTÜRECEĞİZ”-

“Zaman zaman bizi de eleştirirler, eleştiriye her zaman saygı gösteririm, ama eleştirinin samimi olması lazım. Biz onlar gibi değiliz. Bize 'siz cemaatle işbirliği yapıyorsunuz' diyor, şerefin varsa çıkarsın bunu belgeleriyle ortaya koyarsın. Yapabilir misin? Ama kendisi ne diyordu? 'Şimdiye kadar cemaatteki kardeşlerimiz bizden ne istedi de yapmadık.' Birine kardeşim diyorsa elinde hançer arkasından vurmak için bekliyordur? Esad'a da dedi, Kaddafi'ye de dedi, Erbakan'a dedi. Sen onlara neler verdin? Çık bir anlat bakalım.
'Bunların elinde şantaj kasetleri var' diyor. Bu şantaj kasetlerini sen nerede biliyorsun? Adım gibi biliyorum, o şantaj kasetlerini gözlüğünü takarak nasıl izlediğini de biliyorum. O şantaj kasetlerini sen kiminle beraber izledin? Senin önüne nasıl geldi? Senden adam gibi cevap bekliyorum.

MİT yasasını onayladılar, anayasayı çiğnediler. Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz. Milli istihbarat gerçekten milli olmak istiyorlarsa siyasetin arka bahçesi olmaktan vazgeçmeliler. Fenerbahçe şampiyon oldu. Elbette takımın taraftarlarını yöneticilerini kutluyoruz. Aziz Başkan'ın büyük bir sıkıntı içinde olduğunu da biliyoruz. Biz öteden beri ÖYM'leri doğru bulmadığımızı söyledik. Eğer kişiler yargılanacaksa bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yargılanır. Ama siz bağımsızı mahkemelerde değil de iktidarın arka bahçesinde yargılanıyorsanız bu tür haksızlıklar olur. O yüzden Fenerbahçe taraftarları biraz yaralı.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.