• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

Kılıçdaroğlu ABD'de ne söyleyecek?

Kılıçdaroğlu ABD'de ne söyleyecek?
İşte, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Washington'da yapacağı ilk konuşmanın metni.

İlhan TANIR / WASHINGTON - VATAN /

Önümüzdeki saatlerde, Washington'daki Brookings Enstitüsünde yapılacak konuşmadan sonra, Kılıçdaroğlu ayrıca dinleyecilerden gelen sorulara da cevap verecek. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının önemli başlıkları şunlar olacak:

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye vizyonu üç ana temel üzerinde yükselmektedir. Bunlar, güçlü demokrasi, güçlü ekonomi ve sorumlu dış politikadır.

Türkiye'deki demokratik sistemin etkili ve düzgün bir şekilde işleyebilmesi için en olmazsa olmaz kriterler vardır. Güçler ayrılığı bunların en başında gelmektedir.

Başkan Obama 4 Haziran 2009 tarihinde Kahire Üniversitesinde yaptığı konuşmada şunları söylemiştir: "...Ve biz seçimlerle işbaşına gelen bütün barışçı hükümetleri, onların ulusun tamamını saygı ile idare etmeleri şartıyla, memnuniyetle karşılarız.'' Bu son nokta önemlidir, çünkü bazıları demokrasiyi ancak iktidarda olmadıkları zaman savunur, iktidara geçtiklerinde ise diğerlerinin haklarını insafsızca çiğner.

Bu konuşma aslında Kahire'nin değil, tüm bölgenin koşullarına daha fazla uyuyor. Başkan Obama doğru söylemiş.

CHP, iktidara geldiğinde, güçler arasındaki sınırları tekrar belirginleştirecek ve demokrasimizi işler hale getirecektir.

CHP, yüzde on seçim barajının Türkiye'deki siyasi partileri ve seçmenleri mağdur ettiğini düşünmekte ve seçim barajını düşürmeyi hedeflemektedir. Partimiz çoğunlukçu değil çoğulcu bir anlayışı Türkiye'de egemen kılmak için çalışmaktadır.

Hızlı ve adil kararlar alabilen bağımsız bir yargı sistemi demokrasimizin teminatları arasındadır. Bir siyasi iktidarın etkisi altında olan yargı sistemi adalet dağıtamaz. CHP, yargı sisteminde siyasi otoriterinin gölgesini HSYK'nın üzerinden kaldıracaktır. Hukuka güveni yeniden inşa edeceğiz.

Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin devamı olarak kurulan Özel Yetkili Mahkemeler, demokrasinin ayıbıdır. CHP, Özel Yetkili Mahkemelerin derhal kaldırılmasını ve bu mahkemelerin sonuçlandırdığı davaların hızlı bir şekilde yeniden görülmesini savunmaktadır.

CHP, yürütmenin kanun hükmünde kararnameler yoluyla yasamayı yok saymasını demokrasimiz açısından sakıncalı buluyoruz.

Ayrıca, tek adam yönetimini kurumsallaştıracak ve Türkiye koşullarında otoriter eğilim ve alışkanlıkları pekiştirecek başkanlık sistemi önerisini de kabul etmiyoruz.
Türkiye'de demokrasimiz bağlamında tartışılan önemli konulardan birisi de yeni Anayasa'dır. Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na kurulduğu günden beri aktif olarak katılıyoruz. CHP, esas olarak, bireyin hak ve özgürlüklerine odaklı; laik, demokratik; Cumhuriyetin kazanımlarını koruyan ve bu kazanımları eşitlikçi ve özgürlükçü bir anlayışla geliştiren bir anayasa istemektedir.
CHP, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılması gerektiğine inanır.

Biz inanıyoruz ki, özgür basın demokratik bir ülkenin yapıtaşıdır. Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen bir Türkiye istemiyoruz. CHP iktidarında, Türkiye'deki basın ve medya rahat bir nefes alacaktır. Sansür olmayacaktır. CHP iktidarında, Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 179 ülke içinde 154. olmayacak, ilk sıralarda yer alacaktır.

CHP iktidarında başta akademisyenler, öğrenciler, avukatlar ve hatta milletvekilleri olmak üzere toplumun bütün kesimleri rahat bir nefes alacak. Üniversitelerimizin ve bilim kurumları üzerindeki her türlü baskı kalkacak.

Sağlıksız işleyen bir demokraside, iktidarın baskısını en çok hissedenler kadınlardır. CHP olarak, kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri alması için çalışıyoruz. Kadınlara oy hakkını tanıyan parti olarak %33 kadın kotası da bu çabamızın sonucudur. Kadın-erkek eşitliğine inanan ve kadınların toplumsal hayatın her aşamasında özgür ve eşit bireyler olarak yer almalarını savunan bir siyasal anlayışa sahibiz.

Ülkemizdeki demokrasi tartışmalarının en önemli gündem maddelerinden birisi de Kürt meselesidir. Kürt meselesi, dini referanslarla, seçim yatırımlarıyla ve gösterilerle çözülemez. Toplumun zihnen ve ruhen bu kadar bölünmüş olan bir ülkede böylesine köklü bir sorun çözülemez ve toplumsal barış sağlanamaz.
CHP, bu meseleye, hak, özgürlükler, farklı kimliklere saygı ve eşit vatandaşlık ekseninde yaklaşmakta ve şiddeti dışlayan, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü önceleyen bir çözümü savunmaktadır.
Türkiye ekonomisi büyümüştür, evet, ama bu sağlıksız bir büyümedir. Sıcak para ve kamu mallarının satışından elde edilen gelirlere dayanan bir ekonomi daha ne kadar ayakta durabilir?
Sağlıklı bir ekonomik yapı için öncelikle...
Merkez Bankası gerçek anlamda özerk kılınacaktır.

Gelir İdaresi Başkanlığı özerk hale getirilecek ve vergi denetimlerinin siyasallaştırılmasına olanak verilmeyecektir.

Üniversitelerin bilgi üretmeleri için, üniversiteler üzerindeki siyasal baskılara son verilecek, üniversiteler gerçek anlamda özgür ve özerk kılınacaklardır.

Üniversite sanayi işbirliği özendirilecek, bilgi ekonomisinin gerekleri yerine getirilecektir...

Kamu harcamalarında saydamlık çok önemlidir. TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay daha etkin hale getirilecek, kamu harcamalarının sağlıklı denetiminde uluslararası standartlar esas alınacaktır.

Kamu İhale Yasası yeniden düzenlenecek ve kamu ihalelerinde saydamlık sağlanacaktır.
AB'ye tam üyelik temel hedeflerimizden biridir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, örgütlü ve güçlü bir sivil toplumun, güçlü ve istikrarlı bir ekonomi için zorunlu olduğuna inanıyoruz.
CHP, Türkiye'yi bölgesindeki ülkeler başta olmak üzere, tüm ülkelerle yoğun ve dostça ilişkileri olan, ancak Avrupa-Atlantik ailesi içinde yer alan bir ülke olarak görmektedir.

Dış siyasette yerimiz batıdır. 200 yıldır batılılaşmaya çalışıyoruz. CHP'nin bu konuda bir tereddüdü yoktur.

Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini temel bir hedef olarak benimsiyoruz.

NATO ittifakını önemsiyoruz ve NATO'nun önem, rol ve etkisinin günümüz dünyasında daha da arttığını düşünüyoruz. Türkiye ittifaklarına sadık bir ülkedir.
Müttefiklerin savunma konularında uyum içinde olmaları gerektiğini değerlendiriyoruz.
CHP'nin Türkiye'si ile ABD'nin paylaştığı birçok ortak değer vardır. Bunların başında, demokrasi, hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği ve özgürlükler gelmektedir. Öte yandan, güvenli ve enerji alanları iki ülkeye yeni işbirliği fırsatları sağlayabilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.