Dilek İmamoğlu, 'Büyüt Hayallerini' projesini anlattı: Cesaret vermek istedik

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, “Büyüt Hayallerini” projesini ve projenin ilk ayağı olan "İlham Veren Adımlar" kitabını anlattı.

Dilek İmamoğlu, 'Büyüt Hayallerini' projesini anlattı: Cesaret vermek istedik

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, çocuklar için ‘Büyüt Hayalleri’ni projesinde görev aldı.

Cumhuriyet gazetesinden İlayda Kaya'nın sorularını yanıtlayan; Dilek İmamoğlu, “Çocuklarımıza ‘BÜYÜT HAYALLERİNİ’ cesaretini vermek istedik” dedi.

“Büyüt Hayallerini” projesinin ilk ayağı olan "İlham Veren Adımlar" kitabının tanıtımını eşiniz Ekrem İmamoğlu ile birlikte yaptınız. Proje nasıl başladı, neyi amaçlıyor?

Projemizle çocuklarımıza “BÜYÜT HAYALLERİNİ” cesaretini vermek istedik. Özgürce hayal kursunlar, ben de yapabilirim duygularını güçlendirsinler, ulaşabilecekleri bir adresleri olabilsin ve sorunlarını iletsinler istedik. “İlham Veren Adımlar” kitabının içeriği de bu cesaretleri anlatıyor. İçinde 40 cesur kadın kahraman yer alıyor. Kendi koşulları içinde neleri başardıkları ve hâlâ devam eden gerçek yaşamöykülerinin yer aldığı 40 kıymetli hikâye var.

Sürece gelince, ilk kitabı dezavantajlı olarak gördüğüm kız çocuklar için hazırladık. Kadına şiddet hepimizi derinden yaralıyor ve ne yazık ki eğitimde, iş dünyasında ve pek çok alanda kızların hala eşit hak ve hürriyete sahip olmadığını görmekteyiz. Çocuk gelinler çocuk yaşında anne oluyor, dehşet verici olaylar her gün gündeme bomba gibi düşüyor. Nedenini sorguladığımızda hepsinin temelinde eğitim yatıyor. İşte bizim projemiz de tam buralardan başladı.

Projeden elde edilen gelirle çocuklarımıza eğitimleri için ihtiyaç duydukları ekonomik kaynak yaratmayı, bilim, kültür, sanat hizmeti alabilecekleri merkez kurmayı ve kütüphane açmayı hedefliyoruz. Hedefimiz en uzaktaki çocuğa kadar ulaşmak. Yani çabamız bütün çocuklara ulaşması yönünde olacak. Bunun için de siyasi partilerden bürokrasiye kadar birçok alanda mektup göndererek desteklerini istedik.

Türkiye İstanbul Sözleşmesi'nden çekildi. Bir taraftan da hukuki mücadele sürüyor. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

ÇOCUK VE KADINLAR İÇİN GÜVENCE

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine yönelik hukuki teknik bir tartışma sürüyor. Normlar hiyerarşisi, iç hukuka uygunluk ve uluslararası hukukun çizdiği sorumluluklar gibi hukuk dili içerisinden yürütülen bu tartışma çok kıymetli çünkü hukuk bize ortak bir dil ve meşruiyet zemini sağlıyor. Ancak, sözleşmeden çekilme kararı sadece hukukçuların yapacağı bir tartışmanın ve teknik bir meselenin ötesinde.

Bu ülkenin kız çocukları için nasıl bir gelecek, kendimiz için nasıl bir devlet ve toplum ilişkisi hayal ediyoruz? Hukuka olan inancımızın kırılması hep tedirginlik içinde yaşamaya alışmak zorunda kalmak demek. Hem özel, hem kamusal alanda hem de kurumlarla olan ilişkimizde bir güven kaybıyla yaşamaya alışmak demek. Sözleşme ve sözleşmenin somutlaştığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa uygulamadaki tüm aksaklıklara rağmen özellikle kadınlar ve çocuklar için hâlâ çok güçlü bir güvence. Bir yandan karar vericileri ısrarla hukuka çağırırken diğer yandan büyük siyasi analizler ve yerleşik kutuplaşmaları aşan bir yerden konuşabilmek kadınların eşit vatandaşlığı ve kız çocuklarının geleceği için son derece kritik. Siyasi iradenin evin içinden yükselen sese kulak vermesi gerektiğini düşünüyorum.

İBB’DE KADIN YÖNETİCİ 3 KAT ARTTI

İstanbul’a baktığımızda, İBB’nin kadına yönelik çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstanbul Büyükşehir Beledi-yesi’nin kadın politikasını her şeyden önce tutarlı ve istikrarlı buluyorum. 2019’dan bu yana İBB’deki kadın yönetici oranının 3 kat artmış olması toplumsal cinsiyet eşitliğine dair hem büyük bir tutarlılığa hem de güçlü bir iradeye işaret ediyor. Ayrıca, görüyoruz ki kadınların gündelik hayatındaki temel ve akut sorunlardan yola çıkıp çok yönlü güçlenme ihtiyacına uzanan bir skalada çeşitli hizmetler hızlıca hayata geçiyor. Ev içindeki bakım yükünün bir kısmının kamu tarafından paylaşılması kadınların gündelik hayatını oldukça genişleten bir hizmet ve Yuvamız İstanbul kreşleri hem bunu sağlıyor hem kadınların ekonomik hayata katılımını destekliyor. İBB’nin 7/24 ulaşılabilen bir Kadın Destek Hattı’nı hizmete sokması ve Kadın Dayanışma Evi’ni açması çok önemli bir ihtiyaca denk düştü. Geçtiğimiz 8 Mart’ta duyurulan ‘Yerel Eşitlik Eylem Planı' ile ulaşımdan kent güvenliğine, şiddetten ekonomik güçlenmeye birçok alanda kadınların sorun ve ihtiyaçlarına cevap üretecek politikalar İBB’nin ajandasına alındı. İBB'nin bu alanda da iyi bir yol haritası çizdiğini görüyorum.

Sırada ne var?

Şimdilerle kadınlarımızın emeklerini değerlendirmek; pazar yaratmak ve satış ağı geliştirmek üzerine geniş bir çalışmamız var. Bu konuya ilişkin görüşmelerimiz sürüyor.

EMİNE ERDOĞAN’DAN MEKTUPLA YANIT

İBB’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde gerçekleştirdiği “Hatıra Ormanı” etkinliğine davet ettiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın yazdığı mektuba ilişkin Dilek İmamoğlu, “Kadınların doğa etrafında buluşmasının anlamından ve içinde yaşadığımız yüzyılda iklim değişikliği ile çevrenin önemine kadar birçok konuda samimi ve duyarlı ifadeler yer alan bir mektuptu. Benzer etkinliklerde yine davet edeceğim ve gerektiğinde destek de isteyeceğim” dedi.


Etiketler
Ekrem İmamoğlu