“Sağlık Bakanlığı tüm Türkiye’de 18 ölüm açıkladığı gün burada 17 kişiyi defnettik. İstatistikleri bilemem, ama ben burada yıkadığım cenaze sayısını biliyorum.”

Ankara’da, COVID-19 nedeniyle yaşanan ölümlerin defnedildiği Ortaköy mezarlığındaki görevliler böyle anlatıyor.

ANKA’dan muhabir Ebru Kurt ve kameraman Naif Kaçmaz, Ankara dışında Kırıkkale yolu üzerinde 2014 yılında yapılan, ancak COVID-19 nedeniyle ölümler başladığında “korona mezarlığı” olarak belirlenen Ortaköy mezarlığında yaşananları aktardı.

Habere göre mezarlığa COVID-19 nedeniyle ilk defin 22 Mart’ta yapıldı. Sokağa çıkma yasağı döneminde Başkent’te koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin tamamı Ortaköy Mezarlığına defnedildi. Daha sonra başka mezarlıklara da defin izni verildi. Ancak ölümler arttıkça Ortaköy Mezarlığı’nda da definler attı.

Mezarlıkta COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirenler tabutla birlikte defnediliyor. Cenaze namazı mezar başında kılınıyor ve mümkün olduğunca yakınları dışında kalabalık oluşmasına izin verilmiyor. Görevliler, özel koruyucu elbiseler ile çalışıyor.

"ÜLKEDE 18 VEFAT DEDİKLERİ GÜN BİZ 17 KİŞİYİ DEFNETTİK"

Mezarlıkta üçü kadın biri erkek gassal ile iki imam görev yapıyor. İsminin yayınlanmasını istemeyen görevliler, açıklanan ölüm rakamlarının gerçeği yansıtmadığını, son dönemde cenazelerin ardı ardına geldiğini şöyle anlatıyorlar:

“Sağlık Bakanlığı tüm Türkiye’de 18 ölüm açıkladığı gün burada 17 kişiyi defnettik. İstatistikleri bilemem, ama ben burada yıkadığım cenaze sayısını biliyorum, Sabah gasilhaneye giriyorduk akşama kadar içeride kalıyorduk. Çoğu zaman yemek yemeye bile gidemiyorduk. Son günlerde yine ona benzer bir yoğunluk var. 10-12 kişiyi yıkıyorum bir günde. 6 aydır hep yoğunuz. En fazla cenazeyi Eylül ayında yıkadık. Günde 26 cenaze yıkadığımız oldu.”

Mezarlık görevlileri bugünlerde günlük ortalama 30 kişinin defin işleminin yapıldığını anlatıyor.

“YAKINLARI CENAZEYİ SON KEZ GÖRMEK VE SARILMAK İSTİYOR”

Kameralara konuşmak istemeyen görevliler,  yakınlarını kaybeden ailelerin acıları nedeniyle zaman zaman sorunlar yaşandığını da belirtiyor:

“Yakınlarının cenazelerini öpmek, sarılmak isteyenler var. Bu durum bizi çok zorluyor. Çünkü bu dönem de hepsi yasak ve tehlikeli. Hastanede yoğun bakımda olduğu için hastalar orada göremiyorlar. O yüzden burada görmek istiyorlar. Biz kendilerine yasak olduğunu ve buna izin olmadığını söylüyoruz. Hatta burada bize silah çektikleri bir gün vardı. Sağlık çalışanları şiddet görüyor, burada bize de aynıları oluyor. Sanki ölümünden biz mesulmüşüz gibi davrandıkları oluyor.”

“Burada defnettiklerimiz arasında genç ve çocuk yok. Yüzde 90’ı 50 üstü. Tek istisna olarak bir bebek geldi. Yoğun bakımda kapmış virüsü. Bir de 33 yaşında bir bayan vardı. Gerisi hep yaşlı.”

Babasını kaybeden Özen: İnsanlar bu hastalıkla dalga geçmemeli
82 yaşındaki babası Şevki Özen’i kaybeden Sezai Özen, hiçbir kronik rahatsızlığı olmayan, ilaç dahi içmediğini söylediği babası Şevki Özen'i defnettikten sonra uyarılar yapıyor.

Şevki Özen, Sivas'ta gördüğü tedavinin ardından Ankara'ya getirilmiş, henüz buradaki tedavisinin başlamasının 12. gününde hayatını kaybetmiş. Babasının COVID-19'un yol açtığı beyninde pıhtılaşma sonucu hayatını kaybettiğini paylaşan Özen, anlaşılması gereken en önemli durumun artık insanların hastalıkla dalga geçmemesi olduğunu, kalabalıklardan uzak durulması gerektiğini söylüyor.

Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz hafta cumartesi günü kısmi yasakları tekrar devreye sokmuş, vatandaşları uyarmıştı. Alınan yasakları değerlendiren Sezai Özen, babasının evden sadece market için çıktığını ve hastalığı böyle kaptığını söylerken, bu yasakların yeterli olmadığını, önlemlerin tuhaf olduğunu ve alınan önlemlerin insanları oyaladığını anlattı. (ANKA)