• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C

Haluk Koç: Liste buzdağının üstü

Haluk Koç: Liste buzdağının üstü
Koç: "AKP ile birlikte hemen her alanda yaşanan kayırmalar bu alanda da doruğa çıktı."

SEDA BUGARİ / YURT - Üst düzey devlet kadrolarına usulsüzce atanan AKP’li yakınlarının isimlerini açıklayan CHP Sözcüsü Koç, “Bu listedekiler buzdağının görünen kısmı” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, KPSS’ye girmeden devlet dairlerinde işe başladığı iddia edilen 85 kişilik liste için, “Bu buz dağının görünen kısmıdır” dedi. Koç, KPSS’nin objektif bir ortam için başlatılan bir uygulama olduğunu hatırlatarak, “AKP’nin bu uygulamaları hak ve hukuk kavramlarını çürütüyor. Toplumda güvensizlik ve mutsuzluk ortamı yaratıyor” dedi. Koç, Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararları ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Osmanlı dersi konusunda yaptığı açıklamalara ise, “Toplumu geriye götüremezsiniz” şeklinde değerlendirdi. Prof. Dr. Haluk Koç’un YURT Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmeden satır başları şöyle:

‘Kayırmalar doruğa çıktı’

KPSS’ye girmeden devlet dairelerinde işe başlayan 85 kişilik liste açıkladınız. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Kaynak olarak bu tür uygulamaların bizzat AKP yetkilileri tarafından doğrulandığını ifade ettim. Her şey ortada, burada yüzbinlerce uygulama var. 1999 yılından sonra rahmetli Ecevit döneminde, siyasi iktidardakilerin devlet memuru alımında kendi siyasi çizgilerine yakın kişileri buralara getirmemeleri için yapılan objektif bir uygulamaydı KPSS. AKP ile birlikte hemen her alanda yaşanan kayırmalar bu alanda da doruğa çıktı. Milyonlarca insan devlette kadrolu olabilmek için kurslara gidiyor ders çalışıyor, sonucunda yüksek puan alanların dahi atanamadığını görüyoruz. Bu listedeki örnekleme buz dağının görünen kısmı sadece. Yani sadece AKP’de görev yapan bakan, milletvekili noktasında bulunanların birinci derece yakınlara ait olanlar.

‘Oradan oraya aktarılıyorlar’

Bunu nasıl yapıyorlar?

Kişiler KPSS’ye girmiyorlar. ‘İstisnai kadro’ olarak adlandırdığımız uygulamalarla atama yapılıyor, daha orada bir gün kalmadan başka bir devlet kurumuna aktarılıyorlar. Bazıları ikinci durakta da beklemiyor. Çok daha özel ödemeler yapabilen bazı kurumlar var. EPDK gibi, Yurtdışı Akraba Toplulukları Başkanlığı, TİP, YURTKUR, Türk Hava Yolları gibi. Buralara kısıtlamalar yapılıyor, belki de o konuda uzman olmadan, yeterli donanımı olmadan orada sırf iktidarın birinci derece yakını olması sebebiyle bir devlet memuriyeti hakkı kazanılıyor. Acı olan budur, toplumun vicdanını kanatan budur. Çeşitli ihbarlar, çeşitli duyumlar bilhassa AKP içinden isminin duyulmasını istemeyen kişiler bunları açıkça ifade ediyorlar.

‘Milyonların hakkı yeniyor’

Milyonlarca insanın hakkı yeniyor adalet duygusu çürütülüyor. Ne yazık ki toplum içerisinde büyük bir güvensizlik, mutsuzluk ortaya çıkıyor. Bu süreç içerisinde KPSS mağdurlarından 20’ye yakın intihar eden var. Bunların aileleri ortada. Bundan sonra bu sürece güvenerek bir devlet memuriyeti noktasına geçmeye çalışan diğer kişilerin umudu kırılıyor. Bir toplum böyle çürür demiştim. Önce hak, hukuk, adalet duygusu yavaş yavaş kemirilir sonra da toplumsal çürüme her alanda yaygınlaşmaya başlar. Maalesef AKP’nin geldiği son nokta bu. Bizzat mevcut Cumhurbaşkanı’nın teyze oğullarının yükselişine dikkat edin. 3 teyze oğlu da hak etmedikleri en üst noktalarda. Akrabalar bitiyor arkadaşlar başlıyor. Bunlar havuz medyası olarak adlandırdığımız maaşla papağanlık yapan 3-5 kalem dışında herkesin gündemine oturdu ve haber oldu.

‘Özrü kabahatinden büyük’

Başbakan Davutoğlu konuyu geçiştirirken, Bakan İsmet Yılmaz ‘Talepleri yerine getirdim’ açıklaması yaptı. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dikkat ederseniz bu saate kadar muhatap olan yetkililer tarafından karşı açıklama yapılmadı. Bir kişi konuştu, onun da özrü kabahatinden beter. Karikatürlere konu olacak bir açıklama yaptı.

‘Gayri ciddi bir şura’

Milli Eğitim Şurası’nda kabul edilen Osmanlıca dersi için Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘İsteseler de istemeseler de Osmanlıca öğrenecekler’ dedi. Bu açıklamayı ve kararları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu gayri milli bir şuradır. Alınan kararlar tavsiye niteliğindedir. Bu tür danışma niteliğindeki her kurul yandaş koro haline getirilmeye çalışılıyor. Cumhurbaşkanı’nın ve iktidar kadrolarının kafalarındaki saplantıları çok iyi biliyoruz. Bunları 2002-2007 arasında dile getirdiğimizde “CHP de hep böyle statükocu” diyorlardı. Ne gömlek değiştirdiler ne kafa değiştirdiler. Tarihteki geçmiş aşamaları tekrar canlandırmak gibi siyasi projenin mimarlığına soyunuyorlar.

‘Yolsuzlukta yolun sonu görünüyor’

Yolsuzluk ve rüşvet iddiası bulunan 4 bakanın Meclis’te verdiği ifadelerde çelişkiler vardı. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Olay, açık ve net yolsuzluk, adam kayırma hatta hırsızlıktır. Belgeli, görüntülü, konuşma kayıtlı, zaman zaman çelişen sanık ifadelerinde ortaya çıkan çelişkili durumlar. İlk savcının fezlekesini netliği. Bunları kapatmak için neden bu kadar gayret gösteriliyor? Ucu bir yerlere dokunacak çünkü. Bu hırsızlık, ‘Bana darbe yapıyorlar’ mantığı içerisinde kandırılmaya çalışıldı. Bunu ortaya çıakran kolluk güçleri, yargı güçleri pasifize edildi, kanun değişiklikleri yapıldı ama mızrağı çalan kılıfına sığdıramadı. Hiç kimse unutmadı. Eski Başbakan’ın evinden taşınan milyonları, görüşmelerin tapelerini, savcıların nasıl değiştirildiğini, emniyet güçlerinin nasıl dizayn edildiğini… Yayın yasağı getirebilirsin ama eninde sonunda bu işin en başından en sonuna herkesin burnundan bu hesap fitil fitil getirilecek. Yargının karşısına çıkarılacak. Musa Erol’un deyişinde dediği gibi: Yolun sonu görünüyor.

Eski bakanların Yüce Divan’a gitmesi Erdoğan’ı nasıl etkiler?

Tepeden tırnağa çamur. Sen gömleğini pantolonunu yıkasan fayda etmez. Her taraf çamur. O yüzden bir parça giysiyi çamaşır makinesine atmakla bu çamur temizlenmiyor.

“Aslında utanç abidesidir”

Ak Saray’ın maliyeti açıklanmadı. Erdoğan, ‘Milletin sarayı’ diye bir açıklama yaptı ancak muhalif basın saraya giremiyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Bu durumlar az gelişmiş ülkelerde diktatör kimliği barındıran yönetimlerin ihtişama, şatafata düşkün olan ruhların ortaya koyabilecekleri davranışlardır. Saygın politikacıların hepsi sadelik içindedir. Kendi özel yaşantıları ve siyasi anlayışlarında da hep sadedirler. Türkiye’de emekliler yüzde 34 zam artışına mahkum. Bir süredir Ankara’nın köylerinde dolaşıyoruz. Can yakıcı sorun işsizlik, geçim darlığı. Böyle bir ülkede siz resmi rakamı dahi açıklamaktan çekinen bir harcama ile milyarlarca lirayı bu tür debdebeli gösterişli bir hayat tarzı sürdürmek için çok rahatlıkla devlet kesesinden harcayabiliyorsunuz. Bu aslında utanç abidesidir.

‘CHP 2015’e net çözümlerle geliyor’

Ülkede işsizlik, çevre, emeklilikler, kadınlar gibi çok fazla sorun var. CHP, 2015 seçimlerine nasıl hazırlanıyor ve ne gibi çözümler sunuyor?

Seçim bildirgemizde ilgili çalışmalarımız devam ettiriliyor. Bilhassa sosyal yardımlar boyutunda siyaset ayrımı yapmadan mevcut yardımların şu ankinden daha fazla şekilde verileceğini, emeklilerin geçim standartının çok üstünde bir maaşla karşılarına çıkacağımızı, tarımda Türkiye’de üretimin arttırılmasına dönük ithalatın kısıtlanacağı, yanı sıra mazotun ÖTV ve KDV’ sinin kaldırılıp bunun kaynağının da dışardan tarım ürünü ithalatın engellenerek içerideki üretimin arttırılacağını net ifadeler olarak söylemeye başladık. Ancak bunların seçim bildirgesinde ete kemiğe bürünmesi ve bütçe karşılığının olması için çalışmalara arkadaşlarımız devam ediyor. CHP, Türkiye’nin bugün içerisine girdiği karanlık iklime karşılık vatandaşa doğrudan ulaşan önerilerle, çok net söylemlerle ortaya çıkacak.

Seçim barajının kaldırılması için birçok çalışma yaptınız. Bu konuda neler söylersiniz?

Çözümden de yanayız, barıştan da yanayız. Ama bu işin bir terör örgütü liderinin ağzına bakacak kadar sürdürülmesine karşıyız. Bu işin meşru siyaset aktörleriyle BDP dâhil meşru zeminde eşit yurttaşlık ortamında, vatandaşların önünde tartışılmasını istiyoruz. Kürt yurttaşlarımızın AKP tarafından dışlanmasına karşıyız.

Seçim barajının kaldırılması için birçok çalışma yaptınız. Bu konuda neler söylersiniz?

'Anayasa Mahkemesi'ne karşı küstahlık'

Seçim barajı için en gerçekçi duruşu CHP sergilemiştir. 2006’dan beri verdiğimiz yasa tekliflerimiz var. Yüzde 5’e indirilsin, 3’e indirilsin dedik. Barajın kaldırılmasını her fırsatta da istedik. Ama bunların hepsinin AKP tarafından reddedildiğine tanığız. Şimdi AYM Başkanı'nın açıklamasına iktidar kanadından gelen küstahlıkları hepiniz izliyorsunuz. Hatta -yanılmıyorsam- İçişleri Bakanı, anayasayı bile kaldırabileceklerini söyledi. Başbakan yardımcısı, AYM'yi lağvedeceklerini söyledi. Böyle bir şey demokrasi içerisinde müsaade edilebilir bir durum değil.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.