Bahçeli: Amed diye bir yer yok, Bursaspor taraftarını selamlıyorum

MHP lideri Devlet Bahçeli, Amedsporlulara saldıran Bursaspor taraftarını kürsüden selamlayarak ırkçı saldırı için 'milli duruş' nitelemesi yaptı.

Bahçeli: Amed diye bir yer yok,  Bursaspor taraftarını selamlıyorum

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında gündemde yer alan konulara dair açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz günlerde Bursaspor ile karşılaşan konuk takım Amedspor'un futbolcuları ve teknik ekibi, taraftarlar tarafından saldırıya uğramış ve tribünlerde 1990'lı yıllardaki faili meçhul cinayetlerin sembolü 'Beyaz Toros' ve 'Yeşil' posterleri açılmıştı.

Bahçeli, Bursasporlu taraftara sahip çıktı. Irkçı saldırıyı 'milli duruş' olarak niteleyen MHP lideri, şunları söyledi:

"Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor’dan bahsedilemeyecektir. Bursa’da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi rezalettir. Türk ile Kürt arasına düşmanlık tohumu ekmeye kalkan kim varsa, koparılması gereken çıban başıdır. Diyarbakırspor’un Amedspor olarak nitelendirilmesi bizim nezdimizde yok hükmündedir. Bursaspor taraftarlarını buradan selamlıyorum, milli duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

AKŞENER'E: SÖYLEDİĞİ SÖZLERİN ALTINDAN NASIL KALKACAK?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına "Ölümle sıtma arasında bir tercihe zorlandık" gibi sözlerle karşı çıkarak terk ettiği altılı masaya, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın 'cumhurbaşkanı yardımcıları' olmaları şartıyla geri dönmüştü.

Bu konuyu da 'es geçmeyen' Bahçeli, Akşener'e "Söylediği sözlerin altından nasıl kalkacak? Türk siyaseti bu tip bir ilkesiziliği ne görmüş ne muhatap olmuştur. Bir kere satan yine satar" diye seslendi.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Acımız kaybımız ne kadar fazla olursa olsun onları hafifletecek mahşeri vicdan ayaktadır. Devlet, milletiyle bir ve beraber olmuş mağduriyetlerin geniş etkisi giderilmeye başlanmış, çok ciddi mesafeler alınmıştır. Umutlar dirilmiştir. Bizim anlayışımızda insan insana candır, kandır, dayanaktır, hayattır.

'SAĞA SOLA BAKMAYACAĞIZ'

Bir aydır her insanımızın kalbi deprem bölgesinde atmaktadır. 85 milyon aynı duyguda kilitlenmiştir. Hiçbir mazlum insanımızı darda ve zorlukta bırakmama hakimdir. Siyaseti kavga ve kutuplaşmaya çeviren fırıldakların U dönüşlerine itibar etmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak sağa sola bakmadan adanmış yüreğimizle Türk milletine hizmet edeceğiz. Başkaları dedikodu çarkına kapılacak, biz dağları aşacağız. Başkaları polemik batağında debelenecek biz huzur, barış ve kardeşliğin manifestosunu yazacağız. Devletimiz tüm kapasitesiyle depremden yara alan vatandaşlarımızın yanındadır.

Yeni yapılacak konutların zemin +3 veya 4 katı geçmeyeceği açıklanmıştır. 3 Mart Cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleşen bilim insanlarımızın katıldığı Ulusal Risk Kalkanı toplantısı gelecek için umut verici atılımdır. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 politika kuruluna 10'uncusu olarak Afet Politikalar Kurulu'nu takdirle karşılıyoruz.

'CUMHUR İTTİFAKI BU YIKIMIN ALTINDAN KALKMAYA MUKTEDİR'

Her şeyden evvel deprem gerçeğini kabul ederek kalıcı ve köklü tedbirler gerçekleştirmek, dayanıklı binalar inşa etmek vazgeçilemeyecek hedefimizdir. 230 bin binada 645 bin bağımsız bölümün tespit edildiği tespit edildiğinde yapılacak çok iş olduğu görülecektir. Cumhur İttifakı bu yıkımın altından kalkmaya muktedirdir.

Seçim müziği kullanmayacağız, taşkın heyecanlara prim vermeyeceğiz, sağduyumuzu kullanacağız. Pozitif gündemli siyasetimizi ülke genelinde yansıtacağız. Milletimizle her an ve her alanda iç içe olacağız. Cumhur İttifakı'nı tüm yurt sathında anlatmaya devam edeceğiz. Milliyetçilik yalnızca gözyaşından ibaret bir duygu seli, coşkuyla dinlenen bir marş değildir.

'DEVLETLE, CUMHURİYETLE, MİLLETLE, DEMOKRASİYLE SORUNUMUZ OLMADI'

Bizim siyasetimizin ve siyasi hedeflerimizin uygulama alanı Türkiye'dir. Türk-İslam coğrafyalarımıza bakışımızın ağırlık merkezi Türkiye'dir. Ülkemiz güçlü olamadığı, insanlarımız ileri hayat seviyesine ulaşamadığı takdirde ülkülerimizin hayata geçme şansı yoktur. Biz insanı merkeze alarak, insan için yola çıkmış, devleti insan için hizmet aracı olarak gören insan-devlet, insan-milleti ilişkisini demokrasiyle sağlamış kutlu bir davanın mensuplarıyız. Bizim devletle, Cumhuriyetle, milletle, ortak değerlerle, demokrasiyle hiçbir sorunumuz olmamıştır. Bize göre tercih edilerek yapılacak siyaset eksiktir.

Devletin bütünlüğüyle temel değerlerine yönelik tehlikelerde devletin nasıl korunması gerektiğini gösteren milliyetçi-ülkücü harekettir. Açık yürekle, tam bir inançla ifade ediyorum ki MHP milletimiz için öngörülen tehlikeler karşısında sonuna kadar direnecek, yeri gelirse her bedeli ödemeye hazır olacaktır.

'SEÇİM İTTİFAKI DEĞİLİZ'

Cumhur İttifakı bir seçim ittifakı değildir. Türkiye'yi hedef alan iç ve dış husumet cephesine karşı tarihi birlikteliğin unvanıdır. Türkiye'nin çıkarları esastır. Kararlılığımız, işbirliğimiz ve ittifak kültürümüz Türkiye'yi lider ülke yapacak 2023 hedeflerini gerçekleştirmenin yanı sıra dünya barışının ve adaletinin güvencesi İslam alemin yegane ümidi olan Türkiye'yi küresel güç haline getirecek 2053 ve 2071 vizyonlarının altyapısını tesis edecektir.

İstikbalin yol haritası 14 Mayıs'ta netleşecek. Aziz Türk milleti kesin hükmünü sandıkta gösterecektir. Cumhur İttifakı Türkiye Cumhuriyeti'ni yeni yüzyıla kardeşlik ve kucaklaşma bağlarıyla ulaştıracaktır.

Doğal afetlerin teslim alamadığı Türkiye'yi doğal olmayan çalışmalarla boyun eğdirmeye çalışan mihrakları biliyoruz. Altılı Masa'nın iflah olmaz bir krize yakalandığı günlerde Türk-Kürt kardeşliğiyle oynayanların ateşle oynadıkları ortadadır. 'Hükümet istifa' sloganları karanlık bir planın ön hazırlıklarıdır. Milli hislerimizi kaşımanın çabasındadır.

Toplumsal muhalefeti kışkırtan, yıkıcı dille çatışma iklimini yeşertmenin peşinde koşanlar kendi kazdıkları kuyuya düşmekten kurtulamayacaktır. Türkiye tribünlerde kurulmadı. Herkes aklını başına almalıdır. Rüzgar estiren fırtına ile devrilecektir.

BURSASPORLU TARAFTARLARA DESTEK ÇIKTI

Geçtiğimiz hafta sonu Bursaspor-Diyarbakırspor arasında oynanan maçta sallanan görsellerin sporun ahlak ve doğasına aykırı olduğu herkesin malumudur. Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor'dan bahsedilemeyecektir. Bursa'da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi rezalettir. Türk ile Kürt arasına düşmanlık tohumu ekmeye kalkan kim varsa, koparılması gereken çıban başıdır. Bursa nasıl gözbebeğimizse, Diyarbakır da öyledir. Bursaspor'u milli duruşundan dolayı tebrik ediyorum. Bursaspor taraftarını da buradan selamlıyorum.

TFF'nin atıl ve aciz kaldığı hususunda yaygın kanaate kulak verilmelidir. Türk sporu dostluğun ve kardeşliğin vadisidir. Futbol sahalarından kaos çıkarmak bu millete yapılacak kötülüktür.

Bu ülkenin başına ne gelmişse küçük politikalardan ve küçülmüş politikacılardan kaynaklanan bir gerçektir. İlkeli olmak demek insanın kendisine sadakati demektir.

ELBİSTAN ZİYARETİ: ORTALIĞI KARIŞTIRMAYA ÇALIŞAN SİYASİ PROVOKATÖRLER...

Milletimiz depremin enkazıyla ve feci sonuçlarıyla mücadele ederken siyasi istismara tevessül etmek, yıkıma devam etmek ihanetin alenileşmesidir. Hatay'da bir hastanede jeneratör devreye girmediği için hastaların öldüğünü, suyun bulunmadığını söyleyenler ilkesizliğin yüzleridir. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Elbistan ziyaretimizde ortalığı karıştırmaya çalışan siyasi provokatörler hem ilkel hem de ilkesiz güruhtur.

AKŞENER'E: BİR KERE SATAN YİNE SATAR

Bir yıldır Cumhurbaşkanını açıklamayıp, bir günde toz duman olanlar ilkesizliğin canlı timsalidir. Bir yıl boyunca eğri bacaklı masayı kumar masası, küçük hesaplar masası, noter masası diyerek önce devirip, sonra tyekrar oturanlar ilkesizliğin numuneleridir. Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değil de nedir? Masayı devirene sandalye sunmak çürümüş siyasetsizlik önerisi değil midir? Makam ve mevki pazarlıklarıyla masaya geri oturan İP başkanı söylediği sözlerin altından nasıl kalkacak? Türk siyaseti bu tip bir ilkesiziliği ne görmüş ne muhatap olmuştur. Bir kere satan yine satar.

Milletimiz ve Türkiyemiz böyle bir muhalefete müstahak değildir. Masada oturmayı beceremeyenlerin 85 milyona hizmet etmesi, siyasi duruş sergilemesi beyhude bir beklentidir."

Etiketler
Amedspor Bursaspor Devlet Bahçeli MHP