İsmail Saymaz anlattı: 'Kılıçdaroğlu’nun rehine kurtarma operasyonunun arka planı'

Gazeteci İsmail Saymaz, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'adeta siyasi rehine muamelesi gören başörtülüleri Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elinden çekip almak için kalıcı bir çözüm getirmeyi teklif ettiğini' söyledi.

İsmail Saymaz anlattı: 'Kılıçdaroğlu’nun rehine kurtarma operasyonunun arka planı'

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başörtüsüne yasal güvence talebiyle başlayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın el yükselterek 'anayasa değişikliği' çağrısı yapmasıyla boyutlanan tartışmayı yorumladı

İktidar partisinin yüzde 30'un altına düşen oylarındaki erimeyi durdurabilmek ve mümkünse kararsızları geri çevirebilmek için aylardır "Kazanımlarımız elden gidecek" başlıklı propaganda setini kullandığını belirten gazeteci, şöyle devam etti:

'ERDOĞAN'IN BAŞÖRTÜSÜ MAĞDURİYETİNİ DİLİNE DOLAYACAĞI BİLİNİYORDU'

"(...) Erdoğan, seçim startı verildiğinde kampanya setindeki en etkili silah olan başörtüsü mağduriyetini diline dolayacak; bu biliniyor.

Erdoğan, eğer kaybederse 28 Şubat’ın hortlayacağını, kamuda ve üniversitelerde başörtüsü yasağının geri geleceğini savunacak. Örtünmeyi AK Parti iktidarı ile bağlı ve sınırlı bir özgürlük olarak gösterecek.

Hiç şüphe yok ki…

Muhafazakar seçmende CHP’ye yönelik önyargılar arasında bu kaygının sahici bir yeri var. Örneğin MetroPoll’ün geçen yıl yaptığı araştırmaya da yansıdı. 'Millet İttifakı iktidara gelince dindarlar baskı görür mü?' sorusuna yüzde 59.9 'Hayır' yanıtını verirken, yüzde 33.2 'Evet' dedi.

Erdoğan, bu kaygıyı meydan meydan işleyecekti. Kılıçdaroğlu, adeta siyasi rehine muamelesi gören başörtülüleri Erdoğan’ın elinden çekip almak için kalıcı bir çözüm getirmeyi teklif etti."

'YASA TEKLİFİNİ ALTI AY ÖNCE HAZIRLATTI'

Saymaz, Kılıçdaroğlu'nun talimatı üzerine CHP'li bir hukukçunun yaklaşık altı önce bu yasa teklifini hazırladığını, ancak taslağın çekmecede beklediğini dile getirdi. 

"CHP lideri, iki ay önce ‘helalleşme’ çalışmaları çerçevesinde, ekibiyle toplanarak, istismar alanlarını belirledi. Ekibine 1935’teki CHP kongresinde çarşaf ve peçenin yasaklanması teklifinin reddedildiğini hatırlatarak, 'İstismar konularını bunların ellerinden alacağız' dedi" bilgisini veren Saymaz, teklifin getirilmesindeki bir diğer faktörün Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu'nun altılı masadaki girişimleri olabileceğini söyledi: 

"Şöyle ki:

Davutoğlu, 5 Ağustos 2021’de Saadet ve DEVA’ya deklarasyon teklifi sundu. Deklarasyonun ilk maddesinde, '28 Şubat benzeri vesayet rejimleri üzerinden din ve vicdan özgürlüğüne karşı her eylem ve politika karşısında demokratik hak ve özgürlükleri ve büyük fedakarlıkla elde edilmiş kazanımları korumak' için işbirliği yapma arzusu vurgulandı.

Ancak deklarasyon, DEVA’nın '21’de 21' reddetmesinden ötürü akim kaldı. Davutoğlu, bu girişimini Altılı Masa’ya taşıdı.

Davutoğlu, 26 Temmuz’da bu köşede yayınlanan söyleşimizde, deklarasyonunu 'Orayı zillet diyerek, milli manevi değerlere düşman, bizi oraya takılan kulüp gibi gösterenlere karşı cevaptır' diye savundu.

Nihayet bu arayışı Gelecek Partisi’nin ev sahipliğindeki Altılı Masa toplantısından sonra yayınlanan ‘Temel İlkeler ve Hedefler’ metnine girdi. Beşinci maddede, 'Din ve vicdan özgürlüğü çerçevesindeki kazanımların koruyucusu ve güvencesi olacağız' denilmesi bundan.

Kılıçdaroğlu’nun rehine kurtarma operasyonunu arka planı tam bu şekilde."

'ERDOĞAN TOPU TACA ATTI'

Saymaz ayrıca, iktidar ve muhalefet kanadında "Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun başörtüsü pasını gole çevirdi" yorumları yapıldığını, ancak bu görüşe katılmadığını vurguladı:

"Cumhurbaşkanı, rakibinin baskısından kurtulabilmek için topu taca attı. İktidarda, istediği oyunu bir türlü kuramayışın hırçınlığı ve kendi sahasında kaybedecek olmanın endişesi var. Bu yüzden Erdoğan, dünkü grup toplantısında, hem başörtüsü yasağının kalmadığını savundu, hem de var olmadığını söylediği soruna anayasal çözüm getirmeyi teklif etti."

Yazının tamamı.

Etiketler
başörtüsü