Gamze Taşcıer Lozan'ın 102'nci Yılı Dolayısıyla Atatürk'ü Andı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Lozan Anlaşması’nın 102’nci yıldönümü kapsamında açıklama yaptı. Taşcıer gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulunurken “Halktan yana yeni bir rejim tahayyülünü ifade ediyoruz” dedi.
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Lozan Anlaşması’nın 102’nci yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Orman yangınlarından, iş cinayetinde yaşamını yitiren işçilere, ücret zamlarının yetersizliğinden vergi adaletsizliğine kadar pek çok başlığa değinen Taşcıer “Bu rejim ne emeği yaşatmakta ne de emeğe saygı göstermektedir. Emeğin değersizleştirildiği bir düzende, insan hayatı da değersizleşmektedir. Halktan yana yeni bir rejim tahayyülünü ifade ediyoruz” dedi.
Taşcıer konuşmasına “Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu belgesi ve tapu senedi olan Lozan antlaşmasının 102. Yıldönümü. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İsmet İnönü ve tüm Milli Mücadele kahramanlarımızı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum” diyerek başladı.
Bugünün aynı zamanda 24 Temmuz Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olduğunu da hatırlatan Taşcıer “Bütün baskılara rağmen kalemini halktan yana tutan gerçeğin izini sürmekten vazgeçmeyen tüm basın emekçilerinin bu günü bayram havasında kutlayacağı bir Türkiye diliyorum” diye konuştu.
‘ASIL SORUN TEK ADAM REJİMİNİN İNSANA YAKLAŞIMINDAKİ EKSİKLİK’
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde orman yangınlarına müdahale ederken yaşamını yitirenlere de değinen Taşcıer şöyle konuştu: “5’i orman işçisi, 5’i AKUT gönüllüsü olmak üzere 10 emekçimizi yangınla mücadelede kaybettik. Ülkemizin başı sağ olsun. Hepimizin yüreği yanıyor. Sözün tükendiği bir yerdeyiz. Her yangın mevsiminde aynı acı yaşanıyor. Aynı eksiklikler, aynı hazırlıksızlık, aynı ihmaller… Ve sonunda yine can kayıpları, yine tarifsiz yas. Orman işçileri, en ön safta, büyük bir fedakârlıkla yangınlara müdahale ediyor. Ancak bu mücadele, uzun süredir eksik personelle, sınırlı ekipmanla ve sefalet koşullarında yürütülüyor. Gönüllüler de aynı cesaret ve kararlılıkla koşuyor alevlerin içine. Onların cesaretiyle övünen, ama hayatta kalmaları için gereken önlemleri almakta aynı hassasiyeti göstermeyen bir iktidar var. Bu nedenle meselenin özü ne yalnızca uçak eksikliğidir, ne de personel sayısıdır. Asıl sorun, tek adam rejiminin doğaya, emeğe ve insana yaklaşımındaki eksikliktir. İktidarın bu sakat ve çarpık anlayışı değişmeden, alınacak hiçbir teknik tedbir, kurulacak hiçbir komisyon, yapılacak hiçbir araştırma ve soruşturma yeterli olmayacaktır. Çünkü bugün yürütme Erdoğan’da birleşmiştir. Yasama Erdoğan’ın talimatıyla hareket etmektedir. Yargı Erdoğan’ın gönlüne göre karar vermektedir. Kısacası yetkiyi tek elde toplayan bir sistemde devlet aklının devreye girmesini, etkili araştırma yapılmasını ve önleyici tedbirler alınmasını beklemek saflıktır. Vakit kaybıdır. Ölenlerin öldüğüyle kalmaması için öncelikle bu düzenin değişmesi gerekmektedir.”
'EMEĞİN TEMSİL ETTİĞİ HER LEYE DÜŞMEN BİR TEK ADAM REJİMİ'
Emeğin değersizleştiğini belirten Taşcıer “Bakın yalnızca emeğe ve emekçiye değil, emeğin temsil ettiği her şeye düşman olan bir tek adam rejimiyle karşı karşıya bulunduğumuzu açıkça söylemek zorundayız. Emeği maliyet kalemi olarak gören, emekçiyi itaat etmesi gereken bir üretim nesnesi olarak konumlandıran, böylece alın terini değersizleştiren bu rejimin gittiği yolun sonu bellidir. Bugün emeği değersizleştirerek, otoriter rejimi tahkim etmeye çalışan bir rejim var. Emeğin değersizleştirildiği her yerde, demokrasi nefessiz kalır. Çünkü emek bir üretim gücü olduğu kadar aynı zamanda eşitlik, dayanışma ve halk egemenliği fikrinin de taşıyıcısıdır. Bu yüzden otoriter rejimler, ilk olarak emeği susturur, sendikaları etkisizleştirir, grev hakkını askıya alır. Çünkü bilirler ki emeğin örgütlü hali, iktidarın sınıfsal çıkarlarını sorgulatır; adaletsizliği ifşa eder, sömürü düzeninin çarklarına çomak sokar” değerlendirmesinde bulundu.
'BU REJİM SOSYAL DEVLETİN TASFİYESİNE DAYANIYOR'
Taşcıer, sosyal devletin tasfiye edildiğini belirterek son şunları söyledi: “Sosyal devletin tasfiyesine dayanan bu rejim, emeği değersizleştirmekle kalmamakta; yurttaşlık haklarını budamakta, demokratik denetim mekanizmalarını devre dışı bırakmakta, hukuku araçsallaştırmakta, liyakati ortadan kaldırmakta ve yoksulluğu kalıcılaştırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bu anlayışa karşı halkçı, kamucu, toplumsal adaleti esas alan yeniden sosyal devlet vizyonunu savunuyoruz. Emeğin haklarını korumayı, sendikal örgütlenmeyi güçlendirmeyi, sosyal güvenceyi lütuf değil hak olarak tanımayı, işsizliği yapısal bir sorun olarak ele alan bütünlüklü bir emek politikası kurmayı hedefliyoruz. Çünkü sosyal devlet, yalnızca yardımlarla ayakta duran bir yapı değildir. Bu devlet biçimi, zenginliğin adil paylaşımını mümkün kılar; emeğin toplumsal değerini tanır; vatandaşlık haklarını güçlendirir; halkın siyasette özneleşmesini sağlar. Bu rejimi inşa etmek bizim tarihsel sorumluluğumuzdur. Orman işçileri alevlerin içinde, Akkuyu’daki işçiler şantiyenin barikatlarında, maden işçileri yerin yedi kat altında hayatlarını kaybederken suskun kalmak; yalnızca bir hükümete değil, onun kurduğu sömürü düzenine de onay vermek anlamına gelir. Halktan yana yeni bir rejim tahayyülünü ifade ediyoruz. Biz bu iradeyi kararlılıkla temsil etmeye devam edeceğiz. Emeğin Türkiye’sini kurmak için örgütleneceğiz. Omuz omuza duracağız, birlikte mücadele edeceğiz. Çünkü bu ülke, bugünkünden daha adil, daha onurlu, daha özgür bir geleceği hak ediyor. Ve biz o geleceği hep birlikte kuracağız."
Kaynak: Haber Merkezi
Ücretli Çalışanın Hafta Tatili Tehdit AltındaGündem
CHP'li Taşcıer'den Fatih Altaylı TepkisiSiyaset