Eynesil ilçesi Gümüşçay Mahallesi'nde 12 Nisan 2018 ‘de Rabia Naz Vatan, evinin önünde yaralı bulunmuş, çağırılan ambulansla hastaneye kaldırılan Vatan, kurtarılamamıştı.

Yüksekten düştüğü ya da intihar ettiği öne sürülen Rabia Naz Vatan'la ilgili ölümün yüksekten düşme olduğu öne sürülmüş olsa da, baba Şaban Vatan kızına bir aracın çarparak hastaneye götürmek yerine evinin önüne bıraktığını iddia etmişti.

SORUŞTURMA HALEN DEVAM EDİYOR

Rabia Naz Vatan'ın ölümünün ardındaki sır perdesi aralanamadı. Kızının şüpheli ölümünün birinci yılında baba Şaban Vatan, asla bu işin peşinin bırakmayacağını tek istediğinin adaletin yerini bulması olduğunu söyledi.

İddialar üzerine İçişleri Bakanlığı konuyu araştırmak için müfettiş görevlendirmiş, uzman ekipler de olayın yaşandığı yerde keşif yapmış ancak babanın iddiaları doğrulanamamıştı. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı geçtiğimiz ay bir açıklama yaparak soruşturmanın halen devam ettiğini duyurmuştu.

PROF SÖZÜER: BU OLAYLA İLGİLİ BİR KURUL OLUŞTURULMALI

Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Mahkemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer Habertürk'te soruları yanıtladı.

Sözüer şöyle konuştu: Burada sorun şu işlem yapılmadı, bu işlem yapılmadığından ziyade kamuoyunun güveni. Her gün farklı görüşlerden adalet talebi var. Biz başsavcılığımıza, kolluğumuza güvenmiyor muyuz? Bir ülkeyi ayakta tutan şey güvendir.

Sorun aslında Rabia Naz bağlamında bir güvensizlik mi var? Biz neden güvenmiyoruz? Biz kolluğumuza güvenmezsek kime güveneceğiz. Paralel yapı döneminde insanların evlerine deliller kondu. O zaman biz bir taraftan maddi gerçeği araştırırken konu bu kadar büyük hale gelmeden önce güven sağlayıcı tedbirler almamız gerekiyor.

Hangi açıklama yapılırsa yapılsın kimse hiçbir şeye inanmıyor. Bir toplumda o toplumun bazı kurumlara güvenmesi gerekir. En önemlisi yargı ve soruşturma kuruludur. Biz bu olayda 'buraya delil yerleştirilmiş' dendiğinde kuşku ortaya gerek çıkıyor, belki de yersiz kuşku. Şimdi HSK müfettiş gönderiyor. Ben o yüzden şunu önerdim, 'kendim de görev alabilirim' dedim hatta.

Bu olayla bağlantılı olmayan insanlar, çocuk psikiyatristi, adli tıp, olay yeri incelemeciden bir kurul oluşsun. Belki böyle bir çözüm olabilir. Bizim toplumumuzun güveneceği kişi ve kuruluşlar gerekir. Her olayda biz kuruluşları şüphe altına sokar, ondan sonra da o şüpheyi giderecek bir şey yapmazsak öyle kalır.