Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini üçüncü sınıftan itibaren her yıl öğrencilere zorunlu tutan MEB’in, okullarda yalnızca iki yıl okuttuğu felsefe derslerine verdiği önem, öğretmen atama sayılarına da yansıdı.

Birgün gazetesinden Mustafa Mert Bildircin'in haberine göre her yıl 20 bine yakın felsefe grubu öğretmeninin mezun olduğu Türkiye’de, 2018 yılında yalnızca 111 felsefe öğretmeni atandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in felsefe alanında yapılan atamalara ilişkin sorusunu yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu alanda görev yapan kadrolu öğretmen sayısının 3 bin 749 olduğunu açıkladı.

Ataması yapılmayan felsefe öğretmeni sayısının on binlere ulaşması, felsefe bölümlerinin kontenjanlarına da yansıdı. Lisans yerleştirme sonuçlarına göre, en fazla boş kontenjanı olan bölümler arasında felsefe başı çekti. Felsefe bölümlerine yapılan başvuru oranı yüzde 56 azaldı. Birçok üniversitedeki felsefe programları, öğrencisi olmadığı için kapanma noktasına geldi.

İKTİDAR, SORGULAYAN ÖĞRENCİ İSTEMİYOR

Felsefenin sorgulayıcı bir disiplin olduğunun altını çizen FMV Işık Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Örsan K. Öymen ise bu alanın göz ardı edilmesinin siyasal bir tercih olduğunu kaydetti.

Öymen, “İktidar, öğrencilerin sorgulamasını istemiyor. Biat eden, sorgulamayan insanlar iktidarların işine geliyor” diye konuştu.

Felsefe dersinin saatinin azaltılmasını eleştiren Öymen, şunları söyledi:

“Felsefe, doğa bilimlerinin ve sosyal bilimlerin gelişimine de etki etti. Bu alan bir ‘hobi’ olarak görülemez. Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde çok ciddi felsefe eğitimi alıyor öğrenciler. AKP döneminde, üniversiteye giriş sınavındaki felsefe soruları da azaltıldı. Sınavda felsefe sorusu azken öğrencileri bu alanda çalışmaya teşvik etmek kolay bir şey değil. Erasmus’la Almanya’dan gelen ve orada ciddi felsefe eğitimi alan öğrencilerle bizim öğrencilerimiz arasında dağlar kadar fark var.