1936 Türkiye güzelinden Fatih İtfaiyesi'ni sevindiren haber

Türkiye eski güzeli ve doktor Mahmure Birsen Sakaoğlu'nun davalık olan mirası hakkında karar verildi.

1936 Türkiye güzelinden Fatih İtfaiyesi'ni sevindiren haber

Türkiye eski güzeli ve doktor Mahmure Birsen Sakaoğlu'nun davalık olan mirası hakkında karar verildi.

1936 Türkiye güzeli Dr. Mahmure Birsen Sakaoğlu'nun, bankadaki 16 milyon TL mirası ile Fatih'teki bir evini, kendisini 87 yıl arayla 2 kez yangından kurtaran Fatih İtfaiye Teşkilatı'nda görevli itfaiye erlerine bıraktığı vasiyetnamesi, 14 yıl sonra mahkeme tarafından geçerli sayıldı.

DHA'nın haberine göre, Sakaoğlu'nun, 2000 yılında kendi el yazısıyla kaleme aldığı vasiyetnameye, 2003 yılında 94 yaşında hayata veda etmesinin ardından kardeşi emekli Albay Selahattin İzmirli ve 4 yeğeni itiraz etmişti. Vasiyete göre; itfaiye erleri, hayatta oldukları sürece, bankadaki paranın faiz geliri ile evin kira gelirini 3 ayda bir eşit biçimde alacak.

İstanbul Fatih'te, 1909 yılında dünyaya gelen Mahmure Birsen Sakaoğlu (İzmirli),henüz 4 yaşındayken evlerinde çıkan yangında binada mahsur kaldı. Yangına müdahale eden Fatih İtfaiyesi Teşkilatı ekipleri, minik kız çocuğunu alevlerin arasından kurtarmayı başardı. Bu olayın ardından İzmirli Ailesi, küçük kızlarını kurtaran itfaiye teşkilatına duydukları minneti her fırsatta dile getirdi. Mahmure Birsen Sakaoğlu da bu minnet duyguları arasında büyüdü.

1936 Türkiye güzelinden Fatih İtfaiyesi'ni sevindiren haber - Resim : 1

AYNI TEŞKİLAT BİR KEZ DAHA KURTARDI

DHA'da yer alan habere göre 1936 yılında katıldığı yarışmada Türkiye Güzeli seçilen Sakaoğlu, bir taraftan da tıp eğitimini tamamlayarak pratisyen hekim olarak çalışmaya başladı. Kendisi gibi doktor olan Mustafa Sakaoğlu ile evlendikten sonra ABD'ye gitti. 7 yıl sonra Türkiye'ye geri dönen çiftin çocukları olmadı. Mahmure Birsen Sakaoğlu, 1999 yılının eylül ayında eşini kaybetti. Yalnız yaşamaya başlayan Sakaoğlu'nun evinde 2000 yılında bir kez daha yangın çıktı. 87 yıl arayla ikinci kez alevlerin arasında kalan Mahmure Biren Sakaoğlu'nu Fatih İtfaiye ekipleri kucaklarına alarak alevlerin arasından bir kez daha kurtardı.

EL YAZISIYLA VASİYETNAMESİNİ YAZDI

Erkek kardeşi emekli Albay Selahattin İzmirli ile anlaşmazlıklar yaşayan Sakaoğlu, 3 Mayıs 2000 tarihinde Bakırköy Noterliği'nde 2 doktor şahitliğinde el yazısıyla vasiyetnamesini yazdı.

1936 Türkiye güzelinden Fatih İtfaiyesi'ni sevindiren haber - Resim : 2

"MÜDÜRÜNDEN KAPICISINA HERKESE VERİLSİN"

Vasiyetnamesine, "Fatih'te tek başına yaşamaktayım. Şahitler huzurunda vasiyetnamemi yazıyorum" diye başlayan Mahmure Birsen Sakaoğlu, Fatih'teki dairesinin satılmayıp kirası ile mevcut dolar ve Türk Lirası'nın sonsuza kadar bankada kalmak şartıyla faizinin her 3 ayda bir alınarak, 2000 yılında Fatih İtfaiye Teşkilatı'nda çalışan müdüründen kapıcısına kadar tüm personele aynı miktarda dağıtılmasını istedi. Sakaoğlu ayrıca 'manevi oğlum' dediği Mustafa Bakır'a bir otomobil alınmasını ve enflasyona göre geçineceği paranın, toplanan faiz ile kiradan peşin verilmesini vasiyet etti. Sakaoğlu itfaiye erlerinin ya da oğlunun ölümü halinde ise elde edilecek faiz ve kira gelirinin, sağ kalanlar arasında bölüştürülmesini şart koydu.

VALİ YARDIMCISI, BANKACI, AVUKAT, MALİYECİYİ DE UNUTMADI

Sakaoğlu vasiyetnamesinde paranın bulunduğu bankada görevli müdür yardımcısı Meral Çatakoğlu, avukatı Kaya Açıkel, dönemin vali yardımcısı Erdoğan İzgi ve maliyeci Hakkı Sağlam'ın da aynı şartlarda mirastan faydalanacaklarını yazdı.

"KARDEŞİME BİR KURUŞ DAHİ VERMEYİN"

Mahmure Birsen Sakaoğlu, kardeşi Ahmet Selahattin İzmirli ile arasındaki sorunlara da değindiği vasiyetnamesinde, "Kardeşime bir kuruş dahi verilmemesini istiyorum. Kimse anaparadan para çekmesin. Vasiyetnamemin aynen uygulanmasını istiyorum" dedi.1936 Türkiye güzelinden Fatih İtfaiyesi'ni sevindiren haber - Resim : 3

VASİYETNAME ORTAYA ÇIKMADAN MİRAS 6 PAYA BÖLÜNDÜ

Sakaoğlu, 17 Aralık 2003 tarihinde, 94 yaşında hayata gözlerini yumdu. Mirasçıları da 2004 yılında mirasın belirlenmesi için mahkemeye başvurdu. Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi mirası, 6 pay kabul etti. Mirasın 2 payının kardeş Ahmet Selahattin İzmirli'ye, 2 payının Semiramis Aydınlık'a, bir payının Vedat Sinan Pamukçu'ya bir payının da Günseli Selma Pamukçu'ya ait olduğuna karar verildi. Ancak bu sırada Sakaoğlu'nun bıraktığı vasiyetname ortaya çıktı. Vasiyetin içeriğinin ortaya çıkmasının ardından kardeşi Selahattin İzmirli ile dört yeğeni mahkemeye başvurarak, itiraz etti.

MİRAS DAVASINA İTFAİYE DE KARIŞTI

İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan vasiyetnamenin iptali davası 14 yıl sürdü. Dava devam ederken Sakaoğlu'nun 'Tek kuruş vermem' dediği kardeşi Selahattin İzmirli de hayatını kaybetti. İzmirli'nin iki çocuğu Oya Tanju Özışık ve Fatma Figen İzmirli davaya müdahil oldu.

Miras kavgası, itfaiye teşkilatına da sıçradı. Fatih İtfaiye Teşkilatı içinde bulunan İstanbul Bölge Müdürlüğü ve Merkez İtfaiye Müdürlüğü'nde görevli 316 personel vasiyetnamenin lehtarı olmak için mahkemeye başvurdu. Mahkeme, dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi, belirlediği 263 itfaiye çalışanını vasiyetnamenin lehtarı saydı. Davaya taraf olmak için başvuran 50 kişinin ise vasiyetnamenin lehtarı olmadığı belirlendi.

14 YIL SONRA İTFAİYE ERLERİNİ SEVİNDİREN KARAR

İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dün görülen duruşmada gülen taraf itfaiye erleri oldu. Duruşmaya itfaiye erleri ve avukatları ile davacıların avukatları katıldı. Bilirkişi listesinde isimleri olmayan itfaiye erleri, rapora itiraz etti. Duruşma sonunda kararını açıklayan mahkeme, 2004 yılında açılan vasiyetnamenin iptali davasını reddettiğini bildirdi. Sakaoğlu'unun itfaiye erlerine bıraktığı mirası geçerli sayarak, ölen kardeş Ahmet Selahattin İzmirli'nin mirastaki saklı payını da iptal etti.

PARANIN FAİZİ 3 AYDA BİR İTFAİYEYE

Mahkeme, 263'ü itfaiye görevlisi 268 kişinin, mirasta hak sahibi olduğuna karar verdi. Mahkeme, Mahmure Birsen Sakaoğlu'nun vasiyetnamesinde yer alan taşınmazın geliriyle, bankadaki paranın sonsuza kadar bankada kalmak şartıyla faizinin her 3 ayda bir alınarak, itfaiye erleri ve vasiyetnamede adları yer alan Mustafa Bakır, Hakkı Sağlam, Meral Çalakoğlu, Erdoğan İzgi ile Kaya Açıkel'e ödenmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca mirasta hak sahibi olanların ölümleri halinde, bu hakkın diğer hak sahiplerine devredileceğini belirtti.

TENFİZ DAVASI PAYLARI BELİRLEYECEK

Mahkemenin vasiyetnameyi kabul etmesinin ardından itfaiye erleri, dikkatlerini açtıkları tenfiz davasına çevirdi. Tenfiz davasından çıkacak karar ile mirasçıların ne kadar para alacakları belli olacak. Sakaoğlu'nun parasının ölümünden itibaren 3 devlet bankasının verdiği faiz oranı ortalaması tutarında, vadeli hesapta değerlendirildiği öğrenildi. Duruşmanın ardından bir açıklama yapan 99 itfaiye erinin avukatı İlyas Gülel, "Bu dava Mahmure Birsen Sakaoğlu isimli eski Türkiye güzelinin Amerika'ya gidip döndükten sonra edindiği mal varlığını, ölümünden sonra Fatih itfaiye erlerine bırakması şeklinde vasiyetname düzenlemesi sonucu açılmıştır. Bugün yapılan duruşmada vasiyetnamenin geçerliliği kabul edildi. Müvekkillerimizin hak sahibi olduğu tescil edildi. Yargıtay aşaması açık. Bankada bulunan paranın eski parayla 16 trilyon olduğunu biliyoruz. Malvarlığını değil malvarlığının gelirlerini, itfaiye erlerine vasiyet ediyor" dedi.

NASIL KURTARDIKLARINI ANLATTILAR

2000 yılındaki yangına müdahale eden ekipte olan itfaiye eri İlyas Kuşaklı da Sakaoğlu'nun kurtarılışını şöyle anlattı: "Altı araç olay yerine vardık, yangını kontrol altına almaya çalışırken, içeride yaşlı bir hanımın olduğu söylendi. Biz kurtarma timi olarak merdivenden çıktık. Diğer arkadaşlar da apartman merdiveninden çıktı. İçeride, yaşlı bir kadının kalkamadığını gördük. Arkadaşların yardımıyla çelik kapıyı açıp içeri girdim. Mahmure hanımı merdivendeki arkadaşlara verdim. Mahmure hanımla oradan tanışıyoruz. Kardeşine gidiyor, kardeşi kabul etmeyince valiliğe geliyor.

Miras bıraktığı eski Vali Yardımcısı Erdoğan İzgi beyle görüşüyor o zaman. Sonuçta 'Ben mirasımı itfaiyecilere bırakacağım' diye evraklarını düzenliyor. 2003 tarihinde de Mahmure anamızı kaybettik. O zamandan beri davamız devam ediyordu. Şu an sonuçlanma noktasına geldi. Mahmure Hanım avukatları vasıtasıyla vasiyetini bırakmıştı. Öldükten 6 ay sonra avukatların bize ulaşmasıyla dava başladı. Mahmure annemizi biz sadece yangında gördük daha sonra hiçbir şekilde göremedik."

Etiketler
Türkiye