Malatya’da AKP'li Yeşilyurt Belediyesi’nin ‘Çevreye Duyarlı Bireyler Yetiştirmek Projesi’ için yurtdışına gönderdiği 90 kişinin geri dönmediği, kamuoyunda ‘gri pasaport skandalı’ olarak bilinen olayla ilgili savcılık iddianamesi hazırlandı. 

İddianemeye ilişkin ayrıntıları sosyal medya hesabından paylaşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 

''NE ARARSAN VAR''

''İşin içinde insan kaçakçılığı var, rüşvet var, görevi kötüye kullanma var, terör örgütüne yardım iddiaları var, tehdit var, ne ararsan var'' diyen Ağbaba, ''Herkes birbiriyle irtibatlı ama güya kimse birbirini tanımıyor! HTS kayıtlarına göreyse sanıklar birbirleriyle yüzlerce kez görüşmüş'' ifadelerini kullandı.

''PARANIN ANASINI AĞLATMIŞLAR''

Yurt dışına kaçırılacak kişilerden 4500-7000 euro para istendiğinin iddianemede de yer aldığını belirten Ağbaba, ''Sadece Yeşilyurt’ta 90 kişinin kaçırıldığını düşününce tüm Türkiye’de bu suçu işleyen AKP’li belediyelerin milyonlarca lira para kaldırdığını anlıyoruz. İddianamede geçen haliyle "paranın anasını ağlatmışlar" diye yazdı.

BELEDİYE BAŞKANINI AKLAMA İDDİANAMESİ

Ağbaba paylaşımlarından AKP'li Yeşilyurt Belediye Başkanı Bekir Karakuş'un sadece göçmen kaçakçılığından cezasının istendiğini belirterek; ''İddianamede Yeşilyurt Bld Bşk Yrd Bekir Karakuş’un bu işin odağında olduğu net bir şekilde görülüyor ama nedense sadece “göçmen kaçakçılığı” suçundan ceza isteniyor. Görevi kötüye kullanma suçundan ceza istemi yok! Bu kişi sıradan biri mi? Bekir Karakuş, belediye başkan yardımcısı olmasa göçmen kaçakçılığı yapabilir mi, yapamaz. Neden sadece "göçmen kaçakçılığı" suçundan ceza isteniyor, bilmiyoruz. İnsan kaçakçılığı yapan görevi kötüye kullanmamış, kötülüğü kendine görev edinmiş'' ifadelerini kullandı. 

Ağbaba Karakuş'a ilişkin ayrıca şu ifadeleri kullandı:

''Bekir Karakuş hakkında 40 bin € rüşvet aldığı iddiası da var. B.K. ise “parayı aldım ama sonra parayı Ersin Kilit’in (kaçakçılık yapan şirketin sahibi) kardeşine şoförümle yolladım, banka havalesi yaptım, belediyeye aktardım” gibi değişik açıklamalar yapıyor. İlginç!..

 En ilginci ise Yeşilyurt Belediye Başkanı Yurt dışına kaçırılan kişilerden haberi yok. Bu kişiler neye göre seçildi, bilmiyor. İfadesi baştan aşağı “bilmiyorum, hatırlamıyorum” cümleleriyle dolu Hiçbir şeyden haberin yoksa, hiçbir şeyi bilmiyorsan niye o koltukta oturuyorsun?

Belediye Başkanının böyle bir işten haberinin olmaması mümkün mü, tabi ki değil. Üstelik Belediye Başkanı, kendisini bu iş için önceden uyaran V. S.'ye "Bu işi kurcalama, başın ağrır, hayatın tehlikeye girer" dediğini de ifadelerden görüyoruz. Yazık... 

Detay çok ama hepsini anlatmaya lüzum yok. Gri pasaport sürecinde yaşananlar bize baştan aşağı kokuşmuş rezil bir düzenin resmini çiziyor. Terör örgütüne yardım iddiası var, rüşvet var. Belediye, valilik, Bakanlık, Danıştay... Herkes topu birbirine atıyor.''