Türkiye Arnavutları, Yunanistan tarafından 27 Haziran 1944 günü gerçekleştirilen katliamı, İzmir’de Yunanistan Konsolosluğu’na siyah çelenk bırakarak andı.

Konsolosluk önünde gerçekleştirilen eylemde konuşan İzmir Arnavut Dernekleri Sözcüsü Av. Fatih Sadıkay, “Bir Arnavut için böyle alçakça ve insanlık dışı bir olayı anmak ve hatırlamak, unutturmamak bir görevdir” dedi.

Sadıkay, şunları kaydetti:

“Bizler, Türkiye’mizin farklı şehirlerinde yaşayan; Çamerya’dan, Arnavutluk’tan, Kosova’dan, Preşeva’dan, Kadarağ’dan, Manastır’dan, Makedonya’dan, Bosna’dan, Yunanistan’dan sürülen, sürgüne gönderilen, göç ettirilen, Arnavut kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bize kucak açan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları, asli unsurları, ülkesine sadakatle bağlı yurttaşları, Çanakkale’de şehit düşen, gazi olan, Kurtuluş savaşında ise taşeron şovenist Yunan kuvvetlerini bozguna uğratan, Kafkas Cephesi’nde şehit düşen Yüce Türk Milleti’nin asil fertleriyiz.

Ortak tarihimizden aldığımız güçle, yaşadığı ülkeye hizmet etmiş ve bayraklaştırdığımız ortak değerlerimizi; Hoca Tahsin’i Şemsettin Sami Fraşeri’yi, Mehmet Akif’i ve Kurtuluş Savaşı’nın sessiz kahramanları Kartallı Kazım’ları daha çok gündeme getireceğiz. Böylece Arnavut dünyasında; bugüne kadar hakkı yenen, haksızlığa uğratılan Arnavutlar için dünya sahnesinde onurlu, gururlu, barışçıl hakkını arayan ve alan bir duruş sergileyeceğiz.”

“SOYKIRIM İNSANLIK SUÇUDUR VE ZAMAN AŞIMI YOKTUR”

Çamerya’da soykırıma uğrayan soydaşlarının ve çocuklarının haklarını arayacaklarını ve yaşananları dünya gündemine taşıyacaklarını söyleyen Sadıkay, eylemlerinin nedenini şöyle anlattı:

“Amacımız, ayrıca; 1944 Yılı’nda Yunanistan tarafından askeri sistematik soykırıma uğramış ve yurtları Çamerya’dan sürgün edilen Çamerya Arnavutları’nın, temel insan hak ve hürriyetleri doğrultusunda serbest dolaşım ve mülkiyet hakkının teslim edilmesi için hak ve adalet aramaktır.

Soykırım insanlık suçudur ve zaman aşımı yoktur. Bu bakımdan 78 yıldan beri “Çamerya Sorunu”nu görmezden gelen, hakikatlerin üstünü örterek; tarihin karanlığında bırakmaya çalışan Yunanistan’ın İzmir Konsolosluğu’na siyah çelenk koyarak; sivil toplum örgütleri ve konuya duyarlı Arnavut’lar olarak tepkimizi dile getiriyoruz. Tüm bu soykırım ve sürgün sırasında yaşamını yitiren Arnavut’ları saygı ile anıyoruz, ruhları şad olsun.”

NE OLMUŞTU

Çamerya, Arnavutluk’un güneyinden başlayarak, bugün Yunanistan toprakları içerisinde kalan, Yanya’dan Preveze’ye kadar uzanan bölgenin adıdır. Çamerya’nın nüfusu, 1908’deki sayımına göre, 73 bin kişi olarak kaydedilmiş ve 1913 yılına kadar Osmanlı vatandaşı olarak Yanya Vilayeti’ne bağlı olarak yaşamışlardır. Balkan Savaşı sonunda 1913’te yapılan Londra Konferansı’nda etnik ve azınlık bir bölge olarak Yunanistan’a teslim edilmiştir.

Yunanistan, bölgedeki nüfus dengesini değiştirmek ve Arnavutları asimile etmek amacıyla, Arnavutların yoğun olduğu bölgelere Yunan, Ulah ve Çingeneleri yerleştirmiş ve Arnavutçayı yasaklamıştır. Yerleşim yerlerinin adları Yunancaya çevren Yunan Hükümeti Arnavutların Mülklerine el koymuş ve camileri kapatmıştır.

Baskılardan bunalan yaklaşık 85 bin Çameryalı Arnavut, 1923’teki Türk-Yunan Mübadelesi’nde, Anadolu’ya göç etmiştir. Yunan polisi, 1941’de Çam Arnavutlarının lideri Davut Hoca’yı öldürmüştür.

İkinci Dünya Savaşı ve İtalyan işgali öncesinde, Arnavutlar Yunan Ordusu’nda amele taburunda görevlendirilmiş, İtalyan işgali esnasında, 14 yaşın üzerindeki erkekler, Midilli, Sakız ve Korint Toplama Kamplarına gönderilmişlerdir.

Yunanistan, Ortodoks Arnavutları’nı “Yunan kültürünün alt mensupları” olarak tanımlamıştır.

Yunan İç Savaşı’nda anti-komünist cepheyi oluşturan ve önce cumhuriyetçi, sonra kralcı çizgide yer alan Yunan Demokratik Milli Birliği-EDES ve başındaki General Napoleon Zervas, Arnavutlara yönelik katliam uygulamış, Çamerya’daki Arnavut kadınlar, yaşlılar ve çocuklar, Aziz Bartalemo Günü’ne denk gelen, 27 Haziran 1944 günü başlatılan Yunan saldırılarıyla, büyük bir katliama maruz bırakılmışlardır. 

İlk 24 saatte, sadece Paramiti’de, 600’den fazla insan katledilmiştir. Bu cinayetler, Mart 1945’e kadar sürmüştür. Haziran 1944-Mart 1945 tarihleri arasında bütün Çamerya’da; 2 bin 900’ü erkek, 214’ü kadın, 96’sı çocuk olmak üzere, 3 bin 242 sivil katledilmiştir. Bu sürece, tecavüz, bebek ölümleri ve maddi zarar verme yöntemleri de dahil edilmiştir.

Çamerya Katliamı, Ocak 1995’de, Lahey’de Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Örgütü Dördüncü Genel Kurulu’nda gündeme alındı. 20-26 Ocak 1995 tarihleri arasındaki genel kurulda; “Çamerya halkının yeniden yurtlarına dönmesi ve vatandaşlık haklarının geri verilmesi, Çam halkının mülklerinin iade edilme hakkının verilmesi, Uluslararası anlaşmalardan doğan haklarının tanınması, bunun için Yunanistan’ın, Çamerya Sorunu’nun tarihi gerçeklerini kabul etmesi, hak ve çözümler için ciddi adımlar atması” yönünde kararlar alınmıştır.

Atina yönetimi, üzerinden yıllar geçmesine rağmen, bu kararı görmezden geliyor. Yunanistan, katliamı kabul etmiyor, Çamerya Müslüman Arnavutlarının ana vatanlarına dönmesine de izin vermiyor. Ve yaklaşık 2,5 milyar dolar değerindeki mal varlığını da iade etmiyor. 

Yunan toplumundaki Arnavut düşmanlığı (Albanophobia) ise ilk günkü tazelediğini koruyor. Yunanistan’ın tüm baskı ve yıldırma politikalarına rağmen, 100 bin civarında Çameryalı Arnavut ve 300-400 bin civarında Arnavut göçmen, bu ülkede yaşamaya devam ediyor. Aslen Müslüman olan bu insanlar, baskı ve şantajla, Yunanca isimler almak ve kendilerini Ortodoks olarak tanıtmak mecburiyetinde bırakılıyor.

Arnavutluk Halk Meclisi, 30 Haziran 1994 günü oybirliğiyle kabul edilen bir yasa tasarısıyla; 27 Haziran’ı, “Çamerya Soykırımını Anma Günü” olarak kabul etti.

Arnavutluk’ta yaşamını sürdüren binlerce Çameryalı Arnavut, her sene Yunanistan sınırına kadar yürüyerek, ana vatanlarına bir gün mutlaka döneceklerine olan inançlarını tazeliyorlar.