Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 58 hekimin katılımıyla bakanlıkta 6,5 saat süren toplantıda sunum yaptı. Doktorların yaşadığı sıkıntıları aktaran Koca, çözüm önerilerini de anlattı.

Bakan Koca’ya göre, hekimin mesleğini icra edemediği bir noktaya doğru gidiliyor.

“BAZI ZORLUKLAR YİNE OLACAK AMA ŞEVK KIRICI, İNSANI MESLEK SEÇİMİYLE HESAPLAŞMAYA İTECEK SORUNLAR GÜNDEMDEN DÜŞECEK”

Bakan Koca, hekimlerin yaşadığı sıkıntı ve çözüm önerilerini sıralayarak şu ifadeleri kullandı:

"Farklı sağlık kurumlarında, farklı konumlar ve uzmanlık dallarında farklı bakış açılarına sahip hekimler olarak bir araya geldik. Davetimi kabul ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Bugün çoğumuzun büyük oranda mutabık kalacağımıza inandığım bir yeni realite üzerinde duracağız. Bu yeni realite açıklığa kavuştuğunda taşıyıcı unsurunu hekimlerin oluşturduğu bir yapının toplamında yasalarla güvenceye alınmış bir değişim olduğunu göreceğiz.

"BÜYÜK RESME BAKTIĞINIZDA..."

Yıldırıcı, umut kırıcı, örseleyici tecrübelere yol açan, iyi bir yere varmayacağı açıkça görülen bir mecra terk edildi. Şu an için bazılarımıza sis içinde gibi görünse de mesleğin yeni bir icra zemini oluşuyor. Bazı zorluklar yine olacak ama şevk kırıcı, insanı meslek seçimiyle hesaplaşmaya itecek sorunlar gündemden düşecek. 

Büyük resme baktığımızda devletin, hekimi için yeni bir politika geliştirdiği sonucuna sanırım kolayca varacağız. Bizim için ana başlıklarıyla; hep gündemimiz olan şiddet, malpraktis, emeklilik, mali haklar. Bu başlıklara ön planda odaklandık.

Şiddete karşı biz ne yaptık; burada ön planda şiddetle ilgili 2018 yılında temel kanunda bir değişiklik yaptık. Burada iş yerinde ifadelerin alınacağı özel ve kamu ayrımı yapmadan yine ceza artırımını burada görüyoruz.

“DOLAYISIYLA HEKİMİN MESLEĞİNİ İCRA EDEMEDİĞİ BİR NOKTAYA DOĞRU GİDİYORUZ”

Özellikle hekimliğin, mesleğin, avukatlarla sigorta şirketleri arasına sıkıştığı bir dönem yaşanıyor. Bizde de benzer yaklaşımın geliştiğini hepimiz görüyoruz. 10 yıllık zaman diliminde yaptığınız bir işlemin karşınıza her an çıkabileceği bir durumdan bahsediyoruz. Dolayısıyla hekimin mesleğini icra edemediği bir noktaya doğru gidiyoruz. Bunu Amerika çözemedi. Ne ile çözdü; dedi ki 'sigorta şirketleri var verirsiniz priminizi, sigorta şirketleri bunu öder, bunun ötesinde bir çözümümüz yok' dendi. 

“YENİ DÖNEMDE HERKESİN YAPTIĞI İŞİN KARŞILIĞINI ALABİLİR OLDUĞU BİR SİSTEM GELİŞTİRİLMELİ”

Biz emeklilik konusunda 'tek bordro' olacak dedik. İstenen de buydu. Bizim 2008 sonrası bu 14 yılda 6 bin 500 lira, 7 bin lira üzerinden prim kesilerek emekli olacaklarımız var. Bundan böyle prim sistemi dışında bütün hekim arkadaşlar, ek gösterge ile emeklilik maaşı alacaklar; profesör arkadaşların bir altında olmak üzere emekliliği sağladık. Bunun da gerçekten çok önemli bir kazanım olduğunu bilelim. Ek ödeme ve maaşlarda, biz yeni dönemde ek ödemeyi farklılaştırmak istiyoruz. Ek ödemeyi farklılaştırırken, bugüne kadar performans adıyla adlandırılan bir sistem var. Bu performansın hepimiz adaletsizliğin sembolü olduğuna inanıyor muyuz; inanıyoruz. Dolayısıyla bu performans sistemi değişiyor olmalı. Bu yeni dönemde herkesin yaptığı işin karşılığını alabilir olduğu bir sistem geliştirilmeli. Bunu hastane bazlı yaptığınızda hastaneden hastaneye farklılıklar doğuyor. Bunu il bazlı hatta Türkiye bazlı yapmalıyız.

Yönetmelik ile bir sonucu elde etmekten yanayım. Onun için de 1 Temmuz’dan itibaren başlatmayı, 1 Temmuz’dan itibaren başlananın da 15 Ağustos’ta görülmesi gerektiğini düşünüyorum."