Osman Kavala'dan AİHM hatırlatması: Bedeli daha ağır olursa...

Halen cezaevinde tutuklu bulunan Osman Kavala, Der Spiegel dergisine açıklamalarda bulundu.. Kavala, AİHM'in kendisi hakkında kararına ve kararın uygulanmamasına vurgu yaptı.

Osman Kavala'dan AİHM hatırlatması: Bedeli daha ağır olursa...

Dört yıldır tutuklu olan iş insanı Osman Kavala, Batılı büyükelçilerin kendisiyle ilgili olarak yaptığı çağrı ve yaşanan son gelişmeler hakkında Alman Der Spiegel dergisininden Şebnem Arsu'nun sorularını yanıtladı.

YAPTIRIM UYGULANABİLİR

Hükümetin kendisi hakkındaki suçlamalarını, Soros ile ilgili ortaya atılan iddiaları bir kez daha reddeden Kavala, siyasi gerekçelerle tutuklu bulunduğunu belirterek, bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararında da ortaya koyulduğunu vurguladı.

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala'nın "makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve bireysel başvurusunun makul sürede incelenmemesini" gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu belirtmişti.

AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) taraf olan tüm devletler için AİHM kararlarının bağlayıcı olmasına yönelik adım atabiliyor.

"AİHM BENİM SERBEST BIRAKILMAMI TALEP ETTİ"

BBC Türkçe'nin aktardığı söyleşide hükümetin kendisi hakkındaki suçlamalarını, Soros ile ilgili ortaya atılan iddiaları bir kez daha reddeden Kavala, siyasi gerekçelerle tutuklu bulunduğunu belirterek, bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararında da ortaya koyulduğunu vurguladı.

Büyükelçilerin açıklamasından önce Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nin ve AİHM'in cezaevinde tutulmasını eleştirdiğini hatırlatan Kavala, "Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi daha önce birkaç kez Türkiye'den Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararını uygulamasını istedi, benim serbest bırakılmamı talep etti. Avrupa hükümetlerinden ve Avrupa Parlamentosu'ndan da bu yönde açıklamalar yapıldı" dedi.

BÜYÜKELÇİLERİN AÇIKLAMASI YARARLI

Büyükelçilerin açıklamasının insan haklarının evrensel olduğunu, yalnızca bir iç mesele olmadığını göstermesi açısından faydalı olduğuna işaret eden Kavala, tutukluluk halinin devam etmesi durumunda, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye hakkında ihlal süreci başlatabileceğini hatırlattı. Kavala, şöyle devam etti: "Türkiye, büyükelçilerin açıklamasını, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin bir ihlal prosedürü başlatabileceği yönünde uyarı olarak görüp ciddiye alsaydı daha makul olurdu. Ne yazık ki bu çağrı kamuoyuna çok iyi yansımadı, ama yine de büyükelçilerin girişimi faydalı oldu, çünkü bu kapsamda insan haklarının sadece Türkiye'nin bir iç meselesi olmadığını, uluslararası ilişkilerde de bir rol oynadığını göstermiş oldu."

Krizin büyümemesinden memnunum

Osman Kavala, yaptıkları çağrı nedeniyle büyükelçilerin istenmeyen kişiler ilan edilmek istenmesini, "ben bunu aşırı duygusal bir tepki ya da iç siyasete dönük bir mesaj olarak görüyorum" sözleriyle değerlendirirken, krizin daha fazla büyümemesinden duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

YARGIYA MÜDAHALE

Büyükelçilerin açıklamasının yargıya müdahale olduğu eleştirilerine katılmayan Kavala, asıl yargıya müdahalenin, AİHM kararına rağmen bunun uygulanmaması olduğunu, siyasi gerekçelerle cezaevinde tutulduğunu söyledi.

AB, TÜRKİYE İLE DİYALOGU SÜRDÜRMELİ

Kavala, Avrupa ülkelerinin Türkiye'deki insan hakları ihlalleri nedeniyle Ankara'ya karşı daha sert tavır alması, bu kapsamda yaptırımlar uygulaması çağrılarına ise destek vermedi. "AB, Erdoğan hükümetine yaptırım uygulamalı mı?" sorusuna Kavala, "AB Türkiye ile diyaloğu sürdürmeli, bunu yaparken insan hakları ve hukuk üstünlüğünü gündeme getirmeli. Bu hemen yaptırımlara başvurmaktan daha iyi" yanıtını verdi. Der Spiegel, Osman Kavala'ya, "Erdoğan iktidarda olduğu süre içerisinde serbest bırakılacağınıza inanıyor musunuz?" sorusunu da yöneltti.

"Bir sonraki seçimlere kadar son derece ağır siyasi gerilimli bir süreçten geçileceğini düşünüyorum" diyen Kavala, şu değerlendirmeyi yaptı: "Yabancı güçlerin hükümeti devirmeye çalıştığı şeklindeki komplo teorileri bilinçli olarak devreye sokulacaktır. Bu nedenle seçimlere kadar serbest bırakılmam sadece bir temenni olabilir. Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, kasım ayı sonuna kadar serbest bırakılmamam halinde Türkiye aleyhinde ihlal prosedürü başlatacağını duyurdu. Şayet hükümet için, AİHM kararlarına uymaması nedeniyle ödeyeceği bedel, benim tutuklu kalmamın sağladığı avantajlardan daha ağır olursa, belki o zaman seçimlerden önce serbest bırakılabilirim."

Etiketler
Gezi davası Osman Kavala AİHM Cezaevi