Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her açıklamasında aşı çağrısı yapsa da aşılama oranlarındaki düşüş dikkat çekici. 14-20 Haziran haftasında ülkede 7,7 milyon doz aşı yapılmıştı, 14-20 Eylül haftasında ise yalnızca 3,1 milyon doz aşı uygulandı.

Bakan Koca, 21 Haziran’da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şöyle demişti: “14-20 Haziran arasında Türkiye, Çin ve Almanya’yı geride bırakarak aşılama hızında en yüksek performansı gösteren ülke oldu.

14 Haziran saat 00.00’dan 20 Haziran 23.59’a kadar 7 milyon 776 bin 326 doz aşı yapıldı.” Buna göre, 14-20 Haziran haftasında günde ortalama 1 milyon 110 bin 903 doz aşı yapıldı. Bugün ise bu sayısı 450 binlere kadar inmiş durumda.

Veri analisti Özkan Soytürk’ün paylaştığı verilere göre, 14-20 Eylül haftasında ülkede toplamda 3 milyon 179 bin 654 doz aşı yapıldı. Bu sayı, söz konusu haftada günde ortalama 454 bin 236 doz aşı yapıldığını gösteriyor. Bu verilere göre günlük aşılama sayısı üç ayda yüzde 59 oranında azaldı.

TAM AŞILI ORANI DÜŞÜK

Aşılanma oranları da durumun vahametini gözler önüne seriyor. Ülkede iki doz aşı olanların toplam nüfusa oranı 23 Eylül itibarıyla yalnızca yüzde 51,4. Bu orana, iki doz Sinovac aşısı olan ancak henüz üçüncü hatırlatma dozunu olmayan yurttaşlar da dahil. İki doz Sinovac aşısı olanların ‘tam aşılı’ sayılmadığı da hesaba katıldığında, tam aşılı yurttaşların oranının daha da düşük olduğu ortaya çıkıyor.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Sinan Adıyaman da bu duruma dikkat çekiyor: “Yüzde 51,4 çift doz aşılı olanların bir kısmı çift doz Sinovac aşısı olmuş kişiler. İki çift doz Sinovac’ın bir süre sonra koruyucu özelliğinin azaldığı biliniyor. Dolayısıyla bu kişilerin bir kısmı yeteri kadar bağışıklık sağlayamamış durumda.”

AŞI TEREDDÜDÜ YAYGIN

Prof. Dr. Adıyaman, ülkede tüm sahalarda, aile sağlığı merkezlerinde aile hekimlerinin, gelen herkese canla başla aşı yaptığına dikkat çekiyor. Peki, o zaman aşılama sayıları neden düşüyor? Adıyaman’a göre bu düşüşün nedeni aşı tereddüdünün çok yaygın olması. Sağlık Bakanlığı’nın bu tereddüdü ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmadığını da vurgulayan Adıyaman, “Bakanlık bilgi kirliliğine müdahale etmiyor, aksine aşı karşıtı mitinglere izin veriyor” diyor.

Adıyaman, aşılama konusunda acilen atılması gereken adımları ise şöyle sıralıyor: “Sağlık Bakanlığı, meslek örgütleri, sendikalar ve özellikle de yerel yönetimlerle işbirliği yapmalı. Bu işin siyaseti olmaz. Büyük şehirlerde, kendilerine ait olmayan belediyelerle işbirliği yapmaktan imtina ediyorlar. Sağlık konusunda bunun olmaması gerekiyor. Aksine yerel yönetimlerin stantlar açarak her yerde aşılama yapmasına izin verilmeli. Ayrıca aşı tereddüdü yaratacak her türlü açıklama hakkında soruşturma açılmalı.”

İPİN UCUNU KAÇIRDIK

Artık toplumsal bağışıklığın sağlanmasının güç olduğunu da söyleyen Adıyaman, “Delta varyantından sonra toplumsal bağışıklık için toplumun yüzde 80’inin aşılanması gerektiğini söylüyorduk. Artık toplumsal bağışıklık söz konusu değil. İpin ucunu kaçırdık” diye konuşuyor. Medyaya yansıyan haberlere göre, İsrail’de artık aşı olmayan öğretmenlere maaş verilmeyeceğine de dikkat çeken Adıyaman, “Aşı zorunluluğunun bir şekilde getirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İÇİN BU HAFTA KRİTİK

Ankara Şehir Hastanesi Acil Servis Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Hakan Oğuztürk, ekim ayının ilk haftasında üniversitelerin açılacak olmasının, vaka sayılarının artması açısından risk oluşturduğunu söyledi. Oğuztürk, “Özellikle bu hafta yükseköğretimde öğrenim görecek kişilerin ikinci doz aşılarını bitirmeleri gerekiyor ki okula başladıkları zaman hastalanma riski sıfıra yakın olsun. Aşının 14 gün içinde etkisini sağladığını düşünürsek öğrencilerin bu haftayı iyi değerlendirmesi gerek” dedi. (DHA)