GERÇEK GÜNDEM - SERHAT YILMAZ / Türkiye günlerdir üniversitelilerin yaşadığı barınma sorununa dikkat çekmek için park nöbetine başlayan öğrencileri konuşuyor.

Parklarda baskı ve olumsuz hava koşullarına rağmen nöbetlerini sürdüren 'barınamayan' öğrenciler, kendilerini 'Barınamayanlar Hareketi' olarak adlandırıyor.

Öğrenciler, kendilerini ve içinde bulundukları durumu ise şöyle ifade ediyor:

''Bizler yurtlarda, evlerde, apartlarda kötü koşullarda inanılmaz fiyatlar ödeyerek barınmaya çalışan milyonlarca genciz. Pandemi gerekçesiyle uzun süredir kapalı tutulan okullarımız yakın zamanda açılmaya başlayacak.

Süren bir krizin üzerine denk gelen yaklaşık 2 yıllık bu pandemi dönemi bir çok şeyi çığrından çıkarttı. Özellike öğrencilerin barındığı yurtlar, apartlar ve evler neredeyse her gün zamlanıyor. Öğrenciler için kiralanacak yerlerin kalitesi her geçen gün kötüleşiyor.

Devlet yurtlarında 6 kişilik odalara istenen ücretler KYK burs ve kredilerinin üzerine çıkıyor. Özel yurtlarda sıkış tepiş kalabilmemiz için bir asgari ücret ödememiz bekleniyor. Hali hazırda kiraları tavan yapmış evler ya öğrencilere kiralanmıyor ya kiralandığında daha fazla kira talep ediliyor.''

3 KENTTE DAHA HAREKETE GEÇECEKLER

Şimdilik İstanbul, İzmir, Ankara ve Kocaeli'nde bulunan hareket, diğer kentlerdeki öğrencilere de ulaşmak istiyor. Şimdiden farklı kentteki öğrenciler, kendilerine ulaşmış durumda. Afyon, Antalya ve Gaziantep'teki öğrencilerin de önümüzdeki günlerde harekete geçmesi bekleniyor.

8 SAATLİK NÖBET

Barınamayan öğrencilerin nöbeti 8 saat sürüyor.

Akşam saat 21'de başlatılan nöbet, sabah 5'te sona eriyor.

YAĞMUR ALTINDA DA DEVAM ETTİLER

Barınamayanlar Hareketi, eylemlerinin 4. gününde Beşiktaş Sporcular Parkı'ndaydı.

Öğrenciler, nöbetlerini yağmur altında yaptıkları basın açıklamasıyla başlattı.

Öğrencilere destek veren siyasetçiler ve yurttaşlar da nöbette yerlerini aldı.

''İKTİDAR OLMANIZA GEREK YOK''

Kimi kentlerde valilik ve belediyelerin barınma sorunun çözümüne ilişkin attığı adımlar henüz İstanbul'da atılmamış.

Öğrenciler, önceki gün kendilerine destek vermek için gelen CHP'li ve HDP'li milletvekillerine belediyelerin ellerindeki kaynakların öğrencilerin kullanımına açılabileceğini, sorunun çözümüne katkı koymak için iktidarda olmalarına gerek olmadığını ifade etmiş.

Ayrıca kendilerine destek veren milletvekillerine TBMM'nin atıl durumda olan konukevleri varsa onların önünde yatmayı da önermişler.

''NEO-LİBERAL POLİTİKALARIN SONUCU''

İstanbul Üniversitesi öğrencisi Mert, sorunun bugün karşılarına çıktığını ancak zaten öğrencilerin uzun yıllardır barınma sorunu yaşadıklarını söylüyor.

Üniversite öğrencilerinin eskiden kamu kaynaklarını kullanarak okuduğunu bu nedenle halka karşı sorumluluk hissettiklerini belirten Mert, 90'lı yıllardan bu yana uygulanan neo-liberal politikaların sonuçları ile karşılaşıldığını belirtiyor.

''PANDEMİNİN FATURASI ÖĞRENCİLERE KESİLMEK İSTENİYOR''

Mert, son dönemde artan öğrenci eylemlerini de neo-liberal politikaların yansıması olarak değerlendirirken, bugüne gelen süreci şöyle özetliyor:

''Barınma sorunu, yıllardır geliyorum diyen birşeydi. Ama bu sene iki yıllık pandeminin faturası kime kesildi? Soru bu. Öğrencilere kesilebilir iktidar tarafından. Biz de diyoruz ki kestirmeyiz. Kamuoyuda kestirmeyiz derse farklı bir politika ortaya çıkabilir. ''

''GENÇLER ARASINDA HOMURDANMA VAR''

Öğrenciler, yaptıkları nöbet eyleminin sadece bir protesto gösterisi olmadığını, milyonlarca genci ilgilendiren bir sorun olduğu için toplumdan karşılık alabildiklerini düşünüyor.

Genç işsizlik, genç borçluluk ve şimdi de barınma problemi ile gençler arasında homurdanmaların olduğunu belirten öğrenciler, eylemlerini yurt çapında bir harekete dönüştürmek istiyor.

Bir örgütsel formları olmadığını belirten öğrenciler, kendileri ile dayanışmak isteyen dernek ve siyasetçilere de parklarda yatmalarını öneriyor.

''BAŞLARKEN KÜÇÜK BİR GRUPTUK''

Nöbet eylemine katılan öğrencilerden biri eyleme geçme süreçlerini şöyle anlatıyor:

''Biz İstanbul'da başlarken küçük bir gruptuk. Gençliğin sorunları ile önceden beri ilgilenen arkadaşlarımız var. Sonra bir araya gelerek eyleme başlamaya karar verdik.

İlk gün Kadıköy'de başlama kararımız netti. Ama Yeldeğirmeni'nde polis ablukası çok büyüktü. Biz 4 gündür şunu gösterdiğimizi düşünüyoruz: Bu eylem yapılabilir, bize yatacak yer vermiyorlarsa biz bu ülkenin parklarında yatabiliriz. Hem buna cüret edebiliriz hem buna hakkımız var hem de başka bir çaremiz yok.''

KADIN ÖĞRENCİLERİN KALDIĞI APARTLAR DAHA PAHALI''

Nöbet sırasında konuştuğumuz bir üniversite öğrencisi, kadın öğrencilerin kaldığı apartların erkek öğrencilere göre daha pahalı olduğunu, bunun nedeninin ise ailelere yapılan muhbirlik payı olduğunu söylüyor ve durumu şöyle anlatıyor:

''Kadın öğrencilerin kaçta girdiğini, kaçta çıktığını mesaj yoluyla ailelerine bildiriyorlar. Aileler de bu yüzden pahalı olmasına rağmen apartları tercih ediyor. Yoksa şunun bir açıklaması olabilir mi: 3+1 bir evin her odasına üçer dörder yatak atıp, yatak başına 1200 lira istiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan da KYK yurtları için aynı şeyi istiyor."

HALAY DA ÇEKİYORLAR, TÜRKÜ DE SÖYLÜYORLAR

Öğrenciler 8 saat süren nöbetlerinde halay çekiyor, bol bol sohbet ediyor, türkü de söylüyor.

Özellikle öğrencilere destek veren yurttaşlar yiyecek ve çay ihtiyacını karşılıyor.

Sporcular Parkı'nda Beşiktaş Belediyesi'ne ait büfe de nöbete sabah kadar açık kalarak destek veriyor.

UYUMAYANLAR DA OYUN OYNUYOR

Havanın soğuk ve yağışlı olması nedeniyle uyumak da zorlaşıyor.

Uyumayan öğrenciler ise nöbetlerini oyun oynayarak tamamlıyor.

NÖBETLER SÜRECEK

Öğrenciler, hava koşullarına ve iktidarın baskısına rağmen nöbetlerini sürdürmekte kararlı.

İktidar, üniversitelilerin barınma sorununu çözmeye yönelik adımlar atana kadar Türkiye'nin birçok noktasında öğrencilerin nöbetleri devam edecek.