SES Merkez Yönetim Kurulu, “5 dakika muayene zamanı ile 90. hasta olmak ister misiniz?” başlıklı yazılı bir açıklama yaparak, son günlerde hekimlere günde 90’dan fazla hasta bakmaları yönünde baskılar yapıldığını duyurdu.

Bu baskı altında birçok hekimin ülkeden ayrıldığını/ayrılmaya çalıştığını ya da mesleği bıraktığı belirtilen açıklamada, hastaların da bu durumdan etkilendiği vurgulandı. Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Bu sistemin sorumlusu biz sağlık emekçileri değiliz. Tepkinizi bize değil sisteme göstermelisiniz” denildi.

SES açıklaması şöyle:

“Evet, bu başlıktaki soruyu en başta Türkiye’yi yöneten siyasilere, Sağlık Bakanına ve Bürokratlara soruyoruz? Siz gerçekten ‘normal bir vatandaş’ gibi MHRS sisteminden zorla ve günler sonrasına randevu alıp 80 ya da 90. hasta olarak muayeneye gidip, sadece 5 dakika içinde hekiminizin derdinizi anlayıp derman olacağına inanıyor musunuz? Bu durumda sağlıklı bir muayene yapılabileceğine inanıyor musunuz?

Son günlerde şube/temsilciliklerimizden hekimlere MHRS randevularının 5 dakikada bir açılmasına ve günde 90’dan fazla hasta bakmalarına yönelik baskılar yapıldığı yönünde bilgiler gelmektedir. Sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin önerilerini dinlemeyen, kolektif çalışmayan Sağlık Bakanlığı yaptığı uygulamalar ile işkolu emekçilerini canından bezdirmeye devam etmektedir. Her gün sağlık emekçilerinin yurtdışına gittiğinin ya da gitmeye çalıştığının, kamudan istifa edip özele geçtiğinin, hatta bazılarının daha mecburi hizmetlerini dahi tamamlamadan memuriyetten istifa ettiğinin ve mesleklerinin dışında alanlarda çalıştıklarının haberlerini duymaktayız. Bu uygulamalarla mevcut durum maalesef daha da kötüleşecektir.

Soruyoruz; bir kişiye ayrılan 5 dakikalık muayene zamanında kayıt mı yapılacak, anamnez mi alınacak, fiziki muayene mi? İhtiyaç halinde istenecek tetkikler bilgisayara mı işlenecek? Yoksa yönlendirme mi yapılacak?

Sağlık sisteminin geldiği boyutta hekimler dahi mesleğine yabancılaşmış durumdadır. Mesleki bilgilerini uygulayarak, layıkıyla anamnez alarak ve fiziki muayene yaparak gereksiz tahlil ve tetkik istenmesini ekarte etmek yerine anamnez dahi alamadığından daha fazla tetkik istemek zorunda kalmaktadırlar. Hekimler mesleki tecrübe ve birikimi kullanmaktan yoksun bırakılmakta, birer otomasyon elemanına dönüştürülmektedir. Hal böyle olunca hastalar da herhangi bir parçası arıza vermiş makinelere dönüşmektedir. Hem hekim hem de hasta için zararlı olan bu durum iyi hekimlik uygulamalarının önündeki en büyük engeldir. Muayeneye gelen hastaya yeterli vakit ayıramamanın sonuçları gereksiz tetkiklerin, hasta sağlığı için olumsuzluk yaratabilecek radyolojik görüntülemelerin artması, ülke ekonomisine olan yükün devasa boyutlara çıkması, kimi zaman da doğru tanı ve tedavinin uygulanmasında gecikmedir. Bununla birlikte muayeneye yeterli vakit ayrılmadığı için şikayetlerini, derdini tam anlatamayan, kendilerine iyi bakılmadığını düşünen insanlar sağlık emekçilerine yönelik şiddeti de meşru görmekte, sağlıkta şiddet giderek artmaktadır.

İş yükü artan hekimler ve sağlık emekçilerinden iyi bir tanı ve tedavi beklenmesi akıl dışıdır. Bu nedenle hastalar hastane hastane, doktor doktor gezmek zorunda kalmaktadır. Hastalar bu durumdan kaynaklı psikolojik sorunlar da yaşamakta, her seferinde ödediği katkı-katılım payları ve ilave ücretler ile daha da yoksullaşmaktadır.

Buradan halkımıza şunu söylemek isteriz; bu sitemin sorumlusu biz sağlık emekçileri değiliz. Tepkinizi bize değil sisteme göstermelisiniz. Bizler kendi çalışma koşullarımızın insani olması mücadelesi verirken aynı zamanda halkın sağlık hakkını savunuyor ve mücadelesini veriyoruz. Bu mücadelede bizlere destek olun.

Sağlık Bakanlığı’na bir kez daha sesleniyoruz! Sağlık emekçilerinin sesini duyun. Taleplerini göz ardı etmeyin. Halkımıza daha nitelikli bir sağlık hizmeti için hizmet üretiminden sunulmasına kadar bütün planlanama ve karar alma mekanizmalarına sağlık emekçilerini örgütleri aracılığıyla dahil edin. Bilim dışı ve insani olmayan uygulamalardan vazgeçin.”

(ANKA)